71

"Görmediler mi ki, biz, kudret ellerimizin yaptığı şeylerden onlara davarlar yarattık. Böylece onlar bunlara mâlik olmuşlardır."

Yani onlar, tefekkür etmediler mi, düşünmediler mi ve bizzat müşahede etmek gibi anlamadılar mı ki, biz, onların faydalanmaları için bizzat kudret ellerimizin var ettiği şeylerden davarlar yarattık. Böylece onlar, bu davarlara sahip olmuşlardır ve onları kullanmaktadırlar; bu hayvanların faydaları onlara mahsus kılınmıştır; başkaları bunlara müdahale etmemektedir.

Yahut onlar, bizim, kendilerine verdiğimiz kudret ve imkân ile ve o hayvanları emirlerine teshir etmekle, bu hayvanları zaptetmeye ve kullanmaya muktedir bulunuyorlar. Nitekim bir şâir de diyor ki:

"Asbahtü lâ emlikü's silaha ve lâ emlikü re'se'l beîri in neferâ / benden kaçarlarsa (Allah, müsahhar kılmasa), ne silah taşıyabilirim; ne de devenin başını zaptedebilirim."

Ancak birinci görüş, daha zahirdir; çünkü ona göre bundan sonraki cümlede zikredilen nimet, kendi başına ayrı bir nimet olur ve makablinin devamı olmaz.

71 ﴿