104"Göğü, kitap dürer gibi düreriz. Tıpkı ilk yaratmaya başladığımız gibi onu tekrar o hale getiririz. (Bu,) üzerimize aldığımız bir vaad oldu. Biz, (vaadettiğimizi) yaparız." Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Ali: (.....) âyetini açıklarken: "Sicili bir melektir" demiştir. Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Atiyye: "Âyette zikredilen 'Sicili' kelimesi bir meleğin adıdır" demiştir. İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Ömer: (.....) âyetini açıklarken şöyle demiştir: "Sicili bir melektir. Kişinin yaptığı istiğfar, göğe yanına çıktığı zaman: "Bunu onun için bir nur olarak kayda geçin" der." İbn Ebî Hâtim ve İbn Asâkir, Ebû Câfer el-Bâkır'dan bildirir: Sicili bir melektir. Harut ile Marut da onun yardımcılarındandı. Sicill'in her gün üç defa Ümmü'l-Kitâb'a bakma hakkı vardı. Bir defasında hakkı olmadığı halde Ümmü'l-Kitâb'a baktı ve bu bakışta Âdem'in yaratılışı ile daha sonra olacak olaylardan bazılarını gördü. Bunu da Harut ile Marut'ia paylaştı. Bundan dolayıdır ki Yüce Allah: "Ben yeryüzünde bir halife var edeceğim" buyurduğu zaman melekler: "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın" demişlerdir. Zira bunun olacağını söz konusu o bakıştan öğrenmişlerdi. İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim, Süddî'den bildirir: "Sicili, kişilerin amel defterlerinden sorumlu olan melektir. Kişi öldüğü zaman bu defteri Sicili meleğine teslim edilir. O da bu defteri dürüp kıyamet gününde açılmak üzere kaldırır." Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Mücâhid bu âyeti açıklarken: "Sicili ifadesi sahife anlamındadır" demiştir. Ebû Dâvud, Nesâî, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim, Taberânî, İbn Mende el-Ma'rife'de, İbn Merdûye, Beyhakî Sünen'de ve İbn Asâkir, Ebu'l- Cevzâ vasıtasıyla bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Sicili, Hazret-i Peygamber'in (sallallahü aleyhi ve sellem) vahiy katiplerinden biridir" demiştir. İbnu'l-Münzir, İbn Adiy ve İbn Asâkir, İbn Abbâs'tan bildirir: Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) Sicill adında bir vahiy katibi vardı. (.....) buyruğunda da değinilen budur. Sicill'in vahyi yazdığı sahifeleri dürmesi gibi göğü düreriz, anlamındadır. İbn Mende es-Sahâbe'de, Ebû Nuaym el-Ma'rife'de, İbn Merdûye, Hatîb Târih'de ve İbn Asâkir, Nâfi' vasıtasıyla İbn Ömer'den bildirir: Hazret-i Peygamber'in (sallallahü aleyhi ve sellem) Sicili adında bir vahiy katibi vardı. Yüce Allah: "(=Sicil'in kitabı dürmesi gibi göğü dürdüğümüz gün)" âyetinde ona gönderme yapılmıştır. Nesâî, İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim, İbn Merdûye ve İbn Asâkir, Ebu'l-Cevzâ vasıtasıyla İbn Abbâs'tan bildirir: "Sicili adam anlamındadır." İbn Merdûye bunu: "Habeş dilinden bir kelimedir" ziyadesiyle rivayet eder. İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in Ali vasıtasıyla bildirdiğine göre İbn Abbâs: (.....) âyetini: "Katibin sahifeyi dürmesi gibi" şeklinde açıklamıştır. İbn Cerîr'in Avfî kanalıyla bildirdiğine göre İbn Abbâs: "...Tıpkı ilk yaratmaya başladığımız gibi onu tekrar o hale getiririz..." âyetini açıklarken: "İlk başta nasıl idiyse her şeyi tekrar yine yok ederiz" demiştir. İbn Ebî Şeybe, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Mücâhid: "...Tıpkı ilk yaratmaya başladığımız gibi onu tekrar o hale getiririz..." âyetini açıklarken: "İlk başta olduğu gibi yalınayak, çıplak ve sünnetsiz hale getiririz" demiştir. İbn Cerîr, Hazret-i Âişe'den bildirir: Bir defasında Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yanıma girdiğinde evde yaşlı bir kadın bulunuyordu. Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) (sallallahü aleyhi ve sellem): "Ey Âişe! Bu ihtiyar kim?" diye sorunca: "Teyzelerimdem biri" dedim. Yaşlı kadın ona: "Allah'a dua et de beni Cennetine koysun" deyince, Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem): "Cennete ihtiyar olanlar girmez" karşılığını verdi. Bu cevap üzerine yaşlı kadın çok üzüldü. Sonrasında Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Yüce Allah yaşlıları olduklarından daha farklı bir şekilde tekrar yaratır. Onları yalınayak, çıplak ve sünnetsiz bir şekilde yaratır" buyurdu. Yaşlı kadın: "Haşa! Allah bunu yapmaz" deyince, Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Yapar! Zira: «...Tıpkı ilk yaratmaya başladığımız gibi onu tekrar o hale getiririz. (Bu,) üzerimize aldığımız bir vaad oldu. Biz, (vaadettiğimizi) yaparız»' buyurur. İlk olarak giysi giydirilecek kişi de Halîlurrahman olan İbrahim'dir. " |
﴾ 104 ﴿