31

"İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn Cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyeceklerdir. O ne güzel karşılıktır! Cennet de ne güzel bîr yaslanacak yerdir!"

İbn Merdûye'nin, Sa'd'dan bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Eğer Cennet ahalisinden bir kişi çıksa ve kolundaki bilezikler görünse, güneş ışığının yıldızların ışığını kaybettirdiği gibi bileziklerin parıltısı da Güneş'in ışığını kaybeder" buyurmuştur.

Taberânî M. el-Evsat'ta ve Beyhakî'nin Ba's'ta Ebû Hureyre'den bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Cennet ahalisinden en aşağı derecede olan kişinin üstündeki süsler, bütün dünya zineti kadardır. Allah'ın âhirette Cennet ahalisinden bir kişiye verdiği süsler, bütün dünyanın zinetinden daha üstündür" buyurmuştur.

İbn Ebî Şeybe ve İbn Ebî Hâtim ve el-Azame'de Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Ka'bu'l-Ahbâr der ki: "Allah'ın bir meleği -diğer bir lafızda: Cennette meleği- vardır. Onun adını söylemek isteseydim söylerdim. Bu melek yaratıldığı zamandan kıyamet gününe kadar Cennet ehlinin zinet eşyalarını işler. Eğer o zinetlerden bir tane getirilecek olsa Güneş ışığını yok ederdi. Cennet ehlinin inciden taçları vardır. Eğer o taçlardan bir tane gökyüzünden dünyaya indirilecek olursa Güneş ışığının Ay ışığını kaybettirdiği gibi tacın parıltısı Güneş'in ışığını kaybeder."

Abd b. Humeyd ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İkrime: "Cennet ehli altın, inci ve gümüşten bileziklerle süslenirler. Bunlar kendileri için her şeyden daha hafiftir. Çünkü onlar nurdandır" dedi.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Mücâhid: "...Altın bilezikler..." ifadesini açıklarken: "Burada boynuzdan bilezikler kastedilmektedir" dedi.

Buhârî ve Müslim'in, Ebû Hureyre'den bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Mümin kişinin takınacağı süsler, abdest suyunun ulaştığı yere kadar ulaşır" buyurmuştur.

Nesâî ve Hâkim'in bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ailesine zinet eşyaları takmayı ve ipek giyinmeyi yasaklayıp: "Eğer Cennet zinetini ve Cennet ipeğini seviyorsanız onları dünyada giyinip kuşanmayın" buyururdu.

Tayâlisî, Târih'te Buhârî, Nesâî, Bezzâr, İbn Merdûye ve Ba's'ta Beyhakî'nin bildirdiğine göre İbn Ömer der ki: Bir kişi: " Resûlallah! Bize Cennet ahalisinin giyeceklerinden haber ver, onlar yaratılacak mı yoksa dokunacak mı?" diye sorunca, Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Hayır, Cennet meyveleri yarılacak ve giysiler bunların içlerinden çıkacaktır" buyurdu.

İbn Merdûye, Câbir'in hadisinden bunun aynısını bildirir.

Beyhakî'nin bildirdiğine göre Ebu'l-Hayr Mersed b. Abdillah: "Cennette meyvesi ipek olan bir ağaç vardır. Cennet ehlinin elbiseleri ondan olacaktır" dedi.

İbn Ebî Şeybe ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Dahhâk: "îstebrak kalın ipektir. Farsça'da ise adı istibrdir" dedi.

İbn Ebî Şeybe ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İkrime: "îstebrak kalın ipektir" dedi.

Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Katâde: "îstebrak ipeğin kalınıdır" dedi.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Abdurrahman b. Sâbit der ki: "Allah, Cennet ehlinden bir kuluna elbiseler gönderecek ve o bu elbiseleri beğenerek: «Cennetleri gördüm, ama bu elbiseler gibisini görmedim» diyecektir. Bunun üzerine elbiseleri getiren elçi: "Rabbiniz, bu elbiselerden bu kul için dilediği kadar yapılmasını emrediyor" diyecektir.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Ka'b(u'l-ahbâr): "Eğer Cennet ehlinin elbiselerinden bir elbise bugün dünyada çıkacak olsaydı ona bakan kişi kendinden geçer, ona bakmaya gücü yetmezdi" dedi.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Süleym b. Âmir der ki: "Cennet ehlinden bir kişi Cennet elbiselerinden bir elbise giyecektir. Onu iki parmağı arasında tutacak ve inceliğinden dolayı onu hissetmeyecektir. Onu giydiğinde ayaklarına kadar kızıla bürünecektir. Bir anda yetmiş kat elbise giyecektir. En aşağısı kırmızı gelincik çiçeği gibi olacaktır. Yetmiş kat elbiseyle ancak örtünebilecektir. Kişinin dünyada iken boynuna sığmayacağından dolayı yetmiş kat elbise giymesi olanaksızdır.

Hâkim'in Râfi'den bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Kim bir ölüyü kefenlerse; Allah ona Cennette ince ve kalın ipekten elbiseler giydirecektir" buyurmuştur.

İbn Ebî Hâtim'in, Heysem b. Mâlik et-Tâî'den bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Kişi tahtına oturup yaslandığı zaman bıkmadan ve diğer tarafına dönmeden (oturuş şeklini değiştirmeden) yaklaşık kırk yıl oturacaktır. Canının istediği ve hoş gördüğü her şey ona verilecektir" buyurmuştur.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Sâbit der ki: Bize bildirildiğine göre kişi Cennette tahtına oturup yaslandığı zaman yetmiş yıl (bir tarafa dönmeden) yaslanmış olarak kalacaktır. Yanında hanımlarından bazıları, hizmetçileri ve Allah'ın kendisine ikram ettiği nimetler bulunacaktır. O dönüp baktığı zaman daha önce hiç görmemiş olduğu kadınlar görecektir. Onlar: "Bizim senden nasiplenme zamanımız geldi" diyecektir.

İbn Ebî Şeybe, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Karyola cibinliğin içindedir. Onun üzerinde gökyüzüne uzanmış bir fersah yüksekliğinde işlenmiş döşekler vardır" dedi.

Beyhakî'nin Ba's'ta bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Karyola cibinliğin içinde olmadıkça orada yaslanacak yastık da olmaz. Cibinliğin içinde olmayan karyolanın yaslanacak yastığı da olmaz. Ancak ikisi birleştiği zaman orada yastık bulunur" dedi.

İbn Ebî Şeybe, Hennâd, Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Orada tahtlar üzerine kurularak..." âyetini açıklarken: "Karyolaların üzerinde cibinlikler vardır" dedi.

Abd b. Humeyd ve Beyhakî'nin bildirdiğine göre Mücâhid: "Yastıklar inci ve yâkuttan işlenmiştir" dedi.

Abd b. Humeyd ve el-İbtidâ'da İbnu'l-Enbârî'nin bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî): "Yemen ahalisinden birini görene kadar erîke'lerin ne olduğunu bilmezdik. Onun bize bildirdiğine göre, onlara göre erîke; içinde karyola bulunan cibinliktir" dedi.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Recâ' der ki: "Hasan'a erîke ifadesi sorulunca: "Bu cibinliktir. Yemen ahalisi: «Filan kişinin cibinliği» derler" dedi.

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İkrime'ye erîkeler, sorulunca: "Karyolalar üzerinde olan cibinliklerdir" dedi.

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Katâde: "Erîkeler, içlerinde karyolalar bulunan cibinliklerdir" demiştir.

31 ﴿