8

"Yoksa "Muhammed, onu uydurdu" mu diyorlar? De ki eğer onu ben uvdurmuşsam, o zaman siz Allah tarafından bana gelecek hiçbir cezayı önleyemezsiniz. Allah, sizin Kur’ân hakkında yaptığınız taşkınlıkları en iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahit olarak o yeter. Zaten yegâne gafur ve rahim O'dur."

A- "Yoksa "Muhammed, onu uydurdu" mu diyorlar? De ki eğer onu ben uydurmuşsam, o zaman siz, Allah tarafından bana gelecek hiçbir cezayı önleyemezsiniz. Allah, sizin Kur’ân hakkında yaptığınız taşkınlıkları en iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahit olarak o yeter."

Bundan önce onların şenaatleri anlatıldı. Burada da daha büyük bir şenaatleri anla tıkmaktadır.

Yani yoksa onlar: "Muhammed, bu Kur’ân'ı uydurdu" mu diyorlar. Sen de onlara de ki: Eğer farz-ı muhal bu Kur’ân'ı ben uydurmuş olsam, o zaman siz, Allah tarafından bana gelecek hiçbir cezayı önleyemezsiniz. Zîrâ o takdirde şüphe yok ki, Allah beni cezalandıracak. O halde ben nasıl, Allah'a iftira ederim de, kendi nefsimi, kurtuluşu mümkün olmayan azaba maruz bırakırım? Allah, sizin Kur’ân ve âyetleri hakkında eleştirilerde bulunmak, bazen ona büyü demek ve bazen de onu iftira olarak vasıflandırmak gibi yaptığınız taşkınlıkları en iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahit olarak da o yeter. Nitekim o, benim için doğruluk ve hakkı tebliğ ile şâhitlik etmekte ve sızın aleyhinize de yalan ve inkâr ile şâhithk etmektedir.

Âyetin bu ifâdesi, onlarin taşkınlık suçlarından dolayı kendileri için bir ceza tehdididir.

B- "Zaten yegâne gafur ve rahîm O'dur."

Bu kelâm, tevbe edip îmân edenler için mağfiret ve rahmet vaadidir. Ve kâfirlerin bunca büyük cürümlerine karşı Allah'ın hatim davrandığını bildirmektedir.

8 ﴿