17"Melekler o göğün etrafına sığınırlar. O gün Rabbinin arş'ını onların üstünde sekiz melek taşır." A- "Melekler o göğün etrafına sığınırlar." Yani meleklerin meskeni olan gök yarılır; onlar da göğün kenar ve köşelerine sığınırlar. B- "O gün Rabbinin Arş'ını onların üstünde sekiz melek taşır." Yani o gün Rabbinin arş'ını, göklerin kenarlarına, köşelerine sığınan meleklerin üs kinde sekiz melek taşır. Yahut o gün Arş'ı, sekiz melek, üstlerinde taşırlar. Peygamberimizden rivâyet olunduğuna göre diyor kı: "Şu anda Arş'ı taşıyan melekler dörttür; kıyamet gününde ise, Allah, onları dört melekle daha takviye buyuracak. Böylece sayıları sekize çıkacaktır." Rivâyet olunuyor ki, Arş'ı taşıyan sekiz meleğin ayakları, yedinci kat yerin akındadır; arş, onların başlarının üstündedir. Bu melekler, başlarını önlerine eğmiş, tesbih getiriyorlar. Deniliyor ki; Arş'ı taşıyan meleklerin bazısı insan sûretindedir; bazısı öküz sûretindedir ve bazısı da kartal sûretindedir. Rivâyet olunuyor ki, Arş'ı taşıyan sekiz melek, dağ keçisi sûretindedir; tırnaklarından dizlerine kadar olan uzunluk, yetmiş senelik mesafedir. Şehr b. Havşeb'ten rivâyet olunduğuna göre diyor ki: " Arş'ı taşıyan sekiz melekten dördü, şunu söylemektedir: "sübhaneke'llahümme ve bi hamdike leke'l hamdü alâ afvike ba'de kudrettik / Allah'ım! Seni tesbih ve sana hamd ederim. Kudretinden sonra (sen cezalandırmaya muktedir iken) affetmenden dolayı hamd, yegâne sana layıktır." O meleklerden diğer dördü de şunu söylemektedir: Sübhaneke'llahümme ve bihamdike leke'l hamdü alâ hilmike ba'de ilmike / Allah'ım! Seni tesbih ve sana hamd ederini, ilminden sonra (sen bütün günahları bildiğin halde, cezalandırmayın) bilim göstermenden dolayi hamd, yegâne sana layıktır." Hasen-ı Basrî'den rivâyet olunduğuna göre diyor kî: "Allahu a'lem/ Allah cümle âlemden iyi bilir: Arş'ı taşıyan meleklerin sayısı seidz midir, yoksa sekiz bin midir?" Dahhâk'tan rivâyet olunduğuna göre diyor ki: "Arş'ı taşıyan melekler seidz sattır; onların sayısını Allah'tan başka kimse bilmez." Âyette zikredilen sekiz, (meleklerden değil) ruhlardan veya başka mahluklardan da olabilir. Bir görüşe göre ise, âyette anlatılan, dünyada sultanların, umumî hükümler, kararlar için halkın huzuruna çıktıkları gün görülen azametli hallerini misal alan temsilî' bir anlatimdır. Zîrâ bu hal, sultanlar için tasavvur edilebilen en yüksek azamet ve debdebedir. Yoksa Allah'ın sânları, her türlü ifâde ve işaret çemberi ile çerçevelenmekten yücedir. |
﴾ 17 ﴿