37"Onların ne etleri ve ne de kanları Allah'a ulaşacaktır. Allah'a ulaşacak olan ancak sîzîn takvanızdır. Sîze doğru yolu gösterdiğinden, Allah'ı yüceltmeniz için onları böylece sizin âyetiniza vermiştir. İyilik yapanlara müjde et." İbnu'l-Münzir ve İbn Merdûye, İbn Abbâs'tan bildirir: Önceleri müşrikler kurban kestikleri zaman akan kanlan Kâbe'ye doğru serperlerdi. Müslümanlar da aynı şeyi yapmak isteyince Yüce Allah: "Onların ne etleri ve ne de kanları Allah'a ulaşacaktır. Allah'a ulaşacak olan ancak sizin takvanızdır. Size doğru yolu gösterdiğinden, Allah'ı yüceltmeniz için onları böylece sizin âyetiniza vermiştir. İyilik yapanlara müjde et" âyetini indirdi. İbn Ebî Hâtim, İbn Cüreyc'den bildirir: Cahiliye insanları kurban ettikleri hayvanların kan ile etlerini Kâbe'ye doğru serperlerdi. Hazret-i Peygamber'in (sallallahü aleyhi ve sellem) ashâbı: "Biz bunu yapmaya onlardan daha layığız" dediklerinde Yüce Allah: "Onların ne etleri ve ne de kanları Allah'a ulaşacaktır. Allah'a ulaşacak olan ancak sizin takvanızdır. Size doğru yolu gösterdiğinden, Allah'ı yüceltmeniz için onları böylece sizin âyetiniza vermiştir. İyilik yapanlara müjde et" âyetini indirdi. İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir, İbn Cüreyc'den bildirir: Nusb (ensâb, dikili taşlar) put değildir. Zira putların bir sureti olur ve nakışlıdır. Ensâb ise dikili taştan öte değildir ve bu taşlardan Kâbe'de üç yüz altmış tane vardı. Cahiliye insanları kurban kestikleri zaman kanlarını Kâbe'ye doğru seperlerdi. Yine bu hayvanların etlerini parçalar ve bu taşların üzerine koyarlardı. Daha sonraları Müslümanlar: "Yâ Resûlallah! Cahiliye insanları kurbanlarının kanları ile Kâbe'yi yüceltirlerdi. Biz bunu yapmaya onlardan daha layığız" dediler. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) onların bu isteklerini kötü görmeyecek gibi oldu ama Yüce Allah: "Onların ne etleri ve ne de kanlan Allah'a ulaşacaktır..."âyetini indirdi. İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Mükâtil b. Hayyân: "Onların ne etleri ve ne de kanları Allah'a ulaşacaktır..." âyetini açıklarken şöyle demiştir: "Kurban ettiğiniz hayvanların ne etleri, ne de kanları Yüce Allah katına çıkacak değildir. Ancak kurban kesme, kişinin Allah'a karşı olan takvasını ve itaatini gösterir. Yüce Allah katına çıkacak olan da kişinin salih amelleri ile takvasıdır." Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbrâhîm(-i Nehaî): "...Allah'a ulaşacak olan ancak sizin takvanızdır..." âyetini açıklarken: "Allah rızasını umarak yaptığınız şeylerdir" demiştir. İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Dahhâk: "...Allah'a ulaşacak olan ancak sizin takvanızdır..." âyetini açıklarken şöyle demiştir: Yüce Allah burada: "Şayet bu kurbanlıklarınız helal ve temiz ise, siz de samimi iseniz amelleriniz katıma ulaşır ve onları sizden kabul ederim" buyurmuştur. İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Zeyd: "...Size doğru yolu gösterdiğinden, Allah'ı yüceltmeniz için onları böylece sizin âyetiniza vermiştir..." âyetini açıklarken: "Doğru yolu göstermesi hac günlerinde bu hayvanlarınızı kurban etmenizi sizlere bahşetmesidir" demiştir. Hâkim, İbn Merdûye ve Beyhakî Şuabu'l-îman'ela Hasan b. Ali'den bildirir: "Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bayram gününde en güzel giysilerimizi giymemizi, en güzel kokularımızı sürünmemizi ve kurbanlık olarak en semiz hayvanlarımızı kesmemizi emretti. Bir sığırda yedi, bir devede de yedi kişi ortak olup kurban kesecebileceğimizi, tekbîrlerimizi sükûnet ve vakar içinde getirmemizi söyledi. " |
﴾ 37 ﴿