26

"Ey Âdemoğulları! Ayıp yerlerinizi örtecek giyimlikle sizi süsleyecek elbiseler gönderdik. Takva örtüsü ise bunlardan daha hayırlıdır. Allah'ın bu âyetleri, öğüt almanız içindir"

Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Mücâhid, "Ey Âdemoğulları! Ayıp yerlerinizi örtecek giyimlikle sizi süsleyecek elbiseler gönderdik.,." âyetini açıklarken şöyle dedi:

“Araplardan bazıları Kâbe'yi çıplak olarak tavaf ederler ve kişi, tavaf ettiği elbiseyi (başka zaman) giymezdi. (.....) kelimesinden kastedilen ise maldır.

İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İkrime, "Ey Âdemoğulları! Ayıp yerlerinizi örtecek giyimlikle sizi süsleyecek elbiseler gönderdik..." âyetini açıklarken şöyle dedi:

“Bu âyet, Kureyş'ten Hums (fanatik alt kabile) olanlar, Ensar'dan Arap olan, Evs, Hazrec, Huzâa, Sakîf, Benî Âmir b. Sa'aa', Kinâne b. Bekr'in yakınları hakkında inmiştir. Bunlar, (ihramlıyken) et yemez, evlerine de kapıdan değil duvarlardan aşarak girerler, tüy ve kıldan yapılmış elbiseler giymez, deriden yapılmış giysiler giyerler, çocuklarına da göbekle diz kapağı arasını örten kıyafet giydirirlerdi. Kureyş dışında herkes çıplak tavaf eder ve tavaf etmek için geldiklerinde giysilerini çıkarıp:

“Bunlar, kendileriyle Rabbimize karşı günah işlediğimiz giysilerdir. Bunlardan temizlendik" derler, sonra Kureyşlilere:

“Kim bize bir izar ödünç verir?" derlerdi. Eğer Kureyşlilerden giyecek bir şey bulamazlarsa çıplak olarak tavaf ederler ve tavafı bitirince, çıkarmış oldukları giysileri tekrar giyerlerdi."

İbn Cerîr'in Urve b. ez-Zübeyr'den bildirdiğine göre âyette geçen (.....) sözünden kasıt elbise, (.....) kelimesi mal (para), (.....) kelimesi ise Allah korkusu anlamındadır.

İbn Ebî Hâtim'in Zeyd b. Ali'den bildirdiğine göre âyette geçen (.....) sözünden kasıt herkesin giydiği elbise, (.....) kelimesi süs için giyilen giysi, (.....) kelimesi ise İslam anlamındadır.

İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh, değişik kanallarla İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre (.....) kelimesinden, mal, elbise, hayat ve nimetler kastedilmektedir. (.....) kelimesi, iman ve salih amel mânâsındadır. (.....) sözünden kastedilen ise, iman ve salih amelin, mal ve kıyafetten daha hayırlı olmasıdır.

İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs, (.....) kelimesinden kastedilenin mal olduğunu söyledi.

Ahmed, İbn Ebî Hâtim ve İbn Merdûye, Hazret-i Âli'den bildirir: Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) yeni bir kıyafet giydiği zaman:

“Bana, avretimi örtecek ve insanlar arasında güzel görünecek giysiler giydiren Allah'a hamd olsun" derdi.

İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim, İbn Zeyd'in:

“(.....) kelimesi, güzellik mânâsındadır" dediğini bildirir.

Tastî'nin bildirdiğine göre Nâfi' b. el-Ezrak, İbn Abbâs'a: (.....) ifadesinin ne anlama geldiğini sorunca, İbn Abbâs:

“Mal anlamındadır" karşılığını vermiştir. Nâfi':

“Peki, Araplar öylesi bir ifadenin ne anlama geldiğini biliyorlar mı ki?" diye sorunca da, İbn Abbâs şöyle demiştir:

“Tabi ki! Şâirin:

"Beraatime hükmettiğin gihi hayırlı mallar da ver

Efendilerin en hayırlısı mal verip perişan etmeyendir" dediğini bilmez misin?"

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in Katâde'den bildirdiğine göre âyette geçen (.....) sözünden kasıt elbise, (.....) sözü ise iman mânâsındadır. Yüce Allah elbiseyi indirmiş, sonra:

“Elbiselerin en hayırlısı takva'dır" buyurmuştur.

Abd b. Humeyd, Mücâhid'in, bu âyeti (.....) şeklinde merfu (ötre) olarak okuduğunu bildirir.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Âsim, bu âyetin (.....) kelimesini med harfi olmadan, (.....) kelimesini ise merfu (ötre) olarak okudu.

İbn Merdûye'nin Osman'dan bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), bu kelimeyi (.....) şeklinde okumuştur.

İbn Cerîr, Zir b. Hubeyş'in, bu kelimeyi, (.....) şeklinde okuduğunu nakletmiştik.

Ebû Ubeyd, Abd b. Humeyd, Hakîm et-Tirmizî, İbnu'l-Münzir, İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Ma'bed el-Cuhenî der ki:

“Takva elbisesinden kasıt hayâdır. Yüce Allah'ın, "Ey Âdemoğulları! Ayıp yerlerinizi örtecek giyimlikle sizi süsleyecek elbiseler gönderdik. Takva örtüsü ise bunlardan daha hayırlıdır" buyurduğunu görmüyor musun? Ayıp yerlerinizi örten elbiselerden kasıt, giyecekleriniz, süsleriniz ve mallarınızdır. Takva elbisesi ise hayadır (utanma duygusudur)."

İbn Ebî Hâtim, İbn Zeyd'in, (.....) sözünü açıklarken:

“Kişi, Allah'tan korkup ayıp yerlerini örter. İşte bu takva elbisesidir" dediğini bildirir.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İkrime, (.....) sözünü açıklarken:

“Bundan kasıt, takva sahiplerinin kıyamet günü giyecekleri şeylerdir. İşte bunlar dünya ehlinin giyeceğinden daha hayırlıdır" dediğini bildirir.

Ebu' ş-Şeyh'in Atâ'dan bildirdiğine göre (.....) âyetinden kastedilen, takva sahiplerinin kıyamet günü giyeceklerinin, dünya ehlinin giyeceklerinden daha hayırlı olmasıdır.

İbn Cerîr, İbn Abbâs'tan, (.....) âyetinden kastedilenin, yüzde görünen (yüze yansıyan) güzel görünüş olduğunu bildirir.

Ebu'ş-Şeyh, Hasan(ı Basrî)'den Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:

“Hayır veya şer yapan hiçbir kul yoktur ki, bu ameliyle bilsin diye ona amelinin elbisesi giydirilmesin. «Takva örtüsü ise bunlardan daha hayırlıdır» âyeti bunu tasdik etmektedir."

İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim, Hasan(ı Basrî)'den bildirir: Hazret-i Osmân'ı minberde şöyle derken duydum:

“Ey insanlar! Şu gizliliklerde (gönüllerde olan şeylerde) Allah'tan korkunuz. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: «Muhammenin canı elinde olan Allah'a yemin ederim ki; gizlice amel işleyip te Allah'ın kendisine o amelin aleniyyet elbisesini giydirmediği hiç kimse yoktur. Eğer ameli hayır ise hayır, kötü ise kötü." Sonra Osmân âyeti okudu ve (.....) kelimesini (.....) şeklinde okuyup, takva elbisesinden kastedilenin vakar ve ağırbaşlılık olduğunu söyledi.

İbn Cerîr'in Süddî'den bildirdiğine göre (.....) sözünden kastedilen elbiseler, (.....) mal, (.....) iman, (.....) sözünden kastedilen ise takva elbisesi olan imanın mallardan ve ayıpları örten elbiseden daha hayırlı olmasıdır.

26 ﴿