95

"Şüphesiz sizin bu ümmetiniz bir tele ümmettir. Ben de Rabbinizim. Onun için sadece bana kulluk edin. Ama insanlar aralarındaki bu birliği paramparça ettiler. Hepsi de bize döneceklerdir. Şu hâlde, kim mümin olarak bir salih amel işlerse, çabası asla inkâr edilmez. Şüphesiz biz onu yazmaktayız. Helâk ettiğimiz bir memleket halkının bize dönmemeleri imkansızdır."

İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Şüphesiz sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir..." âyetini açıklarken: "Sizin dininiz tek bir dindir, anlamındadır" demiştir.

İbn Cerîr, Mücâhid'den bu yorumun aynısını bildirir.

Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde: "Şüphesiz sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir..." âyetini açıklarken şöyle demiştir: "Dinizin bir, Rabbiniz bir, ancak şeriatleriniz farklıdır."

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Kelbî: "Şüphesiz sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir...'" âyetini açıklarken: "Sizin diliniz tek bir dildir" demiştir.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Zeyd: "Ama insanlar aralarındaki bu birliği paramparça ettiler..." âyetini açıklarken: "Tek olan dinlerinde ihtilafa düşüp bölündüler" demiştir.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Helak ettiğimiz kasaba halkına da haramdır. Onlar geri dönmezler" âyetini: (.....) lafzıyla okumuştur.

Abd b. Humeyd, İbnu'z-Zübeyr'den bildirir: Bazı çocuklar, "Helak ettiğimiz kasaba halkına da haramdır. Onlar geri dönmezler" âyetini: (.....) lafzıyla okuyorlar oysa bu âyet: (.....) lafzıyla okunur.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî), "Helak ettiğimiz kasaba halkına da haramdır. Onlar geri dönmezler" âyetini: (.....) lafzıyla, 'Haram' kelimesini med ile okumuştur.

Firyâbî, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Beyhakî'nin Şuab'da bildirdiğine göre İbn Abbâs, Enbiyâ Sûresi'nin 95. âyetini: (.....) lafzıyla okumuş ve: "Helaki kendilerine vacip kıldığımız bir memleket için artık tövbe yoktur" şeklinde açıklamıştır.

İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Helak ettiğimiz kasaba halkına da haramdır. Onlar geri dönmezler" âyetini açıklarken: "Yerle bir ettiğimiz bir memleket ahalisi artık dünya hayatına bir daha dönemezler" demiştir.

Saîd b. Mansûr, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim ve İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs, Enbiyâ Sûresi'nin 95. âyetini: (.....) lafzıyla okumuş ve: "Helaki kendilerine vacip kıldığımız bir memleket için artık hayata geri dönüş yoktur" şeklinde açıkladıktan sonra şöyle demiştir: Bu âyet: "Kendilerinden önce nice nesilleri helâk ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?" âyeti gibidir."

Abd b. Humeyd, İkrime ile Saîd b. Cübeyr'den yorumun aynısını zikreder.

İbn Cerîr'in Saîd b. Cübeyr vasıtasıyla bildirdiğine göre İbn Abbâs, Enbiyâ Sûresi'nin 95. âyetini: (.....) lafzıyla okumuştur. Ravi der ki: Saîd'e: "Hirmurı lafzıyla kastedilen şey nedir?" diye sorulunca: "Kesin karar, anlamındadır" demiştir.

İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İkrime, Enbiyâ Sûresi'nin 95. âyetini: (.....) lafzıyla okumuş ve: "Dinlerinde helaki kendilerine vacip kıldığımız bir memleket için artık içinde bulundukları durumdan bir dönüş yoktur" şeklinde açıklamıştır.

İbn Ebî Hâtim, İkrime'den bildirir: (.....) ifadesi Habeş dilinde: "Gerekli oldu" anlamındadır.

İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde, Enbiyâ Sûresi'nin 95. âyetini: (.....) lafzıyla okumuş ve: "Helaki kendilerine gerekli kıldığımız bir memleket ahalisi için artık dünya hayatına dönüş yoktur" şeklinde açıklamıştır.

95 ﴿