18"Kadar biz, vaktiyle o bahçe sahiplerini belaya uğrattığımız gibi, bunları da belaya uğratmış olacağız. Hani o bahçe sahipleri sabah olunca, hiçbk istisna yapmadan ürünlerini mutlak ve muhakkak devşireceklerine yemin etmişlerdi" Yani kadar biz, vaktiyle o bahçe yaranlarını kıtlığa uğrattığımız gibi, bu Mekke halkını da, Resûlüllah'ın bedduası sebebiyle kıtlığa uğratacağız. O bahçe sahipleri, namaz ehli olan bir topluluk olup babalarının, Sana'ya iki fersah mesafede bir bahçesi vardı. O bu bahçeden senelik azığını alır, gerisini sadaka olarak dağıtırdı ve ürün devşirme sırasında fakirleri çağırır, oraktan ve harman dibinde arta kalanlar ile üzüm devşirenlerden arta kalanları ve devşirme sırasında hurma ağaçlarımn altına serilen sergilerde kalanları da bikirlere biralardı. Böylece fakirlere bırakılan büyük bir miktar oluştururdu. Sonra babaları ölünce, çocukları dediler ki: "Babamızın yaptığını biz de yaparsak, sıkıntıya düşeriz" deyip kendi aralarında yemin ettiler ve "inşaallah" da demediler. Yahut babalarının yaptığı gibi, yoksulların payını da ayırtmayacaklarını söylediler. |
﴾ 18 ﴿