9

"Ey îman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın; hani sizin üzerinize ordular gelmişti de, biz de, onların üzerine kasırga ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Zaten Allah, sizin yapmakta olduklarınızı tamamıyla görmektedir."

A- "Ey îman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın; hani sizin üzerinize ordular gelmişti de, biz de, onların üzerine kasırga ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik."

Bu ordulardan murat, ahzâb'tır (hizipler, topluluklardır) ki, bunlar, Kureyş, Gatafan ve Kurayza ile Nadîr yalıud ilerinden oluşuyordu. Sayıları da on iki bin civarında idi.

Resûlüllah, bu orduların kendilerine doğru hareketini duyunca, Selmarı el-Fârisî'nin tavsiyesiyle Medine etrafında hendek kazdırdı. Sonra müslümanlardan üç bin askerle Medine'nin dışına çıktı; askerî karargâhım da hendeğin gerisinde, hendeği kendileri ile düşman arasında bırakacak şekilde kurdu ve çocuklar ile kadınların da Medine kalelerine sığınmalarını emretti. Bu arada kimi insanları şiddetli bir korku sardı; bazı mü’minler de, her türlü zanlarda bulundular ve münafıklar arasında da nifak su yüzüne, çıktı. Öyle ki, Muattib b. Kuşeyr dedi ki: "Muhammed, Kisra (İran hükümdarı) ve Kayserin (Roma imparatorunun) hazinelerini bize vaat ediyordu; Halbuki biz tuvalete bile gidemiyoruz."

Ve karşi karşıya duran iki taraf üzerinden bir aya yakın bir zaman geçtiği halde aralarında daha savaş başlamadı. Yalnız, aralarında Amr b. Abdivüdd, İkrime b. Ebi Cehil, Hübeyre b. Ebi Vehb, Nevfel b. Abdullah, Dırar b. El-Hattâb ve Beni Muharibin kardeşi Mirdasin da bulunduğu Kureyş'in bazı atlı bahadırları, atlarına binip hendeğin dar bir yerine yöneldiler ve adarını koşturup oradan atlamayı basardılar; sonra da atlarıyla hendek de sel' denilen tepe arasında kalan tuzlak sahada dolaşmaya başladdar. Bunun üzerine Hazret-i Ali, müslümanlardan bir grupla derleyip onların geçtiği geçidi tuttu. Bunun üzerine o atlılar, onlara yöneldiler. Bu atlılardan amr b. Abdivüdd, kim olduğu bilinsin diye bir işaret takmıştı. Hazret-i Ali, ona dedi ki: "Ey Amr! Ben seni Allah'a, Resulüne ve İslam'a davet ediyorum!" Amr: "Benim ona ihtiyacım yoktur!" dedi. Hazret-i Ali: "Ben seni düelloya davet ediyorum!" dedi. Amr: "Ey kardeşimin oğlu (yeğenim)! Vallahi, ben seni öldürmek istemiyorum!" dedi. Hazret-i Ali: "Ama Vallahi, ben, sen öldürmek istiyorum!" dedi. İşte o zaman Amr, öfkelendi. Amir, gayretli ve kahramanlığıyla meşhur bir kimse idi. Amr, atından indi ve atını boğazladı. Yahut kılıcıyla atının yüzüne vurdu. Sonra Hazret-i Ali'ye yöneldi, iste o zaman ikisi birbirine hamle yaparak dönmeye başladılar. Sonunda Hazret-i Ali, ona ağır bir darbe indirip işini bitirdi. Hazret-i Ali, onu öldürünce, onun beraberindeki atlılar, hezimete uğrayıp kaçmaya başladılar ve gerisin geriye hendekten karşı tarafa atladılar. Ve Amr ile beraber Münebbih b. Osman b. Abdiddar ve Nevfel b. Abdullah b. El-Muğîre el-Mahzûmî adlarında iki adamları daha öldürüldü. Bunları da Hazret-i Ali öldürdü.

Deniliyor ki, taraflar arasında yalnız ok ve taş atışmaları oldu ve nihayet Allah, yardımını indirdi; onların üzerine kasırga ve göremedikleri ordular, yani melekler gönderdi. Gönderilen meleklerin sayısı bin idi. Allah, bir kış gecesinde soğuk bir saba rüzgârı onların üzerine gönderdi; bu rüzgâr, onları dondurdu ve toz-toprağı yüzlerine savurdu. Ve Allah, meleklere de emir verdi; onlar da, çadırlarının kazıklarını söktüler; çadır iplerini kopardılar; ateşlerini söndürdüler; yemek çömleklerini devirdiler; atlar birbirlerine girdi; kalplerine büyük bir korku girdi ve melekler, onların ordugâhı etrafında tekbir getirmeye başladılar. O zaman Tuleyha b. Huveylid el-Esedî dedi ki: "Muhammed var ya, o size önce sihir yapmaya başlamıştır. Artık bundan kurtulmaya bakalım!" Böylece düşman orduları, savaşmadan hezimete uğradılar.

B- "Zaten Allah, sizin yapmakta olduklarınızı tamamıyla görmektedir."

Yani Allah, sizin hendek kazmanızı ve savaş hazırlıklarını yaptığınızı tamamıyla görmektedir. Yahut sizin, O'na sığındığınızı ve sizin O'nun lûtfunû umduğunuzu hakkıyla görmektedir. İşte bundan dolayı (zahirî tedbirleri aldığınızdan dolayı) sizi düşmanlarınıza karşı muzaffer kıldı.

9 ﴿