68

"Semüd kavmine de kardeşleri Salih'i (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmimi Allah'a kulluk edin. Sizin O ndan başka tanrınız yoktur. O sizi yerden (topraktan) yarattı. Ve sizi orada yaşattı. O halde O ndan mağfiret isteyin; sonra da O'na tövbe edin. Çünkü Rabbim (kullarına) çok yakındır, (dualarını) kabul edendir. Dediler ki: «Ey Salih! Sen bundan önce içimizde ümit beslenen birisiydin. (Şimdi) babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi engelliyor musun? Doğrusu biz, bizi kendisine (kulluğa) çağırdığın şeyden ciddi bir şüphe içindeyiz.» (Salih) dedi ki: «Ey kavmim! Eğer ben Rabbimden (verilen) apaçık bîr delil üzerinde isem ve O bana kendinden bir rahmet (peygamberlik) vermişse, buna ne dersiniz? Bu durum karşısında O na âsi olursam beni Allah'tan (O'nun azabından) kim korur? O zaman siz de bana ziyan vermekten fazla bir şey yapamazsınız. Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın devesi. Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin (içsin). Ona kötülük dokundurmayın; sonra sizi yakın bir azap yakalar.» Eakat Semûd kavmi o deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler. Sâlih dedi ki: «Yurdunuzda üç gün daha yaşayın (sonra helâk olacaksınız)!» Bu söz, yalanlanamayan bir tehdit idi. Emrimiz gelince, Sâlih'i ve onunla beraber iman edenleri bizden bir rahmet olarak (azaptan) ve o günün zilletinden kurtardık, şüphesiz Rabbin kuvvetlidir, (her şeye) galip gelendir. Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çökekaldılar. Sanki orada hiç oturmamışlardı. Biliniz ki, Semûd kavmi gerçekten Rablerini inkâr ettiler. Yine bilesiniz ki, Semûd kavmi (Allah'ın rahmetinden) uzak kılındı."

Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Süddî, (.....) âyetinin:

“O, sizi yerden (topraktan) yarattı" mânâsında olduğunu söyledi.

İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in Mücâhid'den bildirdiğine göre (.....) âyeti:

“Sizi orada yaşattı" mânâsındadır.

İbn Ebî Hâtim'in İbn Zeyd'den bildirdiğine göre (.....) âyeti:

"Sizi yeryüzüne halife kıldı" mânâsındadır.

İbn Cerîr ve Ebu'ş-Şeyh, Mücâhid'in, (.....) âyetinin:

"Sizler (böyle yapmakla) sadece daha çok hüsrana uğrarsınız" mânâsında olduğunu söylediğini bildirir.

İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in Atâ el-Horasânî'den bildirdiğine göre (.....) âyeti:

“Bu yaptıklarınızla, sadece kötülüğünüzün ve hüsranınızın arttığını söylememi sağlarsınız" mânâsındadır.

Ebu'ş-Şeyh, İbn Cüreyc'in, (.....) âyetini açıklarken şöyle dediğini bildirir:

“Hazret-i Sâlih'in kavmi deveyi kestikleri zaman sadece üç günlük ömürleri kalmıştı ve bu üç gün tamamlanmadan azaba uğratılmadılar."

İbn Cerîr, Katâde'nin  (.....) âyetini açıklarken:

"Yüce Allah, rahmetiyle Hazret-i Sâlih'i o günden ve o günün rezil ve rüsvaylığından kurtardı" dediğini bildirir.

İbn Ebî Hâtim'in İbn Zeyd'den bildirdiğine göre âyette geçen kelimesi, ölü mânâsındadır.

İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in İbn Abbâs'tan naklettiğine göre (.....) âyeti:

“Sanki orada hiç yaşamamışlar" mânâsındadır.

İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh, İbn Abbâs'ın, (.....) âyetinin:

"Sanki orada hiç yaşamamışlar" mânâsında olduğunu söylediğini bildirir.

İbnu'l-Enbârî'nin el-Vakf ue'l-İbtidâ'da ve Tastî'nin İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Nâfi b. el-Ezrak ona:

“Bana yüce Allah'ın, âyette geçen (.....) sözünün mânâsını söyle" deyince, İbn Abbâs:

“Azaba maruz kaldıklarında, sanki dünyada bulunmamışlar ve yaşamamışlardı" demektir" cevabını verdi. Nâfi:

“Peki, Araplar öylesi bir ifadenin ne anlama geldiğini biliyorlar mı ki?" diye sorunca da, İbn Abbâs şöyle demiştir:

“Tabi ki! Yoksa Lebîd b. Rabîa'nın:

"Atlılar gelmeden önce güzel bir hayat yaşardım

Eğer inatçı nefsim ölümsüz olsaydı" dediğini bilmez misin?"

İbn Ebî Hâtim'in Katâde'den bildirdiğine göre (.....) âyeti:

“Sanki onun nimetlerinden hiç faydalanmamışlar" mânâsındadır.

68 ﴿