9

"Allah: «Ey Zekeriya! Sana, Yahya isminde bir oğlanı müjdeliyoruz. Bu adı daha önce kimseye vermemiştik» buyurdu. Zekeriya: «Rabbim! Karım kısır, ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olabilir?» dedi. Allah: «Rabbin böyle buyurdu. Çünkü bu bana kolaydır, nitekim sen yokken daha önce seni yaratmıştım» dedi."

İbn Ebî Hâtim, Mücâhid'den bildirir: Hazret-i Zekeriya kendisine bir oğul ihsan etmesi için Yüce Allah'a dua edince Cebrail indi ve Hazret-i Yahya'nın müjdesini verdi. Hazret-i Zekeriya bunu duyunca kocamışlığını ve karısının kısırlığını dile getirerek: "...Rabbim! Karım kısır, ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olabilir?" dedi. Bunun üzerine Cebrâil kuru bir dal aldı; onu Hazret-i Zekeriya'nın avucuna koydu ve: "Onu avuçlarının içinde döndür" dedi. Hazret-i Zekeriya bunu yapınca kuru dalın ucunda iki yaprak çıktı ve bu yapraklardan su damlamaya başladı. Sonra Cebrâil ona: "Bu kuru daldan yaprakları çıkaran zat, elbette ki senin sulbünden ve kısır olan karından bir oğul çıkarmaya da kadirdir" dedi.

Firyâbî, İbn Ebî Şeybe, Abd b. Humeyd, İbnu'l-Munzir, İbn Ebî Hâtim ve Hâkim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "...Bu adı daha önce kimseye vermemiştik" âyetini açıklarken: "Daha önce hiç kimseye Yahya ismini vermemiştik" demiştir.

Abdurrezzâk, Ahmed Zühd'de ve Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Katâde: "...Bu adı daha önce kimseye vermemiştik" âyetini açıklarken: "Daha önce hiç kimseye Yahya ismini vermemiştik" demiştir.

Ahmed Zühd'de İkrime'den aynısını zikreder.

İbnu'l-Munzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: (.....) âyetini: "Daha önce hiçbir kısır kadın onun gibi bir çocuk doğurmuş değildir" şeklinde açıklamıştır.

Ahmed Zühd'de, Abd b. Humeyd, İbnu'l-Munzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Mücâhid: (.....) âyetini: "Daha önce onun gibisini yaratmış değiliz" şeklinde açıklamıştır.

Ahmed Zühd'de, Abd b. Humeyd, İbnu'l-Munzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr: (.....) âyetini: "Daha önce onun benzerini yaratmış değiliz" şeklinde açıklamıştır.

Abd b. Humeyd, Atâ'dan aynısını zikreder.

Buhârî'nin Târih'bildirdiğine göre Yahya b. Hallâd ez-Zurakî'nin bir oğlu olunca Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) geldi. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) çocuğun ağzına ezilmiş hurma koyduktan sonra: "Ona, Yahya b. Zekeriya'dan sonra hiç kimsenin kullanmadığı bir ismi koyacağım" buyurdu ve çocuğun adını Yahya koydu.

Saîd b. Mansûr, Ahmed, Abd b. Humeyd, Ebû Dâvud, İbn Cerîr, Hâkim ve İbn Merdûye, İbn Abbâs'tan bildirir: Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) Meryem Sûresi'nin 8. âyetini (.....) lafzıyla mı yoksa (.....) lafzıyla mı okuduğunu bilmiyorum.

İbnu'l-Enbârî el-Vakfu ve'l-İbtidâ'da ve Hâkim, Meymûn b. Mihrân'dan bildirir: Nâfi' b. el-Ezrak, İbn Abbâs'a: (.....) buyruğundaki (.....) ifadesinin anlamı nedir?" diye sorunca İbn Abbâs şu karşılığı verdi: "Yaşlanıp kocamış kişi anlamındadır. Şair de bu konuda:

"Henüz çocuk olan kişiler mazur görülür de

Uzun bir zaman yaşamış olanlar mazur görülmez" demiştir.

Abd b. Humeyd, İbnu'l-Munzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde: (.....) âyetini: "Son derece kocamış ve kemiklerim zayıf düşmüşken..." şeklinde açıklamıştır.

Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd, İbnu'l-Munzir ve İbn Ebî Hâtim'în bildirdiğine göre Katâde: (.....) âyetini açıklarken şöyle demiştir: "Yaşının aşırı bir şekilde ilerlemiş olduğunu ifade etmiştir. Bana bildirilene göre de o zamanlar Hazret-i Zekeriya yetmiş küsur yaşındaydı."

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Atâ: (.....) âyetini: "Çok yaşlı düştüm" şeklinde açıklamıştır.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Süddî: (.....) âyetini: "Çok yaşlı düşüp kocadım" şeklinde açıklamıştır.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Zeyd: (.....) âyetini açıklarken şöyle demiştir: (.....) ifadesi çocuk yapmaktan ümidini kesen, artık çocuğunun olmayacağını düşünen yaşlı kişi anlamındadır.

Abdurrezzâk ve İbn Ebî Hâtim, Sevrî'den bildirir: "Bana bildirilene göre Hazret-i Zekeriya bu müjdeyi aldığında yetmiş yaşlarındaydı."

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbnü'l-Mübârek: "...Rabbim! Karım kısır, ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olabilir?" âyetini açıklarken: "O zamanlar Hazret-i Zekeriya altmış yaşındaydı" demiştir.

Ramahurmuzî'nin Emsal'de bildirdiğine göre Vehb b. Münebbih: "...Rabbim! Karım kısır, ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olabilir?" âyetini açıklarken: "Hazret-i Zekeriya bunu dediğinde altmış veya altmış beş yaşındaydı" demiştir.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Âsim bu âyeti: (.....) lafzıyla okumuştur.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Yahya b. Vessâb, Meryem Sûresi'nin 8. âyetini lafzıyla, 70. âyetini ise (.....) lafzıyla okumuştur.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Abdullah b. Akîl bu âyeti: (.....) lafzıyla okumuştur.

9 ﴿