18

"Ey Peygamberim! Söze iyice kulak verip de onun en güzeline uyanları müjdele! İşte onlar, Allah'ın hidâyete erdirdiği kimselerdir ve işte akl-ı sekm sahipleri de onlardır."

Bunlar, tağûta tapmaktan kaçınıp bütün benlikleriyle Allah'a yönelenlerdir. Onların bu şekilde ifâde edilmeleri, kendileri için bir teşriftir ve bir de bu ifâde delâlet ediyor ki, onların bu iki yüce vasıfla vasıflandırılmaları, din islerinde temyiz sahibi olup hakkı bâtıldan ayırt ettikleri ve her zaman bütün işlerinde en üstünü tercih ettikleri içindir.

Bu bahtiyar insanların, Allah'ın hak dine eriştirdiği ve akl-ı selim sahibi olup vehimden ve nefsin arzularından temiz olup başkalarının değil, yalnız kendilerinin hidâyete lâyık olduklarını belirtilmesi, delâlet ediyor ki, hidâyet, Allah'ın fiili ile ve nefsin onu kabul etmesiyle hâsıl olmaktadır.

18 ﴿