48

"Andolsun biz, Musa ve Harun'a, takvâ sahipleri için bir ışık ve öğüt olarak Furkân'ı verdik."

Saîd b. Mansûr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Abbâs bu âyeti: (.....) lafzıyla okumuş ve: "Furkân ile Diyâ arasındaki 'Vav' harfini alıp: "İnsanlar onlara: «Düşmanınız olan insanlar size karşı bir ordu topladılar, onlardan korkun» dediler. Bu, onların imanını artırdı da: «Allah bize yeter. O ne güzel Vekil'dir' dediler» âyetinin başına koyun" demiştir.

Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: (.....) âyetini açıklarken: "Furkân ile Diyâ arasındaki 'Vav' harfini alıp: "Arş'ı yüklenen ve bir de onun çevresinde bulunanlar (melekler), Rablerini hamd ile tesbih ederler..." âyetinin başına koyun" demiştir.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Ebû Sâlih: "Andolsun biz, Musa ve Harun'a, takvâ sahipleri için bir ışık ve öğüt olarak Furkân'ı verdik" âyetini açıklarken: "Furkân'dan kasıt Tevrat'tır" demiştir.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Katâde: "Andolsun biz, Musa ve Harun'a, takvâ sahipleri için bir ışık ve öğüt olarak Furkân'ı verdik" âyetini açıklarken: "Furkân'dan kasıt Tevrat'tır. Helal ile haramı, hak ile batılı birbirinden ayırdığı içinde bu şekilde zikredilmiştir" demiştir.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Zeyd: "Andolsun biz, Musa ve Harun'a, takvâ sahipleri için bir ışık ve öğüt olarak Furkân'ı verdik" âyetini açıklarken: "Burada Furkân'dan kasıt, Mûsa ile Harun'a verilen hak (Tevrat)'tır. Yüce Allah, Mûsa ve Hârun ile Firavun'un arasını bu hak ile ayırmıştır" demiş ve: "Eğer Allah'a ve hakkı batıldan ayıran o günde, iki topluluğun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız..."âyetini okumuştur. Bu âyette zikredilen ve hakkı batıldan ayıran bu gün konusunda da: "Bedir savaşıdır" demiştir.

48 ﴿