14

"Ey Resûlüm! îman etmiş olanlara söyle: Allah'ın ceza günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Çünkü Allah, bir topluma, yaptıklarına göre muamele edecektir."

A- "Ey Resûlüm! îman etmiş olanlara söyle: Allah'ın ceza günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar."

Yani ey Resûlüm! Mü’minlere de ki; Allah'ın, düşmanlarının başına gelecek hâdiselerini beklemeyenleri, yahut mü’minlerin mükâfatı için tayin ettiği vakitleri ve o vakitlerde vaat ettiği saadeti ummayanlara aldırmayıp geçsinler.

Tefsir âlimleri derler ki; bu âyet, kıtal (savaş) âyetinden önce nazil olmuş ve sonra o âyetle nesih edilmiştir.

Diğer bir görüşe göre ise, bu âyet, Hazret-i Ömer hakkında nazil olmuştur; Hazret-i Ömer, kendisine söven Gıfarî'yi (Gıfar oğullarından bir şahsı) yakalayıp dövmek istemişti.

Bir diğer görüşe göre ise, Abdullah b. Übeyy, o söylediklerini söylediği zaman nazil olmuştur. Şöyle ki: İslam ordusu, Beni Müstalık seferinde el-Mureysi' denilen bir kuyunun başına inmişlerdi. Orada Abdullah b. Übeyy, kölesini su almaya göndermişti. Köle gecikti. Nihayet gelince, Abdullah b. Übeyy ona: "Niçin böyle geciktin?" dedi. Köle de dedi ki: "Ömer, kuyunun kenarına oturmuştu; Resûlüllah İle Ebubekir'in su kırbalarını doldurmadan kimsenin su almasına izin vermedi." Bunun üzerine Abdullah b. Übeyy dedi ki: "İşte Bizim bu adamlarla halimiz, "Köpeğini besle de, seni yesin" dediklerine benzedi." Hazret-i Ömer, bunu duyunca, kılıcını alıp ona gitmek istedi. İşte o sırada bu âyetti. Kerime nazil oldu.

B- "Çünkü Allah, bir topluma, yaptıklarına göre muamele edecektir."

Burada toplumdan murat, mü’minlerdir; belirsiz olarak zikredilmeleri, medh-u sena ifâde etmektedir. Yani bu, onlara emredildi ki, kıyamet günü Allah (celle celâlühü), bir topluma mükâfat versin. Nasıl bir toplum? Öyle bir toplum ki, dünyada yaptıkları güzel ameller ve ezcümle kâfirlerin eziyetlerine sabretmek, öfkelerini yutup onlara göz yummak, sıkıntdara katlanmak özelliklerine sahip olmaktan dolayı onlara, ifâde edilemeyecek kadar büyük mükâfatlar vardır. Ekseri âlimler böyle demişlerdir. Ancak bu toplumdan kâfirlerin murat olması ve yaptıklarından da onların kötülüklerinin ve ezcümle onlardan hikâye edilen o çirkin sözün kast edilmesi de caizdir.

Ancak cezanın (yapılana göre muamelenin) mutlak olması, bağışlama emrine illet (sebep) olamaz; çünkü anılan bağışlama olsun, veya olmasın, yapılana göre muamele tahakkuk edecek.

14 ﴿