33"De kî; Rabbim, ancak hayâsızlıkları, onların açık olanını, gizli olanını, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi, Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır" Ebu'ş-Şeyh'in İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre "De ki: Rabbim, ancak hayasızlıkları, onların açık olanını, gizli olanını, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi, Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır" âyetinde geçen açık hayasızlıktan kasıt çıplaklık, gizli hayasızlık ise zinadır. Müşrikler Kâbe'yi çıplak olarak tavaf ediyorlardı. İbn Cerîr'in Mücâhid'den bildirdiğine göre âyette geçen açık hayâsızlıktan kasıt, Cahiliye halkının Kâbe'yi çıplak olarak tavaf etmesi, gizli hayâsızlıktan kasıt ise zinadır. İbn Ebî Şeybe, Ahmed, Buhârî, Müslim, Tirmizî, Nesâî, İbnu'l-Münzir, İbn Merdûye ve Beyhakî, el-Esmâ ve's-Sifât'ta, İbn Mes'ûd'dan bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): “Allah'tan daha kıskancı yoktur. Bu sebeple açık ve gizli olan hayâsızlıkları haram kılmıştır" buyurdu. İbn Ebî Şeybe, Buhârî, Müslim ve İbn Merdûye, Muğîre b. Şu'be'den bildirir: Sa'd b. Ubâde'nin: “Eğer birini hanımımla görsem, kılıçla boynunu vururdum" dediği Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) kulağına varınca şöyle buyurdu: “Sa'd'ın kıskançlığına şaşıyor musunuz? Vallahi ben Sa'd'dan daha kıskancım. Allah da benden daha kıskançtır. Bu sebeple Yüce Allah açık ve gizli olan hayâsızlıkları yasaklamıştır. Hiç kimse Allah'tan daha kıskanç değildir." İbn Merdûye'nin Ebû Hureyre'den bildirdiğine göre Resûlullah'a (sallallahü aleyhi ve sellem): “Ey Allah'ın Resûlü! Sen kıskanmaz mısın?" diye sorulunca, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): “Vallahi ben kıskanırım. Allah da benden daha kıskançtır. Bu sebeple Yüce Allah açık ve gizli olan hayâsızlıkları yasaklamıştır" buyurdu. Ebu'ş-Şeyh'in Hasan(-ı Basrî)'den bildirdiğine göre âyette geçen açıktan olan hayâsızlıktan kasıt, sütre olmadan yıkanmaktır. Abdürrezzâk'ın Yahya b. Ebî Kesîr'den bildirdiğine göre bir adam: “Ey Allah'ın Resûlü! Haddi gerektirecek bir günah işledim. Bana had (şeri ceza) uygula" deyince, Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) adama had uygulayıp, kızgınlığı yüzüne vurmuş bir şekilde minbere çıktı ve şöyle dedi: “Ey insanlar! Allah, sizlere açık ve gizli kötülükleri haram kılmıştır. Kim bu günahlardan birini işlerse, Allah'ın örtüsüyle örtünsün (günahını gizlesin). Kim bize gelip (şeri ceza gerektirecek) bir günahını itiraf ederse ona haddi uygularız. " İbn Ebî Şeybe, Ebû Câfer'den Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem): “Ben kıskancım. Hazret-i İbrâhîm de kıskançtı. Gönlü hasta olanlardan başka kıskanç olmayan insan yoktur" buyurduğunu nakletmiştir. İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim, Süddî'nin şöyle dediğini bildirir: “Âyette geçen (.....) kasıt, ma'siyettir. (.....) kelimesi ise haksız yere insanlara zulmetmek mânâsındadır." |
﴾ 33 ﴿