111"Şüphesiz Allah, müminlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah, bunu Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'ân'da kesin olarak vaadetmiştir. Kimdir sözünü Allah'tan daha iyi yerine getiren? O halde yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. Asıl büyük başarı işte budur." İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Muhammed b. Ka'b el-Kurazî ve başkaları şöyle demişlerdir: Abdullah b. Revâha (biat ederken), Allah Resûlü'ne: “Rabbin ve kendin için dilediğin şartı koş" dedi. Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem): “Rabbim için sadece ona ibadet etmeniz ve hiçbir şeyi kendisine ortak koşmamanız şartını koşuyorum. Kendim için ise canlarınızı ve mallarınızı koruduğunuz gibi beni de korumanız şartını koşuyorum" buyurdu. Biat edecekler: “Peki, bunu yapmamız halinde bizim için ne var?" diye sorunca, Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem): “Cennet var" karşılığını verdi. Onlar: “O zaman pek kazançlı bir alışveriş oldu. Bu alışverişi de ne bozar, ne de bozdururuz" deyince, Yüce Allah: “Şüphesiz Allah, müminlerden canlarım ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah, bunu Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'ân'da kesin olarak vaadetmiştir. Kimdir sözünü Allah'tan daha iyi yerine getiren? O halde yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. Asıl büyük başarı işte budur" âyetini indirdi. İbn Ebî Hâtim ve İbn Merdûye, Câbir b. Abdillah'tan bildirir: “Şüphesiz Allah, müminlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır..." âyeti nazil olduğu zaman Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Mescid'de bulunuyordu. İnsanlar bunu duyunca sevinç içinde tekbîr getirmeye başladılar. Ensar'dan ridasının kenarlarını omzuna atmış bir adam: “Yâ Resûlallah! Bu, nazil olan bir âyet mi?" diye sorunca, Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem): “Evet!" karşılığını verdi. Bunun üzerine adam: “O zaman pek kazançlı bir alışveriş oldu. Bu alışverişi de ne bozar, ne de bozdururuz" dedi. İbn Merdûye'nin Ebû Hureyre'den bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Allah yolunda kılıcım çeken (savaşan) kişi, Allah'a canını satmış demektir" buyurmuştur. İbn Sa'd, Ubâde b. Velîd b. Ubâde b. es-Sâmit'ten bildirir: Akabe gecesi Es'ad b. Zurâre, Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) elini tuttu ve: “Ey insanlar! Muhammed'e ne üzerine biat ettiğinizi biliyor musunuz? Arap olan olmayan herkesle, bütünüyle cinler ve insanlarla savaşmak üzere biat ediyorsunuz" deyince: “Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) savaştığıyla savaşır, barış yaptığıyla da barışırız" karşılığını verdiler. Es'ad b. Zurâre: “Yâ Resûlallah! Bana şartlarını söyle" deyince, Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Allah'tan başka ilah olmadığına, benim de Allah'ın Resûlü olduğuma şehadet etme, namazı kılıp zekatı verme, verilen emirleri dinleyip itaat etme, başınıza geçen yöneticilerle çekişmeme, canınız ile ailenizi koruduğunuz gibi beni de korumanız şartım koşuyorum" buyurdu. Onlar: “Kabul ediyoruz" dediler. Ensar'dan biri: “Yâ Resûlallah! Bu dediklerin senin içindir. Peki, bizim için bunun karşılığında ne var?" diye sorunca, Allah Resûlü: “Cennet ve zafer var" karşılığını verdi. İbn Sa'd, Şa'bî'den bildirir: Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) yanında amcası Abbâs b. Abdilmuttalib ile birlikte Akabe'de, Ensâr'dan yetmiş kişiyle buluşmak üzere yola çıktı. Abbâs da ileri görüşlü birisiydi. Vardıklannda, Ensar'a: “Sözcünüz konuşsun, ama kısa konuşsun. Zira müşrikler sizi gözetleyebilir ve sizin bu durumunuzu öğrenirlerse sizi rezil edebilirler" dedi. Bunun üzerine sözcüleri olan Ebû Umâme künyeli Es'ad kalktı ve: “Ey Muhammed! Rabbin için bizden ne istiyorsan söyle! Kendin için, ashabın için bizden istediğini söyle! Ve isteğini yerine getirmemiz halinde Yüce Allah'ın karşılık olarak bize ve size vereceğinden haber ver!" dedi. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Rabbim için, O'na ibadet etmenizi ve hiçbir şeyi O'na ortak koşmamanızı istiyorum. Kendim ve ashabım için ise kendinizi koruduğunuz gibi bizi korumanızı, yardım etmenizi ve barındırmanızı istiyorum" buyurunca: “Bunu yaparsak karşılığında ne alacağız?" diye sordular. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Cennet sizin olur" karşılığını verdi." Ravi der ki: Şa'bîbu hadisi aktardığında: “Genç, ihtiyar hiç kimse bu kadar kısa bir hutbe işitmiş değildir" derdi. İbn Ebî Şeybe'nin bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî): “Şüphesiz Allah, müminlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır..." âyetini okuduğu zaman: “Zaten canları kendisi yaratmış, malları da kendisi ihsan etmiştir" derdi. İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: “Şüphesiz Allah, müminlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır..." âyetini açıklarken: “Yüce Allah canlarının ve mallarının karşılığını fazlasıyla vermiştir" demiştir. İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh, Hasan(-ı Basrî)'den bildirin "Yeryüzünde ne kadar mümin varsa: “Şüphesiz Allah, müminlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır..." âyetinde zikredilen alışverişin içindedir." Başka bir lafızda Hasan: “Yüce Allah'ın her bir müminle yaptığı alışverişe bakın" demiş ve bu âyeti okumuştur. İbnu'l-Münzir, Ayyâş b. Utbe el-Hadramî vasıtasıyla İshâk b. Abdillah el- Medenî'den bildirir: “Şüphesiz Allah, müminlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır..." âyeti nazil olduğu zaman Ensar'dan bir adam Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) yanına girdi ve: “Yâ Resûlallah! Bu, nazil olan bir âyet mi?" diye sordu. Allah Resûlü: “Evet!" karşılığını verince, adam: “O zaman pek kazançlı bir alışveriş oldu. Bu alışverişi de ne bozar, ne de bozdururuz" dedi. Ayyâş der ki: “İshâk'ın bana bildirdiğine bütün Müslümanlar bu âyete muhataptır. İhtiyaç anında savaşa çıkan veya bu yolda üzerine düşen şeyi yapanlar bu âyetteki alışverişi yapmış demektir. Ancak ihtiyaç anında savaşa çıkmayanlar bu alışverişin dışındadır." İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr: “Şüphesiz Allah, müminlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah, bunu Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'ân'da kesin olarak vaadetmiştir. Kimdir sözünü Allah'tan daha iyi yerine getiren? O halde yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. Asıl büyük başarı işte budur" âyetini açıklarken şöyle demiştir: “Yüce Allah Cennet karşılığında müminlerden canlarını ve mallarını satın almıştır. Buna karşılık müminler Allah yolunda müşriklerle savaşırlar. Düşmanlarla savaşır ve öldürülürler. Yüce Allah da Tevrat'ta olsun, İncil'de olsun veya Kur'ân'da olsun Cennete yönelik verdiği sözünü tutar. Verilen sözü hiç kimse de Allah'tan daha iyi yerine getiremez. O zaman siz de âyette zikredilen bu alışverişi kabul edip buna sevinin. Yüce Allah'ın kendi yolunda hem öldürülen, hem de ölenler için verdiği karşılık olan Cennet, asıl büyük kazanç ve başarıdır." Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Katâde: “Şüphesiz Allah, müminlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah, bunu Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'ân'da kesin olarak vaadetmiştir..." âyetini açıklarken şöyle demiştir: “Yüce Allah, müminlere canlarının ve mallarının karşılığını fazlasıyla vermiştir. Tevrat'ta olsun, İncil'de olsun Allah yolunda öldürülen kişiyi de Cennete koyacağının sözünü vermiştir." İbn Cerîr ve Ebu'ş-Şeyh, Şimr b. Atiyye'den bildirir: Her bir Müslüman, ifa etse de ifa etmeden ölse de Yüce Allah'la öylesi bir alışverişi yapmış demektir. Zira Yüce Allah: “Şüphesiz Allah, müminlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah, bunu Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'ân'da kesin olarak vadetmiştir. Kimdir sözünü Allah'tan daha iyi yerine getiren? O halde yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. Asıl büyük başarı işte budur" buyurmuştur. Ebu'ş-Şeyh, Rabî'den bildirir: Abdullah b. Mes'ûd'un kıraatinde bu âyet: (.....) lafzıyladır. Ebu'ş-Şeyh, Süddî'den bildirir: “Şüphesiz Allah, müminlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır..."âyetini, "Güçsüzlere, hastalara ve sarfedecek bir şeyi bulunmayanlara, Allah ve Peygamberine bağlı kaldıkları müddetçe sorumluluk yoktur. İyi davrananlara sorumluluk olmaz. Allah bağışlayandır, merhamet edendir" âyeti neshetmiştir. Ebu'ş-Şeyh, Süleymân b. Musa'dan bildirir: “Yüce Allah'ın müminlerden canlarını satın aldığı alışveriş gereğince Müslümanlara yardım etmek her müslümanın üzerine farzdır." |
﴾ 111 ﴿