33"Allah, Âdem'e bütün isimleri öğretti. Sonra onları önce meleklere arzedip: «Eğer siz sözünüzde sadık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin», dedi. Melekler: «Yâ Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz Alîm ve Hakim olan ancak sensin», dediler. (Bunun üzerine:) «Ey Âdem! Eşyanın isimlerini meleklere anlat», dedi. Âdem onların isimlerini onlara anlatınca: «Ben size, muhakkak semâvat ve arzda görülmeyenleri (oralardaki sırlan) bilirim. Bundan da öte, gizli ve açık yapmakta olduklarınızı da bilirim, dememiş miydim?» dedi." Firyâbî, İbn Sa'd, İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim, Hâkim ve Beyhakî, el-Esmâ ve's- Sifât'ta, İbn Abbâs'tan bildiriyor: “Âdem'e, (deri ve yüz mânâsına gelen Âdem isminin veriliş sebebi, yaratıldığı toprağın yeryüzünün üstünden alınması sebebiyledir." Firyâbî'nin irvayetinde şu ilave vardır: “Allah yerin toprağından bir avuç alıp ondan Âdem'i yarattı. Yeryüzünde beyaz, kırmızı ve siyah toprak vardır. Bu sebeple insanlardan bazılarının rengi kırmızı, bazısı beyaz, bazısı siyah, bazısı iyi, bazısı ise kötüdür." Abd b. Humeyd, İbn Abbâs'ın: “Allah, Âdem'i yeryüzündeki kırmızı, beyaz ve siyah topraktan yarattı" dediğini bildirir. İbn Sa'd, Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr şöyle dedi: “Âdem'e neden bu ismin verildiğini biliyor musunuz? Çünkü yerin üst tarafındaki (kabuğundaki) topraktan yaratılmıştır." İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs, "Allah, Âdem'e bütün isimleri, öğretti..." ayetini açıklarken şöyle dedi: “Âdem'e, tabak, kazan ve her şeyin adını, hatta yellenmenin adını bile öğretti." Vekî ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Abbâs, "Allah, Âdem'e bütün isimleri, öğretti..." ayetini açıklarken şöyle dedi: “Âdem'e her şeyin ismini, çanak, çömlek hatta yellenmenin adını bile öğretti." Vekî ve İbn Cerîr bildiriyor: Saîd b. Cübeyr, "Allah, Âdem'e bütün isimleri, öğretti..." ayetini açıklarken şöyle dedi: “Âdem'e her şeyin ismini, hatta deve, sığır ve koyunun adını bile öğretti." Vekî, Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr, Mücâhid'in, "Allah, Âdem'e bütün isimleri, öğretti..." ayetini açıklarken şöyle dediğini bildirir: “Allah, Âdem'e bütün yarattıklarının adını öğretti." Abd b. Humeyd ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs, "Allah Âdem'e bütün isimleri, öğretti..." ayetini açıklarken şöyle dedi: “Allah, Âdem'e tek tek bütün çocuklarının adını, hayvanların adını öğretti ve Âdem'e: «Bu devedir, bu eşektir, bu attır» denildi." Vekî, Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr, Mücâhid'in, "Allah, Âdem'e bütün isimleri, öğretti..." ayetini açıklarken şöyle dediğini bildirir: “Allah, Âdem'e bütün yarattıklarının adını öğretti." Deylemî, Ebû Râfi'den, Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: “Ümmetim bana su ve çamurda gösterildi. Tıpkı Adem'in bütün isimleri bildiği gibi ben de ümmetimin bütün adlarını bildim." Hâkim, Tarih'te ve Deylemî, Atiyye b. Busr'dan Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem), "Allah, Âdem'e bütün isimleri, öğretti..." ayetini açıklarken şöyle dediğini nakleder: Allah, Âdem'e o isimlerden bin tanesini öğretti ve ona şöyle dedi: “Ey Âdem! Çocuklarına ve zürriyetine eğer dünyaya karşı sabırlı değilseniz, dünyayı bu kelimelerle isteyiniz ve dini kullanarak dünyayı elde etmeye çalışmayınız. Din sadece Benim içindir. Dinini kullanarak dünyayı isteyene yazıklar olsun. Böyle kişilere yazıklar olsun." İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Zeyd, "Allah Âdem'e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arzetti..." âyetinin manasını açıklarken şöyle dedi: “Bütün zürriyetinin isimlerini öğretti, sonra bunların isimlerini meleklere sordu." İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Rabî b. Enes, "Allah, Âdem'e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arzetti..." ayetinde kastedilen isimlerin, meleklerin adları olduğunu söyledi. Abd b. Humeyd bildiriyor: Katâde, "Allah, Âdem'e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arzetti..." âyetinin manasını açıklarken şöyle dedi: “Âdem'e, yaratılmışlardan, meleklerin bilmediği isimleri öğretti. Âdem, her şeyin ismini söyleyip cinsini de belirtti." İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Abbâs, "Allah, Âdem'e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arzedip: «Eğer siz sözünüzde sadık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin» dedi. Melekler: «Yâ Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur..." ayetini açıklarken şöyle dedi: “Allah, Âdem'e, insan, hayvan, yer, deniz, ova, dağ, eşek ve buna benzer isimleri öğretti ve Âdem'e öğrettiği bu isimleri meleklere sorup: “Eğer yeryüzünde neden bir halife yaratacağımı biliyorsanız, bana bunların adlarını söyleyin" buyurdu. Melekler: “Seni noksanlıklardan tenzih ederiz. Gaybı Senden başkası bilemez. Sana tövbe ettik ve gaybı bilmediğimizi söyledik. Âdem, kendisine öğrettiklerini nasıl biliyorsa, biz de ancak bize öğrettiklerini biliriz" dediler. İbn Cerîr, Mücâid'den bildiriyor: “...Sonra onları önce meleklere arzetti..." ayetinde kastedilen, isimlerin sahiplerinin meleklere sorulmasıdır.' İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Abbâs şöyle dedi: “Allah, Âdem'i yaratacağı zaman melekler: «Allah, ne bizden daha değerli, ne de daha bilgili bir varlık yaratmaz» dediler. Bunun üzerine Âdem'in yaratılışıyla imtihan edildiler." İbn Cerîr, Katâde ve Hasan(-ı Basrî)'nin şöyle dediğini bildirir: “Allah Âdem'i yaratacağı zaman melekler kendi aralarında: «Biz, Rabbimizin yaratacağı varlıktan daha bilgili ve Allah katında daha üstün oluruz» dediler. Allah, Âdem'i yarattığı zaman, Âdem hakkında söyledikleri sebebiyle meleklere Âdem'e secde etmelerini emretti ve Âdem'i onlardan üstün tuttu. Melekler de kendilerinin Âdem'den daha hayırlı olmadıklarını anladılar ve: “Biz ondan daha hayırlı olmasak bile ondan daha bilgiliyiz. Çünkü ondan önce yaratıldık" dediler. Bunun üzerine Allah, Âdem'e bütün isimleri öğretti. Âdem her şeyin ismini öğrenip gördüğünün adını bilmeye başladı. Bütün varlılar sınıf sınıf kendisine arzedildi (ve Âdem bunların adını bildi). Sonra bunlar meleklere arzedilip: “... Eğer siz sözünüzde sadık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin..." dendi. Bunun üzerine melekler: “Yâ Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur..." karşılığını verdiler." İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Abbâs, "...Şüphesiz alîm ve hakîm olan ancak sensin..." ayetini açıklarken: “Allah, ilminde ve hükmünde kâmildir" demiştir. İbn Cerîr, İbn Mes'ûd ve sahabeden bazılarının şöyle dediğini bildirir: “...Eğer siz sözünüzde sadık iseniz..." âyetinden kasıt, "Eğer Âdemoğlunun yeryüzünde bozgunculuk yapıp kan dökeceği konusunda doğru söylüyorsanız" demektir. "...Ben sizin açığa vurduğunuzu da bilirim..." sözünden kasıt ise meleklerin, "...yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek birini mi yaratacaksın?" demeleridir. "...Gizlediklerinizi de bilirim..." sözünden kasıt ise İblis'in içinde gizlediği kibridir. Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Mücahid, "...açık ve gizli yapmakta olduklarınızı da bilirim, dememiş miydim?" âyetinin manasını açıklarken şöyle dedi: “Allah'ın gizli olanı bilmesi, İblisin secdeyi reddederken içinde gizlediği kibridir." İbn Cerîr bildiriyor: İbn Abbâs, aynı âyetin manasını açıklarken şöyle dedi: “Âyetin anlamı, "Açıkladığınız şeyleri bildiğim gibi gizlediğiniz şeyleri de bilirim" demektir. İbn Cerîr, Katâde ve Hasan(-ı Basrî)'nin şöyle dediğini nakleder: “...açıkve gizli yapmakta olduklarınızı da bilirim, dememiş miydim?" âyetinden kastedilen, Meleklerin, "...yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek birini mi yaratacaksın?" demeleridir. "...Gizlediklerinizi de bilirim..." sözünden kasıt ise birbirlerine, "Biz ondan daha hayırlı ve bilgiliyiz" demeleridir. Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr, Mehdî b. Meymûn'un şöyle dediğini bildirir: Hasan b. Dînâr, Hasan(-ı Basrî)'ye: “Ey Saîd'in babası! "...açık ve gizli yapmakta olduklarınızı da bilirim, dememiş miydim?" ayetinde geçtiği üzere meleklerin gizledikleri şey nedir?" diye sorunca, Hasan: “Allah, Âdem'i yarattığı zaman melekler onu görünce hayret etmişler ve bunu düşünüp, birbirlerine dönerek, gizlice: “Bu varlığın neyine önem veriyorsunuz. Allah hangi varlığı yaratsa biz Allah katında o varlıktan daha üstünüz" dediler. İşte meleklerin gizlediği şey buydu" cevabını verdi. |
﴾ 33 ﴿