53

"Kitab ın haber verdiği sonuçtan başka bir şey mi bekliyorlar? Sonuç gelip çattığı gün, önceleri onu unutmuş olanlar, «Rabbîmîzîn peygamberleri şüphesiz bize gerçeği getirmişti, şimdi bize şefaat etsin, yahut geriye çevrilsek de işlediklerimizin başka türlüsünü işlesek» derler. Doğrusu kendilerini mahvetmişlerdir, uydurdukları şeyler onları koyup kaçmışlardır"

Abdürrezzâk, İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in Katâde'den bildirdiğine göre âyette geçen (.....) kelimesi, âkıbet anlamındadır.

İbn Ebî Şeybe, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Mücâhid, âyette geçen (.....) kelimesinden kastın vaad edilen azab, onların unutmasından kastedilenin ise, yüz çevirmeleridir.

İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre âyette geçen sonucun gelip çattığı günden kastedilen, kıyamet günüdür.

İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Süddî: (.....) ifadesini açıklarken:

“Bundan kasıt, âkıbet ve sonuçlardır. Bedir savaşı, kıyamet günü gibi yerlerde gerçekleşmesi vaad edilen şeylerdir" demiştir.

İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Rabî b. Enes,, bu âyeti açıklarken şöyle dedi:

“Hesab günü tamamlanıp, cennet ehli cennete, cehennem ehli de cehenneme girinceye kadar; onun te'vîlinden bir şey gelmekte devam eder. Ancak o gün te'vîli tamamlanmış olur. "Sonuç gelip çattığı gün" sözünden kastedilen gün, Yüce Allah'ın dostlarına ve düşmanlarına amellerinin karşılığını vereceği gündür. O gün, "...önceleri onu unutmuş olanlar, «Rabbimizin peygamberleri şüphesiz bize gerçeği getirmişti, şimdi bize şefaat etsin, yahut geriye çevrilsek de işlediklerimizin başka türlüsünü işlesek» derler...."

İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Zeyd, âyette geçen (.....) kelimesinin, gerçekleşme mânâsında olduğunu söyleyip:

“...işte bu; vaktiyle gördüğüm rüyanın gerçekleşmesidir..." âyetini okudu.

İbn Ebî Hâtim'in İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre "Uydurdukları şeyler onları koyup kaçmışlardır" sözünden kasıt, dünyada söyledikleri yalanlardır.

İbn Ebî Hâtim'in Katâde'den bildirdiğine göre "Uydurdukları şeyler onları koyup kaçmışlardır" sözünden kasıt, şirk koşmalarıdır.

53 ﴿