76"Ey Resûlüm! Onların sözü artık seni üzmesin! Çünkü şüphesiz biz, onların gizlemekte olduklarını da, açığa vurdukların da biliyoruz." A- "Ey Resûlüm! Onların sözü artık seni üzmesin!" Bu olumsuz emir, zahire göre onların sözüne yönelik ise de, hakikatte Resûlüllah'a yönelik olup kinaye yoluyla Resûlüllah'ın, üzülmemesini en beliğ ve kuvvetli şekilde ifâde etmektedir. Zira bir şeyin sebeplerini ve unsurlarını nehy etmek, onun delilî olarak nehyetmek ve sebeplerini iptal etmek demektir. B- "Çünkü şüphesiz biz, onların gizlemekte olduklarım da, açığa vurdukların da biliyoruz." Bundan önce mezkûr olumsuz emrin illeti zımnî olarak anlatıldıktan sonra burada da illeti sarih olarak anlatılmaktadır. Zira Allah'ın, gizli ve açığı bilmesi, kesin olarak mükafat ve cezayı gerektirmektedir. Yani biz, onların, gizli olsun, açık olsun, bütün cinayetlerinin cezalarını vereceğiz; bizim ilmimizden en ufak bir şey, gizli kalmaz. Bu kelâm, Peygamberimizi fazlasıyla fes elk etmektedir. Âyette gizlinin, açıktan önce zikredilmesi, ya Allah'ın ilminin, her şeye şamil olduğunu kuvvetlice ifâde etmek içindir. Sanki Allah'ın, onların gizlediklerini bilmesi, açığa vurduklarını bilmesinden önce gelmektedir. Halbuki hakikatte Allah'ın ilmine göre ikisi de birdir. Çünkü Allah'ın, her şeyi bilmesi, onların suretlerinin hâsıl olması yoluyla değil; fakat her şeyin, kendi nefsinde var olması, Allah'a göre onun bilinmesidir. Bu mânâda ise, açık ve gizli eşya arasında hiçbir fark kalmaz. Yahut gizlinin açığa takdimi, gizlinin mertebesinin, açık mertebesinden önce olduğu içindir. Zira ne kadar gizli varsa, ya kendisi, yahut ilk unsurları, ondan önce kalpte gizlidir. Bu itibarla ilâhî ilmin, onun ilk haline taallûku, hakikatte ikinci haline taallûkundan önce olmaktadır. |
﴾ 76 ﴿