78"Yaratılışını unuttu da, bize misal getirmeğe kalkıştı. Ve: "Çürümüş kemikleri kim diriltecek?" dedi." A- "Yaratılışını unuttu da, bize misal getirmeğe kalkıştı." Yani o kâfir, bizim, onu mezkûr şekilde yarattığımızı - ki, bu, onun getirdiği misalin bâtıl olduğuna açıkça delâlet etmektedir- unuttu da, bizim şânımız hakkında öyle garip bir misal getirdi ki, garabet ve akıldan uzak olmak bakımından masal gibi bir şeydir. O da, bizim, kemikleri diriltmemizi inkâr etmesidir. Yahut kendi iddiasına göre garip bir misâl getirdi: onu imkânsız gördü; onu masal kabilinden saydı ve onu pek şiddetli bir şekilde inkâr etti. Bu da, bizim, onu diriltmemizdir. Ve o, bizim için yaratılmışlardan misâl getirdi; bizim kudretimizi onların kudretine kıyasladı ve hepsini reddetti. B- "Ve: "Çürümüş kemikleri kim diriltecek?" dedi." Yani çürümüş kemiklerin diriltilme sini şiddetle ve kesinlikle inkâr ederek böyle dedi. Yani kemikler, bu kadar çürümüş ve hayattan son derece uzaklaşmış iken, bunları kim diriltecek? Kemiklerde de hayat olduğunu savunan ve ölmüş çatıkların kemiklerinin necis olduğu hükmünü buna bina eden İslam âlimleri, mesnet olarak bu âyetin zahirini göstermektedirler. Bizim hanefî âlimleri ise, tıpkı lallar gibi kemiklerde de hayat olmadığını savunurlar ve derler ki; kemiklerin dıriltilmesinden murat, duyarlı bir canlı bedeninde kemiklerin taze ve nemli hale getirilmesidir. |
﴾ 78 ﴿