3"Karanlığı her şeyi kapladığı zaman ğasik'ın (gecenin) şerrinden." Makabline dâhil oldukları halde bazı serlerin bu şekilde zikre tahsis edilmeleri, onların şerrinden sığınmaya ziyadesiyle ihtiyaç bulunmasından dolayıdır. Çünkü bunların serleri çok vaki olmaktadir. Bir de, kendisinden sığınılan hususları (istiâze konusunu) tayin etmek, istiâzeye önem verildiğine daha çok delâlet eder ve onu daha çok teşvik eder. Şerrin, geceye izafe edilmesi (gecenin şerrinden), gece vaki olması hasebiyle onunla alakalı olmasından dolayıdır. Gece şerrin, "karanlığı her şeyi kapladığa, zaman" kaydına bağlanması, şerrin o zaman vakti olması daha çoktur ve o zaman serden korunmak da daha zordur, işte bundan dolayıdır ki, halk arasında şöyle denilmektedir: "Beyi (gece), veyl (bela) için daha gizlidir (gizli tuzaklarla doludur)." Diğer bir görüşe göre ise, ğasık, dolunay aydır; (karanlığı her şeyi kapladığı zaman, diye tercüme edilen) vukûbu (izâ vakabe) da, ayın aydınlığının gitmesi ve kararmasıdır. Zîrâ Hazret-i Âişe'den rivâyet olunduğuna göre diyor ki: "Resûlüllah, benim etimden tuttu ve ayı göstererek dedi ki: bunun şerrinden Allah'a sığın; çünkü âyette, "ğasık vukûb ettiği zaman" ifadesiyle anlatılan budur." 54 54 Ahmed b. Hanbel, Müsned: 6/61, 206 Bir görüşe göre, aya ğasık deniliyor; çünkü onun cismi karanlıktır; o, ancak, güneşin ışığıyla aydınlanmaktadır. Ayın vukûbu, ayın sonuna gelmesidir. Müneccimler, ayın sonunu uğursuz sayarlar, işte bundan dolayıdır ki, hastalık yapan büyü ile, ancak bu vakitte meşgul olurlar. Kimilerine göre, nüzul sebebine münasip olan bu Bir görüşe göre ise, ğasık, Ülker yıldızıdır ve onun vukûbu da, onun düşmesidir. Zîrâ bu yıldız düştüğü zaman hastalık ve taun çoğalır. Başka bir görüşe göre ise, ğasık, insanin karşılaştığı serlerin hepsidir. Onun vukûbu da, şerrin hücum etmesidir. |
﴾ 3 ﴿