22

"Allah"ın, göğsünü İslama açıp da, Rabbinden bir nur üzerinde olan, başkasıyla eşit midir! Allah'ın anılmasından dolayı kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun! İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedir."

A- "Allah'ın, göğsünü İslama açıp da, Rabbinden bir nur üzerinde olan, başkasıyla eşit midir!"

Bu kelâm, makabli, yani öğüt akmanın akl-ı selîm sahiplerine tahsis edilmesinin bir nevi izahıdır.

Göğsün İslam'a açılması, buna istidadının ikmal edilmesidir. Zîrâ göğüs, ruhun kaynağı olan kalbin yeridir. İslam'ı kabul eden nefis de, ruha bağlıdır. Bu itibarla göğsün İslam'a açılması, kalbin genişlemesini ve İslam nuruyla nurianmasını temin eder.

Nitekim rivâyet olunuyor ki, Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Nur, kalbe girdiği zaman, kalp açılır ve genişler." Bunun üzerine Peygamberimize: "Bunun alameti nedir?" diye soruldu. Peygamberimiz de buyurdu ki: "Ebedî yurda yönelmek ve aldatıcı yurttan uzak durmak (ona çok meyletmemek) ve gelmeden önce ölüme hazırlanmaktır."

Yani insanlar hepsi bir olur mu! Allah, bir kimsenin göğsünü geniş ve İslam'a istidatlı yaratıp da, o da aslî fıtrat üzere kalırsa ve ona halel getiren arızî kazanmalardan dolayı bozulmazsa, böylece Rabbinden büyük, bir nur üzerinde kalırsa, yani kâinat ve vahiy âyetlerini gördüğünde ilâhî lütuf onun üzerine, yağıyorsa ve bununla hakka hidâyet bulmaya muvaffak kılmıyorsa, işte bu kimse, kötü tercihiyle Allah'ın yarattığı fıtratı değiştirmesi sebebiyle kalbi katılaşan, göğsü daralan, azgınlık ve dalâlet karanlıkları kendisini istila eden, bu yüzden de o âyetlerden tamamıyla yüz çeviren, sonunda onlardan hiç öğüt almayan ve onları değerlendirmeyen kimse ile eşit olur mu hiç!

B- "Allah'ın anılmasından dolayı kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun!"

Yani kendisiyle göğüslerin İslam'a açılması ve kalplerin mutmain olması gerekirken, aksine yanlarında Allah, yahut âyetleri anıldığında huzursuz olup kalpleri daha çok katılaşan kimselere yazıklar olsun!

C- "İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedir."

Yani onlar, herkesçe bilinen apaçık bir sapıklık içinde ve haktan uzaktırlar.

Bir görüşe göre bu âyet, Hazret-i Hamza ile Hazret-i Ali (radıyallahü anh) ve Ebû Leheb ile çocukları hakkında nazil olmuştur. Diğer bir görüşe, göre ise, Ammar b. Yâsir ve Ebû Cehil ile çocukları hakkında nazil olmuştur.

22 ﴿