9"Onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çektik de, kendilerini sardık. Onlar artık göremezler." Bu kelâm, ya mezkûr temsilin devamı ve ikmalidir; hem de nasıl bir ikmal!.. Yani biz, zikredilenlerden, onların önlerinde de, arkalarında da bir set çektik de, onunla onların gözlerini kapadık. İşte onlar bundan dolayı artık hiçbir şeyi göremezler. Yahut bu kelâm, ayrı bir temsildir. Zira zikredildiği gibi, onların iki set arasında, hiçbir şeyi göremeyecek kadar gözleri kapatılmış olarak, korkunç bir şekilde mahsur kalmaları, onların hallerinin perişanlığını, azginlık ve cehalet çukurunda mahpus olduklarım ve delil ile âyetleri görmekten mahrum bulunduklarını göstermeye kâfidir. Bir görüşe göre, mezkûr iki âyet, Mahzûm oğulları hakkında nazil olmuştur. Şöyle ki: Ebû Cehil, Resûlüllah'ın namaz kıldığını görünce kafasını kıracağına yemin etmiş ve bir gün Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), namaz kılarken Ebû Cehil, eline aldığı bir taş ile Peygamberimizin kafasına vurmak için yanına yaklaşmış; nihayet taşı atmak üzere elini kaldırınca, eli kendi boynuna dolanmış ve taş da eline yapışıp kalmış; sonra güçlükle o taşı elinden koparabilmişler. Sonra Ebû Cehil, kavminin yanına dönmüş ve olanları onlara anlatmış. Bunun üzerine Mahzûm oğullarından diğer bir şahıs: "Ben bu taşla onu öldüreceğim" demiş ve bu şahıs kalkıp gidince, Allah, onun da gözlerini kör etmişti. |
﴾ 9 ﴿