171"Ey Kitap ehlî! Dininizde taşkınlık etmeyin. Allah hakkında ancak gerçeği söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, Allah'ın peygamberi, Meryem'e ulaştırdığı kelimesi ve kendinden bîr ruhtur. Allah'a ve peygamberlerine inanın, üçtür' demeyin, vazgeçin, bu hayrınızadır. Allah ancak bîr tek ilahtır, çocuğu olmaktan münezzehtir, göklerde olanlar da yerde olanlar da O nundur. Vekil olarak Allah yeter." İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Katâde: “...Taşkınlık etmeyin..."ifadesini açıklarken: “Bidatlar edinmeyin mânâsındadır" dedi. Abdurrezzâk, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Katâde: “...Meryem'e ulaştırdığı kelimesi ve kendinden bir ruhtur..."' âyetini açıklarken şöyle demiştir: “Burada Allah'ın kelimesinden kasıt: “Ol!" demesiyle İsa'nın (aleyhisselam) oluvermesidir." Abd b. Humeyd, Hâkim ve Beyhakî, Delâil'de Ebû Mûsa'dan bildiriyor: Necâşî, Câfer'e: “Peygamberiniz, Meryem'in oğlu hakkında ne diyor?" diye sorunca, Câfer şu karşılığı verdi: “Allah'ın buyurduğu gibi: “O, Allah'ın ruhu ve kelimesidir. Onu kimsenin dokunmadığı el-Betûl el-Azrâ'dan çıkarmıştır" diyor." Necâşî yerden bir çöp alarak: “Ey papaz ve rahipler! Bunlar, sizin Meryem'in oğlu hakkında söylediğinizden bu çöp kadar dahi fazlasını söylemiyorlar" dedi. Beyhakî, Delâil'de İbn Mes'ûd'dan bildirir: Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bizi Necâşî'ye göndermişti. Seksen kişi idik ve beraberimizde Câfer b. Ebî Tâlib vardı. Kureyş, Umâre ve Amr b. el-Âs'ı bir hediyeyle Necâşî'ye gönderdi. Bunlar Necâşî'nin yanına girdiklerinde ona secdeye kapandılar. Hediyeyi Necâşî'ye verip: “Bizden bazı kişiler dinlerinden çıkarak senin topraklarına yerleşti" dediler. Necâşî: “Bu kişiler nerededir?" diye sorunca: “Onlar senin topraklarındadır" dediler. Necâşi bu kişilere haber gönderip yanına geldiklerinde ona secde etmediler. Umâre ve Amr b. el-Âs onlara: “Size ne oluyor da krala secde etmiyorsunuz?" deyince, Câfer: “Allah bize bir Peygamberini gönderdi ve Allah'tan başka hiç kimseye secde etmememizi emretti" karşılığını verdi. Amr b. el-Âs, krala: “Bunlar İsa ve annesi hakkında sana muhalefet ediyorlar" deyince, kral: “İsa ve annesi hakkında ne diyorlar?" diye sordu. Müslümanlar: “Biz, Allah'ın buyurduğu gibi: «O, Allah'ın, kimsenin dokunmadığı Betûl el-Azrâ'ya bırakmış olduğu kelimesi ve ruhudur» diyoruz" dediler. Bunun üzerine Necâşî bir çöp alarak: “Ey papaz ve rahipler! Siz bu çöp ağırlığınca olsa bile bunların Meryem'in oğlu hakkında dediğinden daha fazla bir şey demiyorsunuz" dedi. Sonra bize: “Size ve yanından geldiğiniz kişiye merhaba. Ben de onun peygamber olduğuna şahitlik ediyorum. Onun yanında olup ayakkabılarını taşımak isterdim. Benim topraklarımda dilediğiniz yerde yerleşin" dedi. Buhârî'nin, Hazret-i Ömer'den bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Hıristiyanların İsa b. Meryem'i övdüğü gibi siz de beni övmeyin. Benim için: «O, Allah'ın kulu ve Resûlüdür» deyin" buyurdu. Müslim'in Ubâde b. es-Sâmit'ten bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kim, Allah'dan başka ilah olmadığına, Allah'ın tek ve ortaksız olduğuna, Muhammed'in onun kulu ve Resûlü olduğuna, İsa'nın (aleyhisselam), Allah'ın kulu, Resûlü ve ruhundan Meryem'e bıraktığı kelimesi olduğuna, Cennet ve Cehennemin hak olduğuna şahitlik ederse, ameli ne olursa olsun, Yüce Allah onu sekiz kapısı olan Cennete dilediği kapıdan sokar." |
﴾ 171 ﴿