106"Andolsun Zikir den sonra Zebur'da da: «Yeryüzüne salih kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık. İşte bunda, âbid bir kavim için bir mesaj vardır." İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Andolsun Zikir'den sonra Zebur'da da: «Yeryüzüne salih kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık" âyetini açıklarken: "Zikr'den kasıt Kur'ân'dır. Yeryüzü denilen yer de Cennettir" demiştir. İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr: "Andolsun Zikir'den sonra Zebur'da da: «Yeryüzüne salih kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık" âyetini açıklarken: "Tevrat'tan sonra Kur'ân'da yazdık, anlamındadır. Yeryüzü denilen yer de Cennettir" demiştir. İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Dahhâk: "Andolsun Zikir'den sonra Zebur'da da: «Yeryüzüne salih kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık" âyetini açıklarken: "Zikr'den kasıt Tevrat'tır. Zebûr'dan kasıt da Tevrat'tan sonra gelen kitaplardır" demiştir. İbn Cerîr'in Avfî vasıtasıyla bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Andolsun Zikir'den sonra Zebur'da da: «Yeryüzüne salih kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık" âyetini açıklarken: "Zebûr'dan kasıt nazil olan kitaplardır. Zikr'den kasıt ise Tevrat'tır" demiştir. Saîd b. Mansûr ve İbn Merdûye'nin Saîd b. Cübeyr vasıtasıyla bildirdiğine göre İbn Abbâs bu âyeti açıklarken şöyle demiştir: "Zebur'dan kasıt Tevrat, İncil ve Kur'ân'dır. Zikr'den kasıt ise bu kitapların alındığı ve semada bulunan asıl nüshadır. Yeryüzünden kasıt ise Cennettir." Abd b. Humeyd, Saîd b. Cübeyr'den aynısını zikreder. Hennâd, Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr: "Andolsun Zikir'den sonra Zebur'da da: «Yeryüzüne salih kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık" âyetini açıklarken: "Zebur'dan kasıt Tevrat, İncil ve Kur'ân'dır. Zikr'den kasıt ise bu kitapların alındığı ve semada bulunan asıl nüshadır" demiştir. Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid bu âyeti açıklarken: "Zebur'dan kasıt nazil olan kitaplardır. Zikr'den kasıt ise Allah'ın katında bulunan Ümmü'l-Kitâb'tır. Bahsedilen yeryüzü de Cennettir" demiştir. İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Zeyd bu âyeti açıklarken: "Zebur'dan kasıt, peygamberlere nazil olan kitaplardır. Zikr'den kasıt ise içinde her şeyin daha önceden yazıldığı Ümmü'l-Kitâb'tır" demiştir. Firyâbî, İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "...Yeryüzüne iyi kullarım vâris olacaktır..." âyetini açıklarken: "Bu yer Cennettir" demiştir. İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in Ali vasıtasıyla bildirdiğine göre ibn Abbâs: "Andolsun Zikir'den sonra Zebur'da da: «Yeryüzüne salih kullarım vâris olacaktır" diye yazmıştık» âyetini açıklarken: "Yüce Allah, Tevrat ile Zebur'da, gökleri ve yeri yaratmadan önceki ilminde Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) ümmetini yeryüzüne varis kılacağını ve onları Cennete koyacağını haber vermiştir. Salih kullardan da kasıt onlardır" demiştir. "İşte bunda, âbid bir kavim için bir mesaj vardır" âyetini açıklarken de: "Âbid olan topluluktan kasıt âlimlerdir" demiştir. Beyhakî'nin Şuabu'l-îman'da bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Andolsun Zikir'den sonra Zebur'da da: «Yeryüzüne salih kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık" âyetini açıklarken: "Beş vakit namazı cemaatle kılanlar yeryüzünün varisi olacaklardır" demiştir. "İşte bunda, âbid bir kavim için bir mesaj vardır" âyetini açıklarken de: "Beş vakit namazı cemaatle kılanlar için bunda bir mesaj vardır" demiştir. İbn Ebî Şeybe, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Hâkim'in bildirdiğine göre Şa'bî: "Andolsun Zikir'den sonra Zebur'da da: «Yeryüzüne salih kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık" âyetini açıklarken şöyle demiştir: "Davud'a inen Zebur'da sonrasında da Mûsa'ya inen Zikr'de yani Tevrat'ta bunu yazdık, anlamındadır. Varis olunacak yerden kasıt da Cennettir." Abd b. Humeyd ve İbn Ebî Hâtim, İkrime'den bu yorumun aynısını zikreder. İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde bu âyeti açıklarken: "Yüce Allah bunu Tevrat'tan sonra Dâvud'a indirdiği Zebur'da yazdı" demiştir. İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Ebu'l-Âliye: "...Yeryüzüne salih kullarım vâris olacaktır..." âyetini açıklarken: "Bu yerden kasıt Cennettir" demiştir. İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Zeyd: "...Yeryüzüne salih kullarım vâris olacaktır..." âyetini açıklarken: "Bu yerden kasıt Cennettir" dedi. Sonra: "Onlar şöyle derler: "Hamd, bize olan vaadini gerçekleştiren ve bizi cennetten dilediğimiz yere konmak üzere bu yurda varis kılan Allah'a mahsustur. Salih amel işleyenlerin mükâfatı ne güzelmiş!" âyetini okuyup şöyle dedi: "Cennet'in başlangıcı yerdir. Daha sonra basamak basamak yukarıya doğru çıkılır. Cehennemin de başlangıcı yerdedir. Cennet ile Cehennem arasında bir perde, bir sur vardır ki bu surun ne olduğunu kim bilebilir? Yüce Allah bu konuda: "...Nihayet onların arasına, içinde rahmet, dışında azap bulunan kapılı bir sur çekilir" buyurur. Cehennemin basamakları yerin dibine doğru iner. Cennetin basamakları ise yukarıya, semalara doğru uzanır. İbn Cerîr, Safvân'dan bildirir: Âmir b. Abdillah'a (Ebu'l-Yemân): "Müminlerin ruhlarının toplanacağı bir yer olur mu?" diye sorduğumda şu karşılığı verdi: "Yüce Allah'ın: "Andolsun Zikir'den sonra Zebur'da da: «Yeryüzüne salih kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık" âyetinde bahsettiği bu yer, herkes dirilinceye kadar mümin kulların ruhlarının toplandığı yer olacaktır." Buhârî Târih'de ve İbn Ebî Hâtim, Ebu'd-Derdâ'dan bildirir: "Yüce Allah: "...Yeryüzüne salih kullarım vâris olacaktır..." buyurur ki bu salih kullar bizleriz." İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Cüreyc: "İşte bunda, âbid bir kavim için bir mesaj vardır" âyetini açıklarken şöyle demiştir: "Bu Kur'ân'ın tümü için geçerlidir ve: "Bu sûrede, bu Kur'ân'da âbid kullar için mesajlar vardır" denilebilir." İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Zeyd: "İşte bunda, âbid bir kavim için bir mesaj vardır" âyetini açıklarken şöyle demiştir: "Bu Kur'ân'da âbid kullar için faydalar ve bilgiler vardır. Mesajdan kasıt budur." İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Ka'bu'l-Ahbâr: "işte bunda, âbid bir kavim için bir mesaj vardır" âyetini açıklarken: "Âbid kavimden kasıt, Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) Ümmetidir" demiştir. İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Ka'b: "işte bunda, âbid bir kavim için bir mesaj vardır" âyetini açıklarken: "Mesajdan kasıt, Ramazan orucu ile beş vakit namazdır" demiştir. Saîd b. Mansûr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Ebû Hureyre: "İşte bunda, âbid bir kavim için bir mesaj vardır" âyetini açıklarken: "Beş vakit namazda yeterli mesaj vardır" demiştir. İbn Merdûye, Ebû Nuaym ve Deylemî, Enes'ten bildirir: Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), "İşte bunda, âbid bir kavim için bir mesaj vardır" âyetini açıklarken: "Beş vakit namazda ibadet için yeterince meşguliyet vardır" buyurmuştur. İbn Merdûye, İbn Abbâs'tan bildirir: Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), "İşte bunda, âbid bir kavim için bir mesaj vardır" âyetini okudu ve: "Bu mesajdan kasıt, Mescid-i Haram'da cemaatle kılınan beş vakit namazdır" buyurdu. İbn Ebî Şeybe Musannef de bildirdiğine göre Muhammed b. Ka'b: "İşte bunda, âbid bir kavim için bir mesaj vardır" âyetini açıklarken: "Bu mesajdan kasıt, beş vakit namazdır" demiştir. İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Mücâhid: "İşte bunda, âbid bir kavim için bir mesaj vardır" âyetini açıklarken: "Bu kavimden kasıt, beş vakit namazı kılanlardır" demiştir. İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî): "İşte bunda, âbid bir kavim için bir mesaj vardır" âyetini açıklarken: "Bu kavimden kasıt, beş vakit namazı devamlı olarak cemaatle kılanlardır" demiştir. İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde: "İşte bunda, âbid bir kavim için bir mesaj vardır" âyetini açıklarken: "Âbid kavimden kasıt salih amel işleyenlerdir" demiştir. |
﴾ 106 ﴿