103

"Siz ve Allah'ın dışında taptığınız şeyler, cehennem yakıtısınız. Siz oraya gireceksiniz. Eğer bunlar tanrı olsaydı cehenneme girmezlerdi; hepsi orada temelli kalacaktır. Onların orada derin bir iç çekişleri vardır! Onlar orada hiçbir şey işitmezler. Tarafımızdan kendilerine güzellik takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar. Bunlar onun uğultusunu duymazlar,- gönüllerinin dilediği nimetler içinde ebedî kalırlar. En büyük korku bile onları üzmez. Melekler kendilerini: «Size söz verilen gün işte bugündür» diye karşılarlar."

Firyâbî, Abd b. Humeyd, Ebû Dâvud Nâsih'de, İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim, Taberânî, Hâkim ve İbn Merdûye değişik kanallarla İbn Abbâs'tan bildirir: "Siz ve Allah'ın dışında taptığınız şeyler, cehennem yakıtısınız. Siz oraya gireceksiniz" âyeti nazil olduğu zaman, müşrikler: "Allah dışında melekler, İsa ve Üzeyr'e tapıyordu. Bunlar da mı Cehennemde olacak" demeye başladılar. Bunun üzerine: "Tarafımızdan kendilerine güzellik takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar"" âyeti nazil oldu. Kendilerine güzellik takdir edilenlerden kasıt da İsa, Üzeyr ve meleklerdir.

İbn Merdûye ve Diyâ el-Makdisî el-Muhtâre'de İbn Abbâs'tan bildirir: Abdullah b. ez-Zeb'arî, Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) geldi ve: "Allah'ın sana "Siz ve Allah'ın dışında taptığınız şeyler cehennem yakıtısınız. Siz oraya gireceksiniz" âyetini indirdiğini söylüyorsun. Oysa Güneş, Ay, melekler, Üzeyr ve İsa b. Meryem'e de tapıldı. İlahlarımızla birlikte bunlar da mı Cehennemde olacak?" dedi. Bunun üzerine: "Meryem oğlu misal verilince senin kavmin bağrışmaya başladı. «Bizim tanrılarımız mı hayırlı, yoksa İsa mı?» dediler. Bunu sadece seninle tartışmak için ortaya attılar. Şüphesiz onlar kavgacı bir toplumdur" âyetleri ile, 'Tarafımızdan kendilerine güzellik takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar" âyeti nazil oldu.

Ebû Dâvud Nâsih'de, İbnu'l-Münzir, Taberânî ve (başka bir kanaldan) İbn Merdûye, İbn Abbâs'tan bildirir: "Siz ve Allah'ın dışında taptığınız şeyler, cehennem yakıtısınız. Siz oraya gireceksiniz" âyeti nazil olduğunda Mekke ahalisinin gücüne gitti ve: "İlahlarımıza dil mi uzatıyor!" demeye başladılar İbnu'z-Zeb'arî: "Sizin için Muhammed'le ben tartışırım, Onu bana çağırın" dedi. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) geldiğinde, İbnu'z-Zeb'arî: "Ey Muhammed! Bu âyetle kastedilen sadece bizim ilahlar mı, yoksa Allah dışında kendilerine tapılan her şey mi?" diye sordu. Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem): "Allah dışında tapılan her şey" karşılığını verdi. İbnu'z-Zeb'arî: "o zaman Kâbe'nin rabbine andolsun ki yenik düştün! Ey Muhammed! İsa'nın salih bir kul olduğunu, Üzeyr'in salih bir kul olduğunu, meleklerin de salih kullar olduklarını sen söylemiyor muydun?" deyince, Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) (sallallahü aleyhi ve sellem): "Evet, söylüyordum" karşılığını verdi. İbnu'z-Zeb'arî: "Hıristiyanlar İsa'ya, Yahudiler Üzeyr'e, Muleyh oğulları da meleklere tapıyorlar (bu durumda İsa, Üzeyr ve melekler Cehennem de olmuyor mu)" deyince Mekkeliler sevinç içinde bağrışmaya başladılar. Bunun üzerine: "Tarafımızdan kendilerine güzellik takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar" âyeti nazil oldu. Kendilerine güzellik takdir edilenlerden kasıt da İsa, Üzeyr ve meleklerdir. Yine: "Meryem oğlu misal verilince senin kavmin bağrışmaya başladı" âyeti nazil oldu.

Bezzâr, İbn Abbâs'tan bildirir: "Siz ve Allah'ın dışında taptığınız şeyler, cehennem yakıtısınız. Siz oraya gireceksiniz" âyetini daha sonra nazil olan: "Tarafımızdan kendilerine güzellik takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar" âyeti neshetti.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Dahhâk: "Siz ve Allah'ın dışında taptığınız şeyler cehennem yakıtısınız. Siz oraya gireceksiniz" âyetini açıklarken: "Allah dışında tapılan ilahlar ile ona tapanlar Cehennem yakıtı olacaklardır" demiştir.

İbn Cerîr'in Avfî vasıtasıyla bildirdiğine göre İbn Abbâs: (.....) ifadesini: "Cehennem yakıtı" olarak açıklamıştır.

İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: (.....) ifadesini: "Cehennem ağaçları" olarak açıklamıştır.

İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: (.....) ifadesini açıklarken: "Zencî dilinde Cehennem odunu, anlamındadır" demiştir.

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İkrime: (.....) ifadesini: "Cehennem odunu" olarak açıklamıştır.

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr, Mücâhid'den bunun aynısını zikreder.

Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde: (.....) ifadesini açıklarken: "Cehenneme atılacaklardır, anlamındadır" dedi.

İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Dahhâk: (.....) ifadesini açıklarken: "Hasb, atmak anlamındadır. Âyette de onların Cehenneme atılacakları ifade edilmiştir" demiştir.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid: (.....) ifadesini: "Cehennem odunu" olarak açıklamış ve şöyle demiştir: "Bazı kıraatlerde -Hazret-i Âişe gibi- bu âyet: "(=Cehennem odunu)" şeklindedir."

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Abbâs, Enbiyâ Sûresi'nin 98. âyetini: "(Cehennem yakıtı)" lafzıyla, (.....) harfiyle okumuştur.

Abd b. Humeyd, İbn Ebi'd-Dünya Sifatu'n-Nâr'da, İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim, Taberânî ve Beyhakî'nin el-Ba' s'da bildirdiğine göre İbn Mes'ûd: "Cehennemde (diğerleri cezasını çekip) geriye sadece ebedi Cehennemlikler kaldığı zaman bunlar demirden tabutlara konulur ve bu tabutlar demirden çivilerle çakılır. Bu tabutlar demirden başka bir tabutun içine daha konulur. Buraya da konulduktan sonra Cehennemin dibine atılırlar. Orada herkes sadece kendisinin azap çektiğini sanır" dedi ve: "Onların orada derin bir iç çekişleri vardır! Onlar orada hiçbir şey işitmezler" âyetini okudu.

İbn Ebî Hâtim, Ebû Hureyre'den bildirir: Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Tarafımızdan kendilerine güzellik takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar" âyetini açıklarken: "Kendilerine güzellik takdir edilenlerden kasıt İsa, Üzeyr ve meleklerdir" buyurmuştur.

İbn Ebî Hâtim ve İbn Merdûye, Dahhâk vasıtasıyla bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Tarafımızdan kendilerine güzellik takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar" âyetini açıklarken: "İsa b. Meryem ile Üzeyr hakkında nazil oldu" demiştir.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Tarafımızdan kendilerine güzellik takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar" âyetini açıklarken: "Kendilerine güzellik takdir edilenlerden kasıt İsa, Üzeyr ve meleklerdir" demiştir.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Ebû Sâlih: "Tarafımızdan kendilerine güzellik takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar"' âyetini açıklarken: "Kendilerine güzellik takdir edilenlerden kasıt da İsa, İsa'nın annesi, Üzeyr ve meleklerdir" demiştir.

İbn Ebî Hâtim'in Asbağ vasıtasıyla bildirdiğine göre Ali: "Tarafımızdan kendilerine güzellik takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar" âyetini açıklarken şöyle demiştir: "Güneş, Ay ve İsa dışında Allah'tan başka tapılan her şey, Cehennemdedir."

İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Tarafımızdan kendilerine güzellik takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar" âyetini açıklarken şöyle demiştir: "Bunlar Allah'ın dostlarıdır. Sırat'tan da şimşekten daha hızlı bir şekilde geçerler. Cehennem ateşi onlara dokunmaz ve uğultusunu duymazlar. Kafirler ise Cehennemde çöküp kalırlar."

İbn Ebî Hâtim, İbn Adiy, İbn Merdûye ve Uşârî Fadâilu's-Sıddîk'ta Nu'mân b. Beşîr'den bildirir: Ali b. Ebî Tâlib: "Tarafımızdan kendilerine güzellik takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar" âyetini okudu ve şöyle dedi: "Ben onlardan biriyim. Ebû Bekr onlardan biridir. Ömer onlardan biridir. Osman onlardan biridir. Zübeyr onlardan biridir. Talha onlardan biridir. Sa'd b. Mâlik onlardan biridir. Abdurrahman da onlardan biridir."

Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Osman en-Nehdî: (.....) âyetini açıklarken şöyle demiştir:

"Sırat'ta bulunan yılanlar geçenleri ısırırlar. Isırılanlar da acıyla inleyerek 'has has' diye ses çıkarırlar."

İbn Merdûye, Ebû Hureyre'den bildirir: Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): (.....) âyetini açıklarken: "Bunlar sıratta 'has has' diye ses çıkaran yılanlardır" buyurmuştur.

İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Zeyd: "Tarafımızdan kendilerine güzellik takdir edilmiş olanlara gelince..." âyetini açıklarken: "Bu güzellikten kasıt saadettir" demiştir.

İbn Ebî Şeybe, Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr, Muhammed b. Hâtib'den bildirir: Hazret-i Ali'ye: "Tarafımızdan kendilerine güzellik takdir edilmiş olanlara gelince..." âyetinde kastedilen kişiler sorulunca: "Bunlar Osman ile arkadaşlarıdır" dedi.

İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Bunlar onun uğultusunu duymazlar..." âyetini açıklarken: "Cennetlikler Cennete yerleştikleri zaman Cehennemden gelen uğultuyu işitmezler" demiştir.

Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Süfyân: (.....) âyetini: "Cehennemin sesini işitmezler" şeklinde açıklamıştır.

İbn Cerîr, İkrime ile Hasan el-Basrî'den bildirir: Yüce Allah, Enbiyâ Sûresi'inde: "Siz ve Allah'ın dışında taptığınız şeyler cehennem yakıtısınız. Siz oraya gireceksiniz. Eğer bunlar tanrı olsaydı cehenneme girmezlerdi; hepsi orada temelli kalacaktır. Onların orada derin bir iç çekişleri vardır! Onlar orada hiçbir şey işitmezler" buyurur. Ancak Allah dışında melekler, Uzeyr ve İsa'ya da tapıldığı için: "Tarafımızdan kendilerine güzellik takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar" istisnasında bulunmuştur.

İbn Cerîr, Dahhâk'tan bildirir: İnsanlardan bazıları: "Tarafımızdan kendilerine güzellik takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar" âyetinin genel olduğunu sanmaktadırlar ancak öyle değildir. Bundan kasıt kendileri Allah'a itaatkâr bir kul iken insanların onları putlaştırdığı İsa, İsa'nın annesi, Üzeyr ve melekler gibi kişilerdir. Yüce Allah bu tür kişileri istisna ederek kendilerine tapılan diğer ilahlarla kendilerine tapanların Cehennem ateşinde olacaklarını bildirmiştir.

İbn Ebi'd-Dünya Sifatu'n-Nâr'da bildirdiğine göre İbn Abbâs: "En büyük korku bile onları üzmez..." âyetini açıklarken: "Bu büyük korku Cehennemin, Cehennemliklerin üzerine kapanması anındaki korkudur" demiştir.

İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in Avfî vasıtasıyla bildirdiğine göre İbn Abbâs: "En büyük korku bile onları üzmez..." âyetini açıklarken: "Bu büyük korku Sûr'a ikinci defa üfürüldüğü zaman yaşanan korkudur" demiştir.

Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr: "En büyük korku bile onları üzmez..." âyetini açıklarken: "Bu büyük korku Cehennemin, Cehennemliklerin üzerine kapanması anındaki korkudur" demiştir.

İbn Ebî Şeybe ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî): "En büyük korku bile onları üzmez..." âyetini açıklarken: "Bu büyük korku Cehennemin, kafirlerin üzerine kapanması anındaki korkudur" demiştir.

İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî): "En büyük korku bile onları üzmez..." âyetini açıklarken: "Cehenneme götürülmesi emredilen kulun giderken yaşadığı korkudur" demiştir.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Cüreyc: "En büyük korku bile onları üzmez..." âyetini açıklarken: "Bu büyük korku Cehennemin, Cehennemliklerin üzerine kapanması anındaki korkudur" demiştir. Yine: "Ölümün kesilip öldürüldüğü zaman yaşanan korkudur" demiştir.

Bezzâr ve İbn Merdûye'nin Ebû Saîd el-Hudrî'den bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet gününde muhacirlerin, büyük korkudan yana emin bir şekilde üzerine oturdukları altından tahtları olur."

Taberânî'nin Ebû Umâme'den bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Gecenin karanlıklarında ibadete kalkanları kıyamet gününde nurdan minberlerle müjdele! Kıyamet gününde insanlar korkuya kapılırken onlar korkmazlar. "

Taberânî'nin M. el-Evsat'ta Ebu'd-Derdâ'dan bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Allah için birbirlerini sevenler, Allah'ın gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı bir günde nurdan tahtlar üzerinde bu gölgenin altında olacaklardır. O günde insanlar korkuya kapılırken onlar korkmazlar. "

Ahmed ve Tirmizî'nin İbn Ömer'den bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet gününde üç kişi misk yığınlarının üzerinde bulunur ve o büyük korkuyu yaşamazlar. Bunlardan biri bir topluluğa kendilerinin rızasıyla imam olan kişidir. Diğeri, gecesi ve gündüzüyle her gün müezzinlik yapan kişidir. Bir diğeri de Allah'ın hakkı ile efendisinin haklarını yerine getiren köledir. "

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Mücâhid: "...Melekler onları karşılar..." âyetini açıklarken şöyle demiştir: "Dünyadayken devamlı olarak onlarla beraber olan melekler kıyamet gününde kendilerini karşılar ve: "Biz dünyada da, âhirette de sizlerin dostunuzuz. Cennete girene kadar da yanınızdan ayrılmayız" derler.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Zeyd: "...Size söz verilen gün işte bugündür" âyetini açıklarken: "Bunu henüz Cennete girmeden önce melekler kendilerine söyler" demiştir.

103 ﴿