57

"Rahmetinin önünde, müjdeci olarak rüzgarları gönderen Allah'tır. Rüzgarlar, yağmur yüklü bulutları taşıdığında, onu ölü bir memlekete gönderir, su indirir ve onunla her türlü ürünü yetiştiririz; ölüleri de bunun gibi diriltip, çıkarırız; belki bundan ibret alırsınız"

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Âsim bu âyeti (.....) şeklinde çoğul olarak, (.....) kelimesindeki harfini ötreli, (.....) harfini sakin ve sonu da tenvinli olarak okumuştur.

İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh, Süddî'nin bu âyet hakkında şöyle dediğini bildirir:

“Allah rüzgarları gönderir ve rüzgarlar bulutları, gökle yerin birleştiği yerden getirdikten sonra Allah bulutları semada dilediği gibi yayar. Sonra semanın kapılarını açıp bulutların üzerine su akar, bundan sonra bulutlardan yağmur yağar."

İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre âyette geçen müjdeci kelimesinden kasıt, insanların Allah'ın gönderdiği rahmetle (yağmur) birbirini müjdelemesidir.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Abdullah el-Yemânî, bu âyeti şeklinde okumuştur.

İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in Süddî'den bildirdiğine göre âyette geçen rahmetten kasıt yağmurdur. "Ölüleri de bunun gibi diriltip, çıkarırız..."sözü ise, "Suyun vasıtasıyla bitkinin bittiği gibi, sizi de öldükten sonra diriltip çıkarırız" mânâsındadır.

İbn Ebî Şeybe, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh, Mücâhid'in, "Ölüleri de bunun gibi diriltip, çıkarırız..." sözünü açıklarken şöyle dediğini bildirir:

“Allah, ölüleri çıkarmak istediği zaman yağmur yağdırır ve yer yarılır. Sonra ruhları gönderir ve her ruh kendisine ait olan bedene girer. Allah, yeryüzünü yağmurla dirilttiği gibi, bu şekilde ölüleri diriltir."

57 ﴿