23

"Eğer Allah'tan sakınan bîr kimse isen, senden Rahman'a sığınırım, dedi. Ruh, «Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir çocuk bağışlamak için gönderildim» dedi. Meryem, «Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım hâlde, benim nasıl çocuğum olabilir?» dedi. Ruh, «Evet, öyle. Rabbin diyor ki: O benîm için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu, zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir» dedi. Meryem ona hamile kaldı. Bunun üzerine onunla (karnındaki çocukla) uzak bir yere çekildi. Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. «Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!» ded İ."

Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Ebû Vâil: "Eğer Allah'tan sakınan bir kimse isen, senden Rahman'a sığınırım, dedi" âyetini açıklarken: "Hazret-i Meryem, takva sahibi birinin çirkin bir şeyi yapmaktan uzak duracağını bildiği için böyle dedi" demiştir.

İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Eğer Allah'tan sakınan bir kimse isen, senden Rahman'a sığınırım, dedi" âyetini açıklarken: "Hazret-i Meryem gelen kişinin kendisini arzulamış olduğundan çekindiği için böyle dedi" demiştir. "Ruh, «Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir çocuk bağışlamak için gönderildim» dedi" âyetini açıklarken de: "Söylediklerine göre bu ruh Hazret-i Meryem'in gömleğinin yakasının ve kolunun içine üflemiştir" demiştir.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Atâ bu âyeti: (.....) lafzıyla (hemze ile) okumuştur. Abdullah ise bunu: (.....) lafzıyla, (.....) harfiyle okumuştur.

Abdullah b. Ahmed Zühd'e zevâid olarak ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde: (.....) ifadesini: "Salih bir çocuk" şeklinde açıklamıştır.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr: "...iffetsiz bir kadın olmadığım hâlde..." âyetini açıklarken: "İffetli olmaktan kasıt, zinaya bulaşmamış olmaktır" demiştir.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: (.....) âyetini: "Uzak bir mekan" olarak açıklamıştır.

Abdurrezzâk, İbn Ebî Şeybe, Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Mücâhid: (.....) âyetini: "Uzak bir mekan" olarak açıklamıştır. (.....) ifadesini de: "Sancısı onu (ağaca yönelmeye) mecbur kıldı" şeklinde açıklamıştır.

Tastînin bildirdiğine göre Nâfi' b. el-Ezrak, İbn Abbâs'a: (.....) ifadesinin ne anlama geldiğini söyle" deyince, İbn Abbâs: "Sancının onu (ağaca yönelmeye) mecbur kılmasıdır" karşılığını verdi. Nâfi': "Araplar öylesi bir ifadeyi bilir mi ki?" diye sorunca da İbn Abbâs şu karşılığı verdi: "Evet, bilirler. Hassân b. Sâbit'in:

"Şayet ciddi bir şekilde hamle yaparsak

Sizleri dağın eteklerine mecbur kılarız" dediğini İşitmedin mi?"

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde: (.....) ifadesini:

"Sancısı onu (ağaca yönelmeye) mecbur kıldı" şeklinde açıklamıştır.

İbn Ebî Şeybe, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Dahhâk: ifadesini: "Sancısı onu (ağaca doğru) yöneltti" şeklinde açıklamıştır.

İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti..." âyetini açıklarken: "Ağacın gövdesi kurumuştu" demiştir.

Abd b. Humeyd'in Hilâl b. Habbâb vasıtasıyla bildirdiğine göre Ebû Ubeydillah: "Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti..." âyetini açıklarken şöyle demiştir: "Kurumuş bir hurma ağacı gövdesiydi. Beytu Lahm adında bir evin inşasından kullanılmak üzere getirilmişti. Hazret-i Meryem onu hareket ettirince de hurma ağacına dönüştü."

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Ebû Kudâme: "Bana bildirilene göre Hazret-i Meryem'in, doğum yapan kadının başka bir kadına tutunması gibi doğum anında tutunduğu bir hurma ağacı vardı" demiştir.

İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "...Unutulup gitmiş olsaydım" âyetini açıklarken: "Keşke hiç yaratılmasaydım ve hiçbir şey olsaydım, anlamındadır" demiştir.

İbn Ebî Şeybe, Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İkrime: "...Unutulup gitmiş olsaydım" âyetini açıklarken: "Atılmış bir kan damlası olsaydım, anlamındadır" demiştir.

Abd b. Humeyd ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Mücâhid: "...Unutulup gitmiş olsaydım" âyetini açıklarken: "Atılmış bir kan damlası olsaydım, anlamındadır" demiştir.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Nevf el-Bikâlîve Dahhâk: "...Unutulup gitmiş olsaydım" âyetini açıklarken: "Atılmış bir kan damlası olsaydım, anlamındadır" demişlerdir.

Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde: "...Unutulup gitmiş olsaydım" âyetini açıklarken: "Tanınmasaydım ve kimse benim kim olduğumu bilmeseydi, anlamındadır" demişlerdir.

Abd b. Humeyd ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Rabî': "...Unutulup gitmiş olsaydım" âyetini açıklarken: "Keşke doğmadan düşük olarak ölüp gitseydim, anlamındadır" demiştir.

23 ﴿