61

"Ey âdem oğulları! "Şeytana ibadet etmeyin (tapmayın); çünkü o, sizin apaçık bir düşmanınızdır. Bana ibadet edin. Dosdoğru yol budur!" diye size emir vermedim mi?"

Bu kelâm da, daha önce geçen ayrılına emri ile bundan sonra gelecek Cehenneme girmeleri emri arasında, Cehennem ehline kınama, ilzam ve susturmak olarak söylenecek olanlara dâhildir.

Allah'ın bu emirlerinden murat, "ve şeytanın peşine düşmeyin; çünkü şeytan sizin için apaçık bir düşmandır." (Bakara: 168, 208; En'ânı: 142), "ey âdem oğulları! Şeytan, ana-babanizı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak Cennetten çıkardığı gibi sizi de aklatmasın..." (A'raf: 27) âyetleri ile bu konuda vârid olan diğer âyetlerdir.

Diğer bir görüşe göre ise, bu emir, insanların ruhları, Hazret-i Âdem'in belinden çıkarılıp kendi nefislerine şahit tutularak onlardan alınan sözdür.

Bir diğer görüşe göre ise, insanlar için yaratılmış olan ve Allah'ın ibadetini emredip başkasına tapmayı men' eden akli ve sözlü kesin delillerdir.

Şeytana ibadet etmekten murat, insanlara vesvese verdiği ve cazip gösterdiği şeylerde ona itaat etmektir. Buna ibadet denilmesi, ondan ziyadesiyle sakındırıp nefret ettirmek için ve bir de Allah'a ibadet karşılığmda vaki olduğu içindir.

Burada yasak (şeytana tapmamak), emre (Allaha ibadet etmek) takdim edilmiş, çünkü boşaltıp temizlemek, süslemeden önce yapılmaktadır. Bir de, "dosdoğru yol budur" cümlesi ile bu emir arasında bağlantı sağlanması içindir. Çünkü bu cümledeki "bu" işareti, Allah'a ibadeti göstermektedir ki, o da, tevhit ve İslam'dan ibarettir. Nitekim "işte bana varan dosdoğru yol budur." (Hîcr: 41) ve: "Ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üstüne oturacağım." (A'raf: 16) âyetlerindeki dosdoğru yoldan da murat olan budur.

61 ﴿