30

"Ey Resûlüm! Biz dileseydik, onları elbette sana gösteriridik de, onları simalarından kesinlikle tanırdın. Yemin olsun kı, sen onları konuşma tarzından muhakkak tanıyacaksın. Zaten Allah, yaptıklarınızı bilir."

A- "Ey Resûlüm! Biz dileseydik, onları elbette sana gösteriridik de, onları sunalarından kesinlikle tanırdın. Yemin olsun ki, sen onları konuşma tarzından muhakkak tanıyacaksın."

Yani Biz dileseydik, onları öyle alâmetlerle sana anlatırdık ki, görmeye yakın bir bilgi ile onları, anlattığımız alâmederden hemen tanırdın.

İbn Abbâs (radıyallahü anh) diyor ki: "Bu âyet indikten sonra hiçbir münafık artık Resûlüllah'a gizli kalmadı; onları simalarından tanırdı. Bir gaza sırasında aramızda dokuz münafık vardı. İnsanlar onlardan şikâyet ediyorlardı. Nihayet bir gece yattılar; sabahleyin uyandıklarında her münafık şahsın üstünde "bu münafıktır" diye bir yazı görüldü."

B- "Zaten Allah, yaptıklarınızı bilir."

İşte bundan dolayı Allah, sizin niyetinize göre amellerinizin karşılığını verecektir.

Bu kelâm, mü’minler için mükâfat vaadidir ve mü’minlerin halinin, münafıkların, halinin aksi olduğunu bildirmektedir.

30 ﴿