31

"Ey kavmimiz! Allah'a çağırana icabet edin ve ona îmân edin ki, Allah da, sizin günahlarınızın bir kısmını bağışlasın ve sizi dayanılmaz azaptan kurtarsın."

O cinler, bu söylediklerinden, duydukları Kitabı kastediyorlardı. Onlar, bunu, hakka ve dosdoğru yola hidâyet edici olarak vasıflandırdıktan sonra burada da, Allah'a (celle celâlühü) davet olarak vasıflandırmışlar, çünkü bu vasıflar, birbirine bağlı vasıflardır. Bu cinlerin, bunun hak ve dosdoğru yol olduğunu beyân ettikten sonra kavimlerini ona davet etmeleri, onları icabete teşvik içindir. Sonra bunu, "Allah da, sizin günahlarınızın bir kısmım bağışlasın" sözleriyle de tekid etmişlerdir. Bu bağışlanacak günahlar, sadece Allah'ın haklarıyla ilgili olan günahlardır. Zîrâ kul hakları, îmân ile bağışlanmaz.

Dayanılmaz azaptan murat da, kâfirler için hazırlanmış olan azaptır.

îman eden cinler için bundan başka mükâfatlar olup olmadığı konusunda ihtilaf edilmiştir; en zahir olan görüşe göre, cinler de, sevap ve azap bakımından insanlar hükmündedir.

31 ﴿