53

"İnsanlara ufuklarda ve kendi nefislerinde âyetlerimizi göstereceğiz ki, Kur’ân'ın (yahut İslamın, yahut tevhidin) gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?"

A- "İnsanlara ufuklarda ve kendi nefislerinde âyetlerimizi göstereceğiz ki, Kur’ânin (yahut islamın, yahut tevhidin) gerçek olduğu onlara iyice belli olsun."

Kur’ân'ın Allah katından olduğuna kesin olarak delâlet eden âfâk delillerinden murat, Peygamberimizin, gelecek, hâdiseler ve geçmişte inen afetler hakkında verdiği haberlerin, kendisine ve halifelerine Allah'ın müjdelediği fetihlerin ve dünyanın ufuklarindaki galibiyet ve doğu ile batı ülkelerinin istilasının harikulade bir şekilde aynen gerçekleşmesidir.

Kendi nefislerındeki deliller ise, Mekke halkında meydana gelen ve onların başına gelen hâdiselerdir.

İbn Abbâs diyor ki: "Afaktaki deliller, eski ümmetlerin yurtlarındaki tarihî eserleridir. Kendi nefislerındeki delil ise, Bedir savaşında gördükleridir."

Mücâhid, Hasen ve Süddî diyorlar ki: "Afaktaki deliller, Peygamberimiz ile müslümanların fethettikleri kentlerdir. Nefislerindeki delil de, Mekke fethidir."

Diğer bir görüşe göre ise, âfâktakiler, göklerin ve yerin ufuklarındaki güneş ve ay ile onların vasıtasıyla oluşan gece, gündüz, aydınlık, gölge, karanlıklar, bitkiler, ağaçlar ve ırmaklardır, Nefislerındekiler de, ceninlerin, rahimlerin karanlığında yaratılmasındaki eşsiz ince sanat, hârika hikmet ve uzuvlarının ihdası ile terkıplerindeki mükemmeliyettir. Nitekim diğer bir âyette de şöyle denilmektedir: "ve nefislerındekiler de. Yine de basiretinizi kullanmayacak mısınız?" (Zâriyât: 21)

B- "Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?"

Bu kelâm, onların, Kur’ân'ın şânında tereddüt ve mat gösterip Allah'ın haber vermesiyle yetinmeyerek mucizelerin gösterilmesine ihtiyaç duymalarından dolayı kendilerini kınamaktadır.

Yani Kur’ân'ın hak olduğunu gösteren o vaat edilen deliller olmadan da, Allah'ın her şeye şahit olarak bunu haber vermesi yetmez mi?

Diğer bir görüşe göre ise, Allah'ın âfâkta ve nefislerinde göstereceğini vaat ettiği âyetleri onlar ileride görecekler ve onlar o zaman Kur’ân'ın, her şeye şahit olan Allah tarafından indirildiğim açıkça anlayacaklardır.

Başka bir görüşe göre ise, yani şu sana yetmez mi ki, Allah, diğer şeyleri tahakkuk ettirdiği gibi, her şeye şahit olarak, vaat ettiği âyetleri izhar etmek suretiyle senin işini de tahakkuk ettirecektir. Ancak bu görüş, Peygamberimizin, mezkûr vaadin gerçekleşmesinde tereddüdünü ifade ettiği için onun yüce şânına yakışmadığı gibi, bu görüşü bundan sonraki âyet de reddetmektedir. Çünkü bundan sonraki âyet bildiriyor ki, bunun yetmemesi o kâfirlere göredir.

53 ﴿