47

"Nuh Rabbine seslendi: «Rabbim! Oğlum benim ailemdendi. Doğrusu Senin vadin haktır. Sen hükmedenlerin en iyi hükmedenisin» dedi. Allah: «Ey Nuh! O senin ailenden sayılmaz; çünkü kötü bir iş işlemiştir; öyleyse bilmediğin şeyi Benden isteme. İşte sana öğüt bilgisizlerden olma» dedi. «Rabbim! Bilmediğim şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen kaybedenlerden olurum» dedi."

İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Hasan(ı- Basrî) der ki:

“Hazret-i Nûh, Rabbine seslenip şöyle dedi:

“Ya Rabbi! Oğlum benim ailemdendi. Sen de ailemi kurtaracağını vaad etmiştin. Oğlum da ailemdendi."

Abdurrezzâk, Firyâbî, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim, Ebu'ş-Şeyh ve İbn Asâkir, İbn Abbâs'ın şöyle dediğini bildirir:

“Hiçbir peygamberin hanımı zina etmemiştir. "...O senin ailenden sayılmaz..." âyetinden kastedilen:

“Bu, seninle kurtaracağımı vaad ettiğim aile fertlerinden değildir" mânâsındadır."

İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in Dahhâk vasıtasıyla bildirdiğine göre İbn Abbâs:

“Peygamberlerin hanımları zina etmezler" deyip, bu âyeti (.....) şeklinde okuyarak:

“Ey Nûh! Senin bu isteğin kötü bir istektir ve senden.böyle bir istekte bulunmana razı olmam" mânâsını verirdi.

Ebu'ş-Şeyh'in Saîd vasıtasıyla bildirdiğine göre Katâde, âyet hakkında şöyle demiştir:

“Yüce Allah, Hazret-i Nûh'a, herhangi biri için bir şey istemesini yasakladığı için, Hazret-i Nûh'un Rabinden, oğlu için istekte bulunması kötü bir istek olarak nitelenmiştir. Abdullah, bu âyeti (.....) şeklinde okumuştur. Katâde'den başkası, Hazret-i Nûh'un suda boğulan oğlunun adının Kenân olduğunu söylemiştir. Katâde, Kenân'ın, hem imanda, hem de amelde babasına ters düştüğünü söylemiştir.

Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Ebû Câfer er-Râzî der ki: Zeyd b. Eslem'e, bu âyeti nasıl okuduğunu sorduğumda, (.....) şeklinde okuduğunu söyledi.

Hâkim, el-Kunâ'da Ebu'l-Âliye'den, Ubey b. Ka'b'ın bu âyeti (.....) şeklinde okuduğunu bildirir.

İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Alkame, bu âyetin, İbn Mes'ûd'un kıraatında, (.....) şeklinde olduğunu söylemiştir.

İbn Cerîr, Ali (b. Ebî Talha) vasıtasıyla, İbn Abbâs'ın, (.....) âyetini:

“Bilmediğin bir konudaki isteğin iyi olmayan bir istektir" şeklinde açıkladığını bildirir.

Tayâlisî, Ahmed, Ebû Dâvud, Tirmizî, İbnu'l-Münzir ve İbn Merdûye, Şehr b. Havşeb vasıtasıyla, Esma binti Yezîd'den Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) bu âyeti, "(=İyi olmayan bir amel yaptı) şeklinde okuduğunu bildirir.

Ahmed, Ebû Dâvud, Tirmizî, Taberânî, Hâkim, İbn Merdûye ve Ebû Nuaym, el-Hitye'de, Şehr b. Havşeb vasıtasıyla Ümmü Seleme'den Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) bu âyeti (İyi olmayan bir amel yaptı) şeklinde okuduğunu bildirir.

Abd b. Humeyd der ki:

“Ümmü Seleme, Esrriâ binti Yezîd'dir." Ebû İsa et- Tirmizî:

“Bana göre iki rivayet aynı hadistir" demiştir.

Buhârî Tarih'te, İbn Merdûye ve Hatîb, Hazret-i Âişe'den, Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) bu âyeti, "(=İyi olmayan bir amel yaptı)" şeklinde okuduğunu bildirir.

İbn Merdûye, İbn Abbâs'tan, Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) bu âyeti,(.....) (=İyi olmayan bir amel yaptı) şeklinde okuduğunu bildirir.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İkrime der ki:

“Bu âyet bazı kıraatlerde, (.....) (=İyi olmayan bir amel yaptı) şeklinde okunmaktadır."

Ebu'ş-Şeyh, Dahhâk'ın, (.....) âyetini açıklarken:

“Hazret-i Nûh'un oğlunun yaptığı kötü amel küfürdü" dediğini bildirir.

Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr, bu âyeti, (.....) şeklinde okumuş ve:

“Yaptığı iş peygambere isyan etmekti" demiştir.

İbn Cerîr ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Mücâhid, "Öyleyse bilmediğin şeyi Benden isteme..." âyetini açıklarken:

“Yüce Allah, Hazret-i Nûh'a, onun oğlu olmadığını belirtmiştir" demiştir.

İbn Cerîr ve Ebu'ş-Şeyh, İbn Zeyd'in, "İşte sana öğüt, bilgisizlerden olma, dedi" âyetini şöyle izah etmiştir:

“Vaadettiğimi yerine getirmeyeceğimi zannedecek ve bunu Benden isteyecek kadar cahil olma. Böyle yapman bir hatadır." Bunun üzerine Hazret-i Nûh:

“Rabbim! Bilmediğim şeyi Senden istemekten Sana sığınırım" diyerek hatasından döndü.

Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Mücâhid der ki:

“Kişi, yüz şeyden sakınıp bir şeyden sakınmasa, takva sahibi olamaz. Yine, yüz şeyden uzaklaşıp bir şeyden uzaklaşmasa vera sahibi olamaz. Kendisinde cahillikten bir haslet bulunan cahillerden sayılır. Hazret-i Nûh:

“Rabbim! Oğlum benim ailemdendi..."dediği zaman Yüce Allah'ın:

“İşte sana öğüt, bilgisizlerden olma, dedi" buyurduğunu duymadın mı?"

Ebu'ş-Şeyh'in Fudayl b. İyâd'dan bildirdiğine göre Hazret-i Nûh, Rabbine:

“Rabbim! Oğlum benim ailemdendi" deyince, Yüce Allah:

“Ey Nûh! Oğium benim ailemdendi, demen (ve onu kurtarmamı istemen) iyi bir amel değildir. "Öyleyse bilmediğin şeyi Benden isteme. İşte sana öğüt, bilgisizlerden olma" dedi. Hazret-i Nûh, Yüce Allah'ın, "İşte sana öğüt, bilgisizlerden olma" âyetinden dolayı kırk yıl ağladı.

Ahmed Zühd'de, Vuheyb b. el-Verd el-Hadramî'nin şöyle dediğini bildirir:

“Yüce Allah, Hazret-i Nûh'u oğlundan dolayı kınayıp, "...İşte sana öğüt, bilgisizlerden olma"  buyurunca, üç yüz yıl ağladı ve gözyaşlarından dolayı gözlerinin altında çizgiler oluştu."

47 ﴿