24"And olsun kî kadın Yusuf'a karşı istekli idi; Rabbin den bir işaret görmeseydi Yusuf da onu isteyecekti. İşte ondan kötülüğü ve fenalığı böylece engelledik. Doğrusu o bizim çok samimi kullarımızdandır." Abdurrezzâk, Firyâbî, Saîd b. Mansûr, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim, Ebu'ş-Şeyh ve Hâkim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs der ki: Kadın, Hazret-i Yûsuf'a istek duyunca süslendi sonra yatağına uzandı. Hazret-i Yûsuf ta kadını istedi ve o da bacakları arasında oturup elbiselerini çıkarmaya başladı. Bunun üzerine semadan: “Ey Yâkub'un oğlu! Tüyleri yolunup tüysüz kalan kuş gibi olma" diye bir ses geldi, ama Hazret-i Yûsuf bu sesten ibret almadı. Sonunda Rabbinden işareti aldı. Yani Cibrîl'i, Hazret-i Yâkub suretinde parmaklarını ısırmış, onu tehdit eder halde görünce korktu ve şehveti parmak uçlarından çıktı. Hazret-i Yûsuf kapıya koşup onun kapalı olduğunu görünce ayağıyla vurup kapıyı açtı. Kadın da peşinden koşup yetişerek gömleğini tutup çekerek yırttı. Bu sırada kadının kocasına rastladılar. İbn Cerîr, Ebu'ş-Şeyh ve Ebû Nuaym, el-Hitye'de bildiriyor: İbn Abbâs'a, Hazret-i Yûsuf'un kadına olan isteğinin hangi boyuta ulaştığı sorulunca şöyle cevap verdi: “Uçkurunu çözdü ve onun önüne sünnetçinin oturuşu gibi oturdu. O zaman kendisine: “Ey Yusuf! Tüylü olup ta zina edince tüysüz kalan kuş gibi olma" diye seslenildi. Ebû Nuaym, el-Hilye'de, Ali b. Ebî Tâlib'in, (.....) âyetini açıklarken şöyle dediğini bildirir: Hem kadın, hem Hazret-i Yûsuf birbirlerini arzuladılar ve Hazret-i Yûsuf uçkurunu çözecekken, kadın evin bir köşesinde inci ve yakutlarla süslü bir taç giydirilmiş bir puta kalkıp beyaz bir örtüyle üzerini kapattı. Hazret-i Yusuf ona: “Ne yapıyorsun?" diye sorunca, kadın: “Bu ilahımın beni bu şekilde görmesinden utanırım" cevabını verdi. Hazret-i Yûsuf: “Sen, yemeyen ve içmeyen bir puttan utanırsın da, ben her canlının yaptığını gören ilahımdan utanmam mı!" dedikten sonra: “Bir daha hiçbir zaman beni elde edemeyeceksin" dedi. Rabbinden aldığı işaretten kasıt budur." Abdurrezzâk, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Mücâhid, (.....) âyetini açıklarken şöyle dedi: “Hazret-i Yûsuf, şalvarını çözdü ve kocanın, hanımının önünde oturuşu gibi oturdu. O zaman Hazret-i Yâkub kendisine görünüp eliyle göğsüne vurdu ve Hazret-i Yûsuf'un şehveti parmak uçlarından çıktı." İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim, Ebu'ş-Şeyh ve Hâkim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs, (.....) âyetini açıklarken şöyle dedi: “Hazret-i Yakub'un Hazret-i Yusuf'a görünmüş, eliyle onun göğsüne vurmuş ve Hazret-i Yusuf'un şehveti parmak uçlarından çıkmıştır." İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs, (.....) âyetini açıklarken şöyle dedi: “Evin ortasında babası Yâkub'un, büyük parmağını ısırmış bir şekilde sûretini gördü ve sırtını dönüp kaçarak: «Senin hakkına yemin olsun ki bir daha böyle bir şey yapmayacağım» dedi." İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh, İkrime ve Saîd b. Cübeyr'in, (.....) âyetini açıklarken şöyle dediğini bildirir: “Hazret-i Yusuf kemerini çözüp hain kimsenin oturduğu gibi kadının önünde oturunca, babasının parmaklarını ısırmış bir şekildeki sûretini gördü. Babası onu göğsünden itince Hazret-i Yusuf'un şehveti parmak uçlarından çıktı. Hazret-i Yâkûb'un bütün çocuklarının on iki çocuğu olmuştur. Bu şehveti sebebiyle Hazret-i Yûsuf'un sadece on bir çocuğu olmuştur." İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Mücâhid, (.....) âyetini açıklarken şöyle dedi: “Hazret-i Yûsuf'a Hazret-i Yâkûb'un sureti görünüp göğsüne vurunca Hazret-i Yusuf'un şehveti parmak uçlarından çıktı. Hazret-i Yâkub'un, Hazret-i Yûsuf dışındaki bütün çocuklarının on iki oğlu olmuş, Hazret-i Yûsuf'un ise sadece iki oğlu olmuştur." İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Hasan, (.....) âyetini açıklarken şöyle dedi: Hazret-iYûsuf, Hazret-i Yâkub'un parmaklarını ısırmış: “Ey Yûsuf! Ey Yûsuf!" dediğini gördü. İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh bildiriyor: Katâde bu âyet hakkında şöyle dedi: “Hazret-i Yûsuf, Rabbinin âyetlerinden birini gördü ve gördüğü âyet günahı işlemesine engel oldu. Bize bildirildiğine göre Hazret-i Yûsuf'a, Hazret-i Yâkub parmağını ısırmış ve: “Ey Yûsuf! Sen sefihlerin yaptığını mı yapmak istiyorsun? Oysa sen Allah katında peygamberlerden yazılmışsın" derken gösterilmiştir. Hazret-i Yûsuf'un, Rabbinden aldığf işaret budur. Allah bu işaretle onun mafsallarında olan bütün şehvetini alıp çıkardı." İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh, Muhammed b. Ka'b'ın, (.....) âyetini açıklarken şöyle dediğini bildirir: Hazret-i Yûsuf'a, Hazret-i Yâkub parmağını ısırmış ve: “Ey Yûsuf b. Yâkub b. İshâk b. İbrâhim Halilu'r-Rahmân! İsmin peygamberler arasında yazıldığı halde sefihlerin yaptığını mı yapmak istiyorsun!" derken gösterilmiştir. Abdurrezzâk, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in Mücâhid'den bildirdiğine göre Hazret-i Yûsuf, Hazret-i Yâkub'un sûretini duvarda gördü. İbn Ebî Şeybe, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Hasan der ki: “Söylendiğine göre evin tavanı açıldı ve Hazret-i Yûsuf, Hazret-i Yâkub'un parmaklarını ısırdığını gördü." Abdullah b. Ahmed, Zühd'ün zevâidinde, Hasan(-ı Basrî)'ın, "And olsun ki kadın Yusuf'a karşı istekli idi; Rabbin'den bir işaret görmeseydi Yusuf da onu isteyecekti..." âyetini açıklarken şöyle dediğni bildirir: “Hazret-i Yûsuf onu isteyince: “Ey Yûsuf! Başını kaldır" denildi. Hazret-i Yûsuf başını kaldırınca, evin tavanında bir sûretin: “Ey Yûsuf! Sen peygamberler arasında yazılmışsın" dediğini gördü. Böylece Yüce Allah kendisini bu günahı işlemekten korudu." Ebû Ubeyd, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Ebû Sâlih der ki: “Hazret-i Yûsuf evin tavanında Hazret-i Yâkub'un suretinin: “Ey Yûsuf! Ey Yûsuf!" dediğini gördü. İbn Cerîr, Zührî'nin vasıtasıyla Humeyd b. Abdirrahman'dan bildirdiğine göre Hazret-i Yûsuf'un gördüğü burhandan kasıt, Hazret-i Yâkub'dur. İbn Cerîr, Kâsım b. Bezze'nin şöyle dediğini bildirir: “Hazret-i Yûsuf'a: “Ey Yâkub'un oğlu! Zina edip tüysüz kalan kuş gibi olma" diye seslenildi, ama Hazret-i Yûsuf bu sese kulak asmadı. Tavana baktığı zaman Hazret-i Yâkûb'un parmağını ısırmış bir şekilde yüzünü gördü ve babasından utanarak korku içinde kalktı." İbn Cerîr, Ali b. Buzeyme'den bildirir: “Hazret-i Yâkub'un her oğlunun on ikişer çocuğu doğuyordu. Bu şehveti sebebiyle Hazret-i Yûsuf'un sadece on bir çocuğu olmuştur." İbn Cerîr'in Şimr b. Atiyye'den bildirdiğine göre Hazret-i Yûsuf, Hazret-i Yâkub'un, parmağını ısırarak: “Ey Yûsuf!" diyen sûretine bakınca, kadına yaklaşmaktan vazgeçip kalktı." İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Dahhâk der ki: “Söylendiğine göre Hazret-i Yûsuf'a Hazret-i Yâkub'un sûreti gösterilince ondan utandı." İbn Ebî Hâtim'in Evzâî'den bildirdiğine göre İbn Abbâs, "Rabbin'den bir işaret görmeseydi Yusuf da onu isteyecekti..." âyetini açıklarken şöyle derdi: “Allah'ın Kitab'ından yaptığı şeyi yasaklayan bir âyet gördü. Bu âyet kendisine bir duvarda gösterildi." İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Muhammed b. Ka'b el- Kurazî der ki: Hazret-i Yûsuf'un gördüğü burhan, Allah'ın Kitab'ında olan şu üç ayettir: “Oysa yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler. Değerli, dürüst kâtipler. Onlar, siz her ne yaparsanız bilirler.", "Ne iş yaparsan yap ve sizler ona dair Kur'ân'dan ne okursanız okuyun; ne yaparsanız yapın; yaptıklarınıza daldığınız anda, mutlaka Biz sizi görürüz. Yerde ve gökte hiçbir zerre Rabbinden gizli değildir. Bundan daha küçüğü veya daha büyüğü şüphesiz apaçık bir Kitab'dadır. İyi bilin ki, Allah'ın dostlarına korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir" ve "Herkesin yaptığını gözeten Allah, bunu yapamayan putlarla bir olur mu? Onlar Allah'a ortak koştular. De ki: “Onlara bir ad bulun bakalım; yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi Allah'a haber veriyorsunuz? Yoksa kuru sözlere mi aldanıyorsunuz? Fakat inkar edenlere, kurdukları düzenler güzel gösterildi ve doğru yoldan alıkonuldular. Zaten Allah'ın saptırdığına yol gösteren bulunmaz." İbn Ebî Şeybe, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Muhammed b. Ka'b der ki: “Hazret-i Yûsuf, evdeki duvarın bir tarafında, "Sakın zinaya yaklaşmayın; doğrusu bu çirkindir, kötü bir yoldur" yazılı olduğunu gördü." İbnu'l-Münzir ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Vehb b. Münebbih der ki: “Hazret-i Yûsuf ve Aziz'in hanımı baş başa kalınca, aralarında üzerinde İbranice "Herkesin yaptığını gözeten Allah, bunu yapamayan putlarla bir olur mu..." âyetinin yazılı olduğu bir el göründü. El ortadan kaybolunca eski hallerine geri döndüler. O zaman el bir daha çıktı. Bu sefer üzerinde İbranice olarak "Oysa yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler. Değerli, dürüst kâtipler. Onlar, siz her ne yaparsanız bilirler" âyeti yazılıydı. El bir daha kayboldu ve onlar da eski hallerine geri döndüler. Bu sefer el üçüncü defa çıktı. Bu sefer de üzerinde "Sakın zinaya yaklaşmayın; doğrusu bu çirkindir, kötü bir yoldur" yazılıydı. El ortadan kaybolunca eski hallerine geri döndüler. O zaman el dördüncü defa ortaya çıktı. Bu sefer üzerinde İbranice olarak "Allah'a döndürüleceğiniz, sonra da herkese hak ettiğinin eksiksiz verileceği ve kimsenin haksızlığa uğratılmayacağı bir günden sakının" âyeti yazılıydı. Bunun üzerine Hazret-i Yûsuf koşarak oradan uzaklaştı. İbn Cerîr'in İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre âyette geçen burhandan kasıt, meleğin sûretini görmesidir. Ebu'ş-Şeyh ve Ebû Nuaym el-Hilye'de, Câfer b. Muhammed'in şöyle dediğini bildirir: Hazret-i Yûsuf, Aziz'in hanımıyla eve girince evde bir put vardı. Kadın: “Olduğun yerde dur da putların en büyüğünü örteyim. Çünkü ondan utanırım" deyince, Hazret-i Yûsuf: “Bu kadın puttan utanıyor. Ben Allah'tan utanmaya daha müstahakım" deyip ondan yüz çevirerek uzaklaştı. İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Abdurrahman b. Yezîd b. Câbir, "İşte ondan kötülüğü ve fenalığı böylece engelledik" âyetini açıklarken: “ Âyette kastedilen, zina ve kötü ahlaktır" demiştir. Ebu'ş-Şeyh, Dahhâk'ın, "Doğrusu o bizim çok samimi kullarımızdandır" âyetini açıklarken: “O, Allah ile beraber başka şeye ibadet etmeyen kişilerdendir" dediğini bildirir. |
﴾ 24 ﴿