29"Şüphe yok ki, Allah'ın kitabını okuyup uyanlar, namazı da gereğince kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızktan Allah yolunda gizli ve açık harcayanlar, hiç tükenmeyecek bir kazanç umabilirler." Yani Kur’ân'ı devamlı okuyup emirlerine sürekli uyduklarından dolayi bu vasıfların, alamet ve adres olduğu kimseler... Burada Allah'ın kitabından murat. Kur’ân'dır. Diğer bir görüşe göre ise, bütün semavî kitaplardır. Bu görüşe göre, bundan önce, ilâhî kitapları yalanlayan eski ümmetlerin halleri anlatıldıktan sonra bu kelâm da, o kitapları tasdik edenler için övgü olur. Ancak bu görüş, isabetli değildir, çünkü burada amaç, İslam dinini ve kendisinden önceki semavî kitapları nesih eden Kur’ân'ıle amel etmeyi teşvik etmektir. Eski semavî kitapların, nesihten önce hak olduklarına değinmek ve onların da zikredilen büyük faydaları sağladıklarını zikretmek, onları okumayı ve onlarla amel etmeye yönelmeyi teşvik etmek sonucunu doğurur. Bu tilaveti (okumayı), eski semavî kitapların nesih edilmemiş kısımlarına tahsis etmek de, kesinlikle geçersizdir. Zira meşru olarak kalan da, ancak onların hükümleridir. Fakat bu bile, onların hükümleri olduğu için değil, Kur’ân'ın hükmü olması lıasebiyledir. Eski semavî kitapların metinlerini okumak ise, meşru olmaktan ve sevap gerektirmekten tamamen uzaktır. Burada gizli ve açık harcamadan murat, belli bir harcama şekli gözetmeden rasgele harcamadır. Diğer bir görüşe göre ise, gizli harcama, sünnet olan harcamalar içindir; açık harcama da farz olan harcamalar içindir. Bu kazancın tükenmez olduğunun belirtilmiş olması, bu ticaretin, bazen kazanç, bazen de zararla sonuçlanan diğer ticaretler gibi olmadığını bildirmek içindir. Zira bu ticaret, fani olan bir şey karşılığında baki olan bir saadeti satın almaktır. Bu ticareti gerçekleştirenlerin, bu kârlı sonucu Allah'tan umabileceklerini haber vermek, onların umduklarının kesin olarak hâsıl olacağını vaat etmek anlamındadır. |
﴾ 29 ﴿