24"Bunun üzerine altından ona şöyle seslendi: «Üzülme! Rabbin, senin altından bir ırmak akıttı.»" Ebû Ubeyd, Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Alkame bu âyeti: " (=Altındaki ona seslendi)" lafzıyla okumuştur. İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Bunun üzerine altından ona şöyle seslendi..." âyetini açıklarken: "Seslenen kişi Cebrâil'dir. Zira Hazret-i Meryem oğluyla birlikte kavminin yanına gelene kadar Hazret-i İsa konuşmuş değildi" demiştir. Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre İkrime: "Ona seslenen kişi Cebrail'di" demiştir. Abd b. Humeyd, Dahhâk ve Amr b. Meymûn'den aynısını zikreder. İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Berâ: "Bunun üzerine altından ona şöyle seslendi..." âyetini açıklarken: "Seslenen kişi bir melekti" demiştir. İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr: "Bunun üzerine altından ona şöyle seslendi..." âyetini açıklarken: "Seslenen kişi Cebrâil'di. Vadinin alt tarafından ona seslenmişti" demiştir. Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Bunun üzerine altından ona şöyle seslendi..." âyetini açıklarken: "Seslenen kişi Hazret-i İsa'ydı" demiştir. Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî): "Bunun üzerine altından ona şöyle seslendi..." âyetini açıklarken: "Seslenen kişi Hazret-i İsa'ydı" demiştir. İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Ubey b. Ka'b: "Seslenen kişi Hazret-i Meryem'in karnında taşıdığı, ağzından içine giren kişiydi" demiştir. Ebû Ubeyd ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Zir b. Hubeyş bu âyeti: "(Altındaki ona seslendi)" lafzıyla okumuştur. Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde: "Bunun üzerine altından ona şöyle seslendi..." âyetini açıklarken: "Hurma ağacının altından bir melek ona seslendi" demiştir. İbn Ebî Hâtim, Hasan(-ı Basrî)'den bildirir: Bu âyeti: (.....) lafzıyla okuyanlara göre seslenen kişi Cebrail'dir. (.....) lafzıyla okuyanlara göre ise seslenen kişi Hazret-i İsa'dır. Abd b. Humeyd, Ebû Bekr b. Ayyâş'tan bildirir: Âsim b. Ebi'n-Necûd bu âyeti mansûb olarak: "(=Altındaki ona seslendi)" lafzıyla okumuş ve şöyle demiştir: "Bu ifadeyi mansûb olarak okuyanlara göre seslenen kişi, Hazret-i İsa'dır. Esre ile okuyanlara göre ise seslenen kişi, Cebrâil'dir." İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî): (.....) âyetini açıklarken: "Altında bir Peygamber kıldı ki o da İsa'dır, anlamındadır" demiştir. İbn Ebî Şeybe, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim, Cerîr b. Hâzim'den bildirir: Muhammed b. Abbâd b. Cafer bana: "Arkadaşlarınız: (.....) âyetini nasıl açıklıyorlar?" diye sorunca: "Katâde, seriy kelimesinin su arkı olduğunu söyledi" karşılığını verdim. Bunun üzerine Muhammed bana: "O zaman benim adıma Katâde'ye bildir. Kur'ân bizim lehçemizle nazil oldu. Seriy de kişiler için kullanılır" dedi. İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Zeyd: (.....) âyetini açıklarken: "Âyetteki seriy'den kasıt Yüce Allah'tır. Zira şanı ondan daha yüce biri mi vardır?" demiştir. Kendisine: "Seriy kelimesinin deniz (ırmak) anlamına geldiğini söyleyenler var" denilince de şu karşılığı vermiştir: "Öyle değildir! Şayet bu anlamda olsaydı bu ırmak altında değil yanında olurdu." Taberânî, İbn Merdûye ve İbnu'n-Neccâr'ın İbn Ömer'den bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Seriy, Yüce Allah'ın: (.....) buyruğunda zikrettiği gibidir. Yüce Allah'ın, Hazret-i Meryem'e su içmesi için akıttığı bir ırmaktır." Taberânî M. es-Sağîr'de ve İbn Merdûye, Berâ b. Âzib'den bildirir: Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): (.....) âyetini açıklarken: "Seriy ifadesi ırmak anlamındadır" buyurmuştur. Abdurrezzâk, Firyâbî, Saîd b. Mansûr, Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim, Hâkim ve İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre Berâ b. Âzib: (.....) âyetini açıklarken: "Seriy ifadesi su arkı anlamındadır. Küçük ırmak anlamına da gelir" demiştir. İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "...Rabbin, senin altından bir ırmak akıttı" âyetini açıklarken: "Bu ırmak Hazret-i İsa'nın ırmağıdır" demiştir. Saîd b. Mansûr, Abd b. Humeyd ve İbnu'l-Münzir, Osmân b. Muhsin'den bildirir: Adamın biri İbn Abbâs'a: (.....) ifadesini sorunca şu karşılığı verdi: "Su arkı anlamındadır. Şâirin: "Kovayla su çekecek kişi onu düzgün tutmadığı zaman Su arkına salman kova şırıldayıp dökülerek geri çıkar" dediğini İşitmedin mi?" İbnu'l-Enbârî el-Vakf da ve Tastî'nin bildirdiğine göre Nâfi' b. el-Ezrak, İbn Abbâs'a: (.....) ifadesi ne anlama gelmektedir?" diye sorunca, İbn Abbâs: "Küçük ırmak, su kanalı anlamındadır" karşılığını verdi. Nâfi': "Araplar öylesi bir ifadeyi bilir mi ki?" diye sorunca, İbn Abbâs şöyle dedi: "Evet, bilirler. Şairin: "Hoşgörü sahibi daima kazanır ve istediğine nail olur Derelerle beslenen küçük bir ırmak gibi" dediğini işitmedin mi?" Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Dahhâk: (.....) ifadesini: "Su kanalı" şeklinde açıklamıştır. Abd b. Humeyd, Amr b. Meymûn ile İbrâhîm en-Nehaî'den aynısını zikreder. Abd b. Humeyd, Katâde'den bildirir: Bir defasında Hasan(-ı Basri), yanında Humeyd b. Abdirrahman el-Himyerî de varken: (.....) âyetini okudu ve: "İsa pek seriy (şanı yüce) ve kerim biriydi" dedi. Humeyd: "Ey Ebû Saîd! Ama seriy su kanalı anlamına geliyor" karşılığını verince, Hasan: "Bundan dolayı seninle oturmayı seviyoruz. Ancak yanına gelen yöneticiler buna fırsat bırakmıyor" dedi. Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre İkrime: "Seriy su anlamına gelir" demiştir. İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Mücâhid: (.....) ifadesi Süryanice'de ırmak anlamındadır" demiştir. İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr: (.....) ifadesi, Nebat dilinde ırmak anlamındadır" demiştir. İbn Asâkir, Süfyân b. Hüseyn'den bildirir: Hasan(-ı Basrî): (.....) âyetini okudu ve: "Vallahi İsa pek seriy (şanı yüce) biriydi" dedi. Hâlid b. Safvân kendisine: "Ey Ebû Saîd! Araplar su kanalına seriy derler" deyince, Hasan: "Doğru söyledin" karşılığını verdi. |
﴾ 24 ﴿