37"Haram ayları ertelemek, ancak inkârda daha da ileri gitmektir ki bununla inkâr edenler saptırılır. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uygun getirip böylece Allah'ın haram kıldığını helâl kılmak için haram ayı bir yıl helâl, bir yıl haram sayıyorlar. Onların bu çirkin işleri, kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah, inkarcı toplumu doğru yola iletmez." Taberânî, Ebu'ş-Şeyh ve İbn Merdûye, Amr b. Şuayb'dan, o babasından, o da dedesinden bildirir: Araplar bir yıl bir ayı, bir yıl da iki ayı helal sayarlardı. Haccı da ancak yirmialtı yılda bir tuttururlardı. Yüce Allah'ın, Kitab'ında bahsettiği "Nesî (erteleme)" de budur. Ebû Bekr'in, müslümanlann başında haccettiği yıl da işte bu yıla denk gelmişti. Bunun içindir ki Yüce Allah o haccı, Hacc-ı Ekber diye isimlendirmiştir. Ertesi yıl da Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) hacca gitti. Müslümanlar hilali gözetlediklerinde Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Zaman, Yüce Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı o ilk gün gibi olmuştur" buyurdu. İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh, İbn Ömer'den bildirir: Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Akabe'de durdu ve: “Nesî, Şeytandandır, küfürde ileri gitmektir. Bununla kafirler saptırılır. Zira haram olan bir ayı bir yıl helal, başka bir yıl ise haram yapıyorlar" buyurdu. Cahiliye döneminde de müşrikler bir yıl Muharrem ayını haram Safer ayını helal sayarken, bir yıl da Saf er ayını haram Muharrem ayını ise helal sayıyorlardı. Nesî denilen şey de budur. İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve İbn Merdûye, İbn Abbâs'tan bildirir. Künyesi Ebû Sumâme olan Cünâde b. Avf el-Kinânî, her yıl hac mevsiminde bulunur ve: “Bilmelisiniz ki Ebû Sumâme kınanamaz! İlk Safer (Muharrem) ayı bu yıl helaldir" diye seslenir ve o yıl Safer ayını helal kılardı. Bu şekilde bir yıl Safer ayını, bir yıl da Muharrem aynı haram kılardı. İşte Yüce Allah'ın: “Haram ayları ertelemek, ancak inkârda daha da ileri gitmektir ki bununla inkâr edenler saptırılır. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uygun getirip böylece Allah'ın haram kıldığını helal kılmak için haram ayı bir yıl helâl, bir yıl haram sayıyorlar,.," buyruğunda İfade edilen budur. İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: “Haram ayları ertelemek, ancak inkârda daha da ileri gitmektir.." âyetini açıklarken şöyle demiştir: “Cahiliye döneminde Muharrem ayına Safer de derlerdi. Safer de İlk Safer ile İkinci Safer olmak üzere iki taneydi. Bu şekilde bir yıl İlk Safer'i, bir yıl da İkinci Safer'i helal aylardan sayarlardı." İbn Cerîr ve Ebu'ş-Şeyh, Ebû Mâlik'den bildirir: Cahiliye döneminde müşrikler bir yılı on üç ay yaparlardı. Muharrem ayını da Safer ayı yaparlar ve bu ayda haram olan şeyleri helal kılarlardı. Yüce Allah da bu konuda: “Haram ayları ertelemek, ancak inkârda daha da ileri gitmektir..." âyetini indirdi. Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Tâvus: “Yüce Allah'ın Şeytandan arındırdığı ay Muharrem ayıdır" demiştir. Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Dahhâk: “Haram ayları ertelemek, ancak inkârda daha da ileri gitmektir ki bununla inkâr edenler saptırılır. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uygun getirip böylece Allah'ın haram kıldığını helâl kılmak için haram ayı bir yıl helâl, bir yıl haram sayıyorlar..." âyetini açıklarken şöyle demiştir: Künyesi Ebû Sumâme olan Cünâde b. Avf b. Ümeyye el-Kinânî, her yıl hac mevsiminde bulunur ve: “Bilmelisiniz ki Ebû Sumâme'ye karşı çıkılamaz ve kınanamaz! İlk Safer (Muharrem) ayı bu yıl helaldir" diye seslenir ve o yıl Safer ayını helal kılardı. Bu şekilde bir yıl Safer ayını, bir yıl da Muharrem ayını haram kılardı. Önceleri bir kabile haram aylardan birinde başka bir kabileye saldırmak istediği zaman Ebû Sumâme'ye gelir ve Safer ayı için: “Bu ayı bize helal kıl" derlerdi. Zira Araplar haram aylarda savaşmazlardı. Bu şekilde Ebû Sumâme bu ayı bir yıl helal sayarken diğer yıl haram sayardı. Ondan sonraki yıl da Muharrem ayını yine haram yapardı. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısını denkleştirip dörde tamamlarlar, ancak Safer ayını bir yıl helal bir yıl haram sayarlardı. İbn Merdûye, İbn Abbâs'tan bildirir: Nese, Fukaym oğullarından olan Kinâne kabilesinin Mâlik oğullarından bir topluluktur. Bu topluluğun başında bulunan son kişi Kalemmes adında biriydi. Muharrem ayını ilk erteleyen kişi de budur. Bu kişi kral gibiydi ve Muharrem ayını bir yıl haram, bir yıl da helal sayardı. Bu ayı haram saydığı zaman Zilka'de, Zilhicce ve Muharrem olmak üzere üç ay peşpeşe haram olurdu. Yüce Allah'ın da Hazret-i İbrâhim zamanında haram kaldığı ay sayısı buydu. Ancak bu ayı helal kıldığı zaman haram kılınan ayları dörde tamamlamak için bu ayın yerine Safer ayını haram kılardı ve: “Olduğu gibi haram ayları dörde tamamladım. Zira haram olan bir ayı helal kıldığım zaman yerine bir başka ayı haram kılarım" derdi. Kalemmes'in hükmü altında bulunan ve bu konularda ona uyan Araplarda uygulama bu şekildeydi. Ancak Yüce Allah, Muhammed'i (sallallahü aleyhi ve sellem) gönderince haram ayları üçü peşpeşe olmak üzere, biri de Cemaziyelâhir ile Şaban ayı arasında bulunan Mudar kabilesinin ayı Receb olmak üzere dört olarak belirledi. İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Ebû Vâil: “Haram ayları ertelemek, ancak inkârda daha da ileri gitmektir..." âyetini açıklarken: “Bu âyet, Kinâne oğullarından Nesî adında bir adam hakkında nazil oldu. Bu adam haram aylarda avaşıp ganimet elde etmek için Muharrem ayını Safer ayı kılardı" demiştir. İbn Ebî Hâtim, Ebû Vâil'den bildirir: “Nesî, Kinâne oğullarından sözüne ve görüşlerine itibar edilen bir adam ve liderdi. Bu kişi Muharrem ayını bir yıl Safer ayı yapar ve bu ayı helal kılarak bazı kabileler ganimetler elde ederlerdi. Diğer bir yıl da bu ayı tekrar haram sayarlardı." İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Katâde: “Haram ayları ertelemek, ancak inkârda daha da ileri gitmektir..." âyetini açıklarken şöyle demiştir: Dalâlet ahalisinden bazıları haram aylar içine Safer ayını da kattılar. Hac mevsiminde liderleri kalkıp: “Bilin ki ilahlarınız Muharrem ayını haram kıldı" derdi ve o yıl Muharrem ayını haram kılarlardı. Bir sonraki yıl da kalkıp: “Bilin ki ilahlarınız Safer ayını haram kıldı" derdi ve o yıl Safer ayını haram sayarlardı. Muharrem ile Safer ayına da İki Safer denilirdi. İlk olarak nesî yapanlar da Kinâne kabilesinden Mâlik oğullarıydı. Bunlar da üç kişiydi. Birisi Fukaym b. el-Hâris b. Kinâne oğullarından Ebû Sumâme künyeli Safvân b. Ümeyye'dir. Abdurrezzâk, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Mücâhid: “Haram ayları ertelemek, ancak inkârda daha da ileri gitmektir..." âyetini açıklarken şöyle demiştir: Yüce Allah haccı Zilhicce ayında farz kıldı. Müşrikler aylara Zilhicce, Muharrem, Safer, Rabiulevvel, Rabiulâhir, Cemâziulevvel, Cemaziyelâhir, Receb, Şâban, Ramazan, Şevval ve Zilka'de isimlerini verirlerdi. Zilhicce ayında hacceder ve ayları sayarken Muharrem'i zikretmez ona Safer derlerdi. Bu şekilde dedikten sonra ayları sayarken Receb ayına Cemaziyelâhir, Şâban ayına Ramazan, Ramazan ayına Şevvâl, Zilka'de ayına Şevvâl, Zilhicce ayına da Zilka'de derlerdi. Sonra da Muharrem ayına Zilhicce der ve bu ayda haccederlerdi. Muharrem ayında haccetmelerine rağmen bu ayın ismi onlarda Zilhicce olurdu. Haccettikten sonra ayları yine aynı sıralamayla kaydırarak sayarlar ve bu şekilde her yıl haccı farklı bir ayda ifa ederlerdi. Ebû Bekr'in emirliğinde gerçekleştirilen hac müşriklerin bu sıralamasında Zilka'de ayına denk geldi. Hazret-i Peygamber'in (sallallahü aleyhi ve sellem) haccettiği yılda ise müşriklerin de sıralamasında Zilhicce ayına denk geldi. İşte Hazret-i Peygamber'in (sallallahü aleyhi ve sellem) hutbesinde: “Zaman Yüce Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı gündeki durumuna geri dönmüştür" buyurması da bunu ifade etmektedir. İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Süddî bu âyeti açıklarken şöyle demiştir: Mâlik b. Kinâne oğullarından Ebû Umâme künyeli Cünâde b. Avf adında bir adam aylarda erteleme yapardı. Üç ay boyunca birbirlerine saldırmadan oturmak Araplara ağır gelirdi. Onun için Ebû Umâme haram aylarda bir kabileye saldırmak istediği zaman bir konuşma yapıp: “Muharrem ayını helal kılıp onun yerine Safer aynı haram yapıyorum" derdi. Bu şekilde Muharrem ayında savaşırdı. Safer ayı girince de kılıçlarını kaldırır, mızraklarının demirlerini sökerlerdi. Bir sonraki yıl da ise yine kalkıp bir konuşma yapar ve: “Safer ayını helal kılıp Muharrem ayını haram yapıyorum" derdi. Bu şekilde de haram aylarının dayısını dörde tamamlar, arada Muharrem ayı da helal kılınmış olurdu. İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs: “...Haram ayı bir yıl helâl, bir yıl haram sayıyorlar..." âyetini açıklarken şöyle demiştir: “Bu ay Safer ayıdır. Hevâzin ile Ğatafân kabileleri bu ayı bir yıl helal, bir yıl da haram sayarlardı." |
﴾ 37 ﴿