23

"Evinde bulunduğu kadın, onun nefsinden murat almak istedi, kapıları iyice kapattı ve «Haydi gel!» dedi. O da «(Hâşâ), Allah'a sığınırım! Zira kocanız benim velinimetimdir, bana güzel davrandı. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmaz!» dedi"

İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in Katâde'den bildirdiğine göre "Evinde bulunduğu kadın, onun nefsinden murat almak istedi..." buyruğunda bahsedilen kadın Aziz'in hanımıdır.

İbn Ebî Hâtim'in İbn Zeyd'den bildirdiğine göre Aziz'in hanımı, Hazret-i Yûsuf, ergenlik çağına gelince kendisinden murat almak istedi.

Abdurrezzâk, Buhârî, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim, Taberânî, Ebu'ş-Şeyh ve İbn Merdûye'nin Ebû Vâil'den bildirdiğine göre İbn Mes'ûd, bu âyeti, (.....) şeklinde (.....) ve (.....) harfini üstün olarak okuyunca, kendisine:

“Bazıları bu âyeti (.....) şeklinde okuyorlar" dedik. İbn Mes'ûd:

“Beni bırakın. Ben bana okutulduğu gibi okuyorum" karşılığını verdi.

İbn Cerîr ve Hâkim'in bildirdiğine göre İbn Mes'ûd, bu âyeti, (.....) şeklinde okumuştur.

İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs:

Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bana bu âyeti (.....) şeklinde okuttu. Bunun da mânâsı:

“Haydi gel" demektir."

Ebû Ubeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in değişik kanallarla bildirdiğine göre İbn Abbâs bu âyeti, İbn Mes'ûd'un okuduğu gibi (.....) şeklinde okur ve:

“Aziz'in hanımı:

“Haydi gel" diyerek Hazret-i Yûsuf'u nefsine davet etti" derdi.

İbn Ebî Şeybe, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre (.....) kelimesi, "Haydi gel" mânâsındadır ve Kıptîcedir.

İbn Cerîr ve Ebu'ş-Şeyh'in İkrime'den bildirdiğine göre (.....) kelimesi Havrânicedir.

İbn Cerîr'in Süddî'den bildirdiğine göre (.....) kelimesi Kıptîcedir.

İbn Cerîr'in Hasan(ı Basrî)'den bildirdiğine göre (.....) kelimesi Süryanice bir kelime olup kadın bununla yanına gelmesi için kendisini çağırmaktadır.

İbn Cerîr ve Ebu'ş-Şeyh'in Saîd b. Cübeyr'den bildirdiğine göre (.....) kelimesi, "Haydi gel" mânâsındadır.

İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh, Mücâhid'in, (.....) kelimesini açıklarken şöyle dediğini bildirir:

“Kadın kendini Hazret-i Yûsuf'un önüne atıp yattı ve onu kendisiyle beraber olmak için çağırdı."

İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in Mücâhid'den bildirdiğine göre (.....) kelimesi, Kadının, Hazret-i Yûsuf'u nefsine çağırdığı Arapça bir kelimedir.

Ebû Ubeyd, İbnu'l-Münzir ve Ebu'ş-Şeyh'ih bildirdiğine göre Yahyâ b. Vessâb, bu âyeti, (.....) şeklinde:

“Senin için hazırlandım" mânâsında okumuştur.

Ebû Ubeyd, İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim bildirir: İbn Abbâs bu âyeti (.....) şeklinde:

“Senin için hazırlandım" mânâsında okumuştur.

Tastî'nin İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Nâfi b. el-Ezrak ona:

“Bana yüce Allah'ın, âyette geçen (.....) sözünün mânâsını söyle" deyince, İbn Abbâs:

“Senin için hazırlandım. Kalk ve ihtiyacını gider" demektir" cevabını verdi. Nâfi:

“Peki, Araplar öylesi bir ifadenin ne anlama geldiğini biliyorlar mı ki?" diye sorunca da, İbn Abbâs şöyle demiştir. "Tabi ki! Yoksa ühayhe el- Ensârî'nin:

Beni çağıran yaralıyı onunla korurum.

Delikanlılara haydi kalkın denilince" dediğini bilmez misin?"

İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Ebû Vâil, bu âyeti (.....) şeklinde:

“Senin için hazırlandım" mânâsında okurdu.

İbn Cerîr, İkrime ve Ebû Abdirrahman'dan aynı rivâyette bulunmuştur.

İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Zir b, Hubeyş, bu âyeti (.....) şeklinde:

“Haydi gel" mânâsında okurdu. Ebû Ubeyd der ki:

“Kisâî, bu ibareyi Hicaz'a gelen Necd'lilerin kullandığını ve mânâsının da:

“Haydi gel" olduğunu söyledi.

Ebû Ubeyd ve İbnu'l-Münzir, Abdullah b. Âmir el-Yahsabî'nin, bu âyeti (.....) şeklinde, (.....) harfini esre, (.....) harfini ise üstün olarak okuduğunu bildirir.

İbn Ebî Şeybe, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Mücâhid, (.....) âyetinden kadının kocasının kastedildiğini söyledi.

İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Ebû Bekr b. Ayyâş, (.....) âyetinden kadının kocasının kastedildiğini söyledi.

23 ﴿