7

"Yemin olsun ki, onların çoğuna hüküm sabit olmuştur. Artık onlar îman etmezler."

A- "Yemin olsun ki, onların çoğuna hüküm sabit olmuştur."

Yani vallahi, onların çoğuna hüküm sübut ve tahakkuk etmiştir. Fakat bu tahakkuk, onların tarafından, bunu gerektiren bir şey olmaksızın, cebir yoluyla değil, fakat onların küfür ve inkârda ihtiyarî ısrarları, öğüt ve uyarıdan hiç etkilenmemeleri, azgınlık ve taşkınlığa tamamen batmaları ve şeytanin yoluna tamamen girip hiçbir şeyin, kendilerini bu yoldan çevirmeyecek hale gelmeleri sebebiyle, bu hüküm sabit olmuştur. Nasıl buna hayır! Denilebilir ki, burada hükmün sabit olmasından murat, İblisin: "Senin mutlak kudretine yemin olsun ki, onlardan ihlasa erdirilmiş kullarından başka, hepsini mutlaka azdıracağım." (Sâd: 82, 83)

Demesine karşılık Allah'ın: "Mutlaka sen ve sana uyanların hepsiyle Cehennemi dolduracağım!" (Sâd: 85) Duyurmasıdır. Nitekim "yemin olsun ki, hem cinlerden, hem de insanlardan bir kısmıyla Cehennemi dolduracağım." (Secde: 13) âyetinden kast edilen mânâ da budur. Nitekim gördüğün gibi, mezkûr Sâd: 85. Âyetinde, Cehenneme ithal etme hükmü, İblis’e uyanlara verilmiştir. Bu da, Cehenneme sokulmalarının sebebinin, İblis’e uymak olduğunu kesin olarak ifâde etmektedir. Bu âyette (Yâsîn: 7), onların çoğu olarak ifâde edilen kimselere bu hükmün sabit olması, ebedî olarak İblisin peşinden gitmekte ısrar edenlerden oldukları içindir.

B- "Artık onlar îman etmezler."

Mezkûr hükmün sübut ve tahakkuk etmesinin temel sebebinin, ölüme değin küfürde ısrar etmeleri olduğu anlaşıldığına göre, bu cümle hakikatte, hükmün sübutundan değil, onlarin ebedî olarak şeytanın peşinden ayrılmamalarından kaynaklanmaktadır.

7 ﴿