26

"İşte bunun sebebi şudur: Allah'ın indirdiğinden hoşlanmayanlara: "bazı hususlarda size itaat edeceğiz" demişlerdi. Halbuki onların gizlediklerini Allah bilmektedir."

Bu işaret (işte bunun), zikredilen irtidatlarıni ifâde etmektedir; yoksa Vahidi'den nakledildiği gibi, umutlandırmayı (veya mühlet vermeyi) işaret etmediği gibi, kimilerinin dediği gibi, şeytanın fitlemesini de göstermez. Zîrâ bunların hiç birisi, gelecek sözün sebebi olamaz.

Bunu (bazı hususlarda size itaat edeceğiz) söyleyenler, münafıklar idi; yoksa kimilerinin dediği gibi, Peygamberimizin sıfatlarını Tevrat'ta gördükten sonra onu inkâr eden Yahudiler değildi. Zîrâ onlardan sâdır olması farz edilse de onların küfrü, bu sebepten dolayı değil; fakat onların küfrü, Peygamberimizin gelmesiyle, başlamıştı. Bu görüşe göre, Yahudilerin, bunu münafıklara veya müşriklere söylemiş olmaları arasında bir fark yoktur.

Allah'ın indirdiğinden hoşlanmayanlar, Kur’ânin Allah katından indirildiğini bildikleri halde onun, kendilerine indirilmesini umdukları için, Resûlüllah'a indirilmesini çekemeyerek bundan hoşlanmayan Yahudilerdir. Yoksa kinlilerinin dediği gibi, bu hoşlanmayanlardan murat, müşrikler değildir. Nitekim onların: "Bazı hususlarda size itaat edeceğiz" demeleri de, kesin olarak, "Münafıkların, Kıtâb ehlinden kâfir olan dostlarına: Eğer siz yurdunuzdan çıkarıhrsanız, hiç şüphesiz biz de sizinle beraber çıkacağız; sizin aleyhinizde kimseye asla uy amayız. Eğer savaşa tutuşursanız, hiç şüphesiz size yardım edeceğiz." (Haşr: 11) âyetinde kendilerinden, hikâye edilen sözlerinden ibarettir.

Bu münafıkların dostluk ve ittifak kurdukları Yahudiler, Kurayza Oğulları ile Nadîr Oğulları Yahudileri idi. Münafıkları, Yahudilere: Söyledikleri, "bazı hususlarda size itaat edeceğiz" sözleriyle, onlara itaat etmeyeceklerine işaret ettikleri diğer bazı hususlardan kastettikleri, anılan Yahudilere karşı savaş başlamadan ve onlar yurtlarından çıkarılmadan önce küfürlerini açığa vurmayacakları ve gerçek durumlarını ilan etmeyecekleridir. Zîrâ bu münafıklar, zahiren mü’min görülmekten dolayı birtakım dünyevî menfaatleri olduğu için, gerçek yüzlerini göstermelerini zorunlu olarak gerektirecek durum hâsıl olmadıkça durumlarını açığa vurmak istemiyorlardı; bunu Yahudilere ancak gizlice söylüyorlardı. Nitekim "Halbuki onların gizlediklerim Allah bilmektedir." Cümlesinden de anlaşılmaktadır. Yani Allah, onların Yahudilere gizlice söylediklerini, yahut bunun da dâhil olduğu bütün sırlarım bilmektedir.

26 ﴿