14"Siz o taptıklarınızı çağırırsanız, sizin, çağırmanızı işitmezler. Faraza iştseler bile, size cevap veremezler. Kıyamet günü ise, sizin ortak koşmanızı inkâr edeceklerdir. Ey Resûlüm! Bu hakikati, her şeyden haberdar olan Allah gibi sana hiç kimse haber veremez." A- Siz o taptıklarınızı çağırırsanız, sizin çağırmanızı işitmezler. Faraza iştseler bile, size cevap veremezler, Bu âyet, makablinin mefhûmu için bir izah gibi olup putlara tapanların zavalk hallerinin pek açık olduğunu ve taptıklarının, işitmeleri mümkün olmayan, cansızlar olduklarını açıklamaktadır. Yani ey müşrikler! Siz, o taptıklarınızı çağırıp onlara yalvarırsanız, onlar sizin seslerinizi işitmezler. Farz ve takdir edelim ki, işitseler bile, size cevap veremezler. Çünkü onlar, bütün fiillerden tamamen âcizdirler. Yoksa kimilefinin dediği gibi, onların, sizden ve sizin çağırmanızdan beri olduklarını gösterdikleri için değil. Çünkü böyle bir hal, dünyada onlar hakkinda tasavvur olunamaz. B- "Kıyamet günü ise, sizin ortak koşmanızı inkâr edeceklerdir. Yani sizin dünyada taptığınız bu putlar, kıyamet günü, sizin, onları ortak koştuğunuzu ve onlara taptığınızı: "Siz, bize tapmıyordunuz" (Yûnus: 28) sözleriyle inkâr edeceklerdir. C- "Ey Resûlüm! Bu hakikati, her şeyden haberdar olan Allah gibi sana hiç kimse haber veremez. Yani ey Resûlüm! Bu hakikatleri sana haber veren Allah gibi hiç kimse onları sana haber veremez; çünkü her şeyin hakikatini bilen yegâne Allah'tır; diğer haber verenler ise eşyanın hakikatlerini bilemezler. Bu cümleden murat, onların ilâhlarının hali ile ilgili olarak ve onların bu ilâhlar hakkında iddia ettiklerinin gerçek dışı olduğu konusunda Allah'ın haber verdiği hususların tahkikidir. |
﴾ 14 ﴿