108"Allah'tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilgi sizce, düşmanca Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini câzip gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir." İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve İbn' Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs, "Allah'tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilgisizce, düşmanca Allah'a söverler..." âyetini açıklarken şöyle dedi: Müşrikler: “Ey Muhammed! Ya ilahlarımıza sövmekten vazgeçersin veya biz de senin Rabbini hicvederiz" deyince, Yüce Allah, Müşriklerin bilmeden düşmanlık ederek Allah'a sövmemeleri için, Müslümanların putlara sövmelerini yasakladı." İbn Ebî Hâtim, Süddî'den bildiriyor: Ebû Tâlib vefat edeceği zaman Kureyşliler: “Yürüyün şu adamın yanına girelim ve kardeşinin oğlunun bize sataşmasını yasaklamasını isteyelim. Çünkü bizler, onun ölümünden sonra yeğenini öldürmekten utanırız. Çünkü Araplar diyeceklerdir ki: Onu öldürmelerine Ebû Tâlib engel oluyordu. O ölünce yeğenini öldürdüler. Ebû Süfyan, Ebû Cehil, Nadr b. el-Hâris, Umeyye b. Halef, Ubey b. Halef, Ukbe b. Ebî Muayt, Amr b. el-Âs ve Esved b. el-Bahterî bir araya gelip "Muttalib" isimli birini Ebu Tâlib'e göndererek, kendisini ziyaret için ondan izin istediler. Adam Ebû Tâlib'in yanına varıp ona: “Bunlar kavminin ileri gelenleridir. Senin yanına gelmek istiyorlar" deyince, Ebû Tâlib gelmelerine izin verdi. İçeri girdiler ve ona dediler ki: “Ey Ebû Tâlib, sen bizim büyüğümüz ve efendimizsin. Muhammed, bize de, ilahlarımıza da eziyet etti. Onu çağırıp bizim ilahlarımıza sataşmaktan vaz geçmesini, bizim de onu, ilahı ile başbaşa bırakmamızı emretmeni istiyoruz." Bunun üzerine Ebû Tâlib Resûlullah'ı (sallallahü aleyhi ve sellem) çağirdl. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) gelince, Ebû Tâlib Ona: “Bunlar senin kavmin ve amcalarının oğullarıdır" dedi. Allah'ın Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem): “Ne istiyorlar?" diye sorunca, onlar: “Senin, bizi ve ilahlarımızı bırakmanı, bizim de seni ve ilahını bırakmamızı istiyoruz" cevabını verdiler. Ebû Tâlib, Resûlullah'a (sallallahü aleyhi ve sellem): “Kavmin sana insaflı davrandı. Onların bu tekliflerini kabul et" deyince, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): “Söyleyin bana, eğer ben, bu teklifinizi kabul edeceğime dair size söz verecek olsam sizler de, söylediğiniz takdirde Araplara hakim olacağınız ve Arap olmayanları da haraç alarak boyun eğdireceğiniz bir sözü söyleyeceğinize dair bana söz verir misiniz?" buyurdu. Ebû Cehil dedi ki: “Baban hakkı için evet söyleriz ve onun on mislini de söyleriz. O söz nedir?" Allah'ın Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem): “La ilâhe illallah, deyin" buyurunca, müşrikler bunu kabul etmeyip yüzlerini astılar. Ebû Tâlib: “Ey yeğenim, onun dışında başka bir söz söyle. Çünkü kavmin bu sözden tedirgin oldu" deyince, Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Ey amca, onlar' Güneş'i getirip sağ elime koysalar, yine de ben bunun dışında bir söz söylemem" buyurdu. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bunu söyleyerek müşriklerin beklentilerinden vazgeçip ümide kapılmamalarını istedi. Fakat onlar öfkelendiler ve: “Ya ilahlarımıza sövmekten vazgeçersin veya biz de sana ve sana emir gönderene söveriz" dediler. Bunun üzerine, "Allah'tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilgisizce, düşmanca Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini cazip gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir" âyeti nazil oldu. Abdürrezzâk, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh, Katâde'nin şöyle dediğini bildirir: Müslümanlar, kafirlerin putlarına sövüyorlar, bu sebeple de kafirler Allah'a sövüyorlardı. Bunun üzerine, "Allah'tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilgisizce, düşmanca Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini cazip gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir" âyeti nazil oldu. Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Zeyd b. Eşlem, "Böylece biz her ümmete kendi işlerini câzip gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir" âyetini açıklarken şöyle dedi: “O amel üzere ölmeleri için Allah her ümmete işlediklerini cazip göstermiştir." |
﴾ 108 ﴿