36

"Onlara şu îki adamı örnek ver; Birisine iki üzüm bağı verip çevresini hurmalıklarla çevirmiş ve aralarında ekinler bitirmiştik. Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de ırmak fışkırtmıştık. Onun başka ürünleri de vardı. Arkadaşıyla konuşurken ona: «Benîm malım senınkînden daha çok. Adamlardan yana da senden daha üstünüm» dedi. Böylece nefsine zulmederek bağına girdi ve, «Bunun yok olacağını hiç sanmıyorum» dedi. Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Rabbime döndürülsem bile andolsun bundan daha iyi bir sonuç bulurum."

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Süddî: "...Birisine iki üzüm bağı verip..." âyetini açıklarken şöyle demiştir: "Burada Cennetten kasıt bostandır. Onun (âyette bahsedilen kişinin), içinde sadece bir duvarı olan bir bostanı vardı. Duvarla bostanın arasında bir akarsu bulunmaktaydı. Akarsu bostanı ikiye ayırdığı için iki Cennet şeklinde zikredilmiştir. Bostanda bulunan duvardan dolayı Cennet diye adlandırmıştır."

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Yahya b. Ebî Amr eş-Şeybânî: "İki Cennetin nehri, Ebû Furtus nehridir" dedi. İbn Ebî Hâtim: "Bu Remle denilen yerde meşhur bîr nehirdir" demiştir.

İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı.." âyetini açıklarken: "Burada eksik bırakmaz ifadesiyle Cennet ağaçlarının hepsinin meyve vermesi kastedilmektedir" dedi.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Süddî: "...Bu iki bağın arasından birde nehir fışkırtmıştık" âyetini açıklarken: "İki bağın ortasından bir de nehir fışkırtmıştık, mânâsındadır" dedi.

İbn Ebî Hâtim'in, Ali (b. Ebi Talha) vasıtasıyla bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Onun başka ürünleri de vardı..." âyetini açıklarken: "Burada ürünle mal kastedilmektedir" dedi.

Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde der ki: "İbn Abbâs bu âyeti: (.....) şeklinde okuyup: "Burada çeşitli mallar kastedilmektedir" demiştir.

İbn Ebî Şeybe, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Mücâhid: (.....) ifadesini açıklarken: "Burada altın ve gümüş kastedilmektedir" dedi.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Mubeşşir b. Ubeyd bu âyeti: (.....) şeklinde (se) harfini ötre ile okuyup şöyle dedi: "Sumur ifadesi mal, çocuklar ve köleler mânâsındadır. "Semer ifadesi ise meyveler anlamındadır" dedi.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Ebû Zeyd el-Medenî bu âyeti: (.....) şeklinde okur ve: "Sumur, ağacın gövdesidir. Semer ise bu ağacın meyvesidir" derdi.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde: "...Böylece nefsine zulmederek bağına girdi..." âyetini açıklarken: "Rabbinin nimetlerini inkar ederek Cennete girdi, mânâsındadır" dedi.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Süddî: (.....) âyetini açıklarken: "Bunun helak olacağını hiç sanmıyorum, mânâsındadır" dedi. "Kıyametin kopacağını da sanmıyorum..." âyeti hakkında ise: "Bu mal böyle iken "Rabbime döndürülsem bile andolsun bundan daha iyi bir sonuç bulurum" mânâsındadır" dedi.

36 ﴿