35"Sonunda (Aziz ve arkadaşları) kesin delilleri görmelerine rağmen (halkın dedikodusunu kesmek için yine de) onu bir zamana kadar mutlaka zindana atmaları kendilerine uygun göründü" İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre İkrime der ki: İbn Abbâs'a, "Sonunda (Aziz ve arkadaşları) kesin delilleri görmelerine rağmen (halkın dedikodusunu kesmek için yine de) onu bir zamana kadar mutlaka zindana atmaları kendilerine uygun göründü" buyruğundaki delillerin ne olduğunu sorduğumda şöyle cevap verdi: “Bu soruyu senden önce kimse sormamıştı. Gömleğin yırtılması, Aziz'in hanımının, Hazret-i Yûsuf'un bedenindeki izi, kadınların parmağını kesen bıçak izleri ve Aziz'in hanımının: »Eğer onu zindana atmazsan halk kendisinin masum olduğuna inanır» bu delillerdendir." İbn Ebî Şeybe, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İkrime: “Gömleğin arkadan yırtılması ve yüzünün tırmalanması delillerdendir" demiştir. İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Mücâhid: “Âyetteki delillerden kasıt, gömleğin arkadan yırtılmasıdır" demiştir. Ebu'ş-Şeyh'in İbn Zeyd'den bildirdiğine göre delillerden bit tanesi de bebeğin konuşmasıdır. İbn Cerîr'in Katâde'den bildirdiğine göre delillerden kasıt, kadınların ellerini kesmeleri ve gömleğin yırtılmasıdır. Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre İkrime der ki: Görüş sahibi birisi Aziz'e: “Bu köleyi bırakırsan, halka çıkıp suçsuz olduğunu söyleyerek olayı anlatır. Kadın ise evinden çıkmadığından dolayı, halk Yûsuf'a onanır ve aileni rezil ederler" deyince, Aziz, Hazret-i Yûsuf'un hapsedilmesini emretti. Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim, Ebu'ş-Şeyh ve Hâkim, İbn Abbâs'ın şöyle dediğini bildirir: Hazret-i Yûsuf üç defa cezalandırıldı: Birincisi, Aziz'in hanımına meyledince hapsedilerek cezalandırıldı. İkincisi rüya yorumunu isteyen kişiye: “Beni efendinin yanında an" demesi üzerine hapiste bir kaç yıl daha kaldı ve hapis süresinin uzamasıyla cezalandırıldı. Diğeri ise kardeşlerine: “Siz gerçekten hırsızlık yaptınız" demesi üzerine, onlar da buna karşılık: “Eğer o çalmış bulunuyorsa, onun daha evvet bir kardeşi de çalmıştı" diye cevap vererek (hırsızlıkla itham edilerek) cezalandırıldı." İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve Ebu'ş-Şeyh, İkrime'nin, "Onu bir zamana kadar mutlaka zindana atmaları kendilerine uygun göründü" buyruğundaki: “bir zamana kadar" sözünden kasıt yedi yıldır" dediğini bildirir. İbnu'l-Enbârî el-Vakf ve'l-İbtidâ'da ve Hatîb Tarih'te, Abdurrahman b. Ka'b b. Mâlik'ten, babasının şöyle dediğini bildirir: Hazret-i Ömer, bu âyeti (.....) şeklinde okuyan birisini görünce kendisine: “Bunu sana kim okuttu?" diye sordu. Adam: “İbn Mes'ûd okuttu" cevabını verince, Hazret-i Ömer: “Bu âyet (.....) şeklinde okunur" deyip İbn Mes'ûd'a şöyle yazdı: “Allah'ın selamı üzerine olsun. Derim ki; Allah Kur'ân'ı indirmiş ve onu apaçık Arapça yapmıştır. Onu Kureyş'in diliyle indirmiştir. Bu mektubum sana geldiğinde, insanlara Kur'ân'ı Kureyş'in diliyle okut. Huzeyl kabilesinin diliyle okutma." |
﴾ 35 ﴿