47"Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vaadinden asla dönmez. Muhakkak ki, Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir." İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde: "Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar..." âyetini açıklarken şöyle demiştir: "Bu ümmetin cahillerinden bazıları: "Allahım! Eğer bu Kitap senin katından gelmiş bir gerçekse üzerimize gökten taş yağdır, yahut bize elem verici bir azap getir" demişlerdi." Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "...Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir" âyetini açıklarken: "Bu günden kasıt, Yüce Allah'ın gökler ile yeri yarattığı altı günden her bir gündür" demiştir. İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İkrime: "...Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir" âyetini açıklarken: "Bu günden kasıt, kıyamet günündeki bir gündür" demiştir. İbn Ebî Hâtim, İbrâhim'den bildirir: "Allah katındaki bu gün, uzunluğuna rağmen müminin yanında sabah namazı ile ikindi namazı arası kadardır." İbn Ebî Hâtim, İbn Abbâs'tan bildirir: "Dünyanın ömrü, âhiretteki haftalardan sadece bir hafta kadarlıktır. Âhirette bir hafta da yedi bin yıldır. Dünyanın ömründen de altı bin yıl geçmiştir." İbn Ebi'd-Dünya Kısar el-Emel'de bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr: "Dünyanın ömrü, âhiretteki haftalardan sadece bir hafta kadarlıktır" demiştir. Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim, Muhammed b. Şîrîn vasıtasıyla Ehl-i kitâb'dan sonradan Müslüman olan bir adamdan bildirir: "Yüce Allah gökler ile yeri altı günde yarattı. Rabbinin katında bir gün de sizin saydığınız günlerden bin yıla eşittir. Dünyanın ömrünü de kendi katındaki günlerden altı gün olarak belirledi ve kıyameti de yedinci günde takdir etti. Dünyanın ömründen altı gün geçmiştir. Sizler şimdi yedinci gündesiniz. Dünyanın zaman olarak şu an ki durumu artık ayına giren hamile kadının durumu gibidir. Ayına girdikten sonra artık ne zaman doğumu yapsa zamanında yapmış olur." İbn Ebi'd-Dünya, Safvân b. Süleym'den bildirir: Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Müslümanların fakirleri zenginlerinden yarım gün önce Cennete girer" buyurdu. "Bu yarım gün ne kadarlık bir zamandır?" diye sorulunca da Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) (sallallahü aleyhi ve sellem): "Beşyüz yıllık bir zamandır" buyurdu ve: "...Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir" âyetini okudu. İbn Cerîr ve İbn Merdûye, Sümeyr b. Nehâr'dan bildirir: Ebû Hureyre: "Müslümanların fakirleri zenginlerinden yarım gün önce Cennete girer" dedi. Ona: "Bu yarım gün ne kadarlık bir zamandır?" dediğimde, Ebû Hureyre: "...Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir" âyetini okumadın mı?" karşılığını verdi. Ahmed Zühd'de Sümeyr b. Nehâr vasıtasıyla Ebû Hureyre'den bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Ümmetimin fakirleri zenginlerinden yarım, gün önce Cennete girer" buyurdu ve: "...Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir" âyetini okudu. Beyhakî Şuabu'l-îman'da İbn Abbâs'tan bildirir: Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem): "Kim birinin cenaze namazını kıldıktan sonra defin işlemi bitmeden ayrılırsa kendisine bir kırat sevap verilir. Defin işlemleri bittikten sonra ayrılması halinde ise iki kırat sevap verilir. Bir kırat da kıyamet gününde Allah'ın tartısında Uhud dağı kadardır" buyurduğunu işittim. Bir günü bizim bin yılımız kadar olan Yüce Allah'ın elbette ki kıratı da Uhud dağı kadar olacaktır. İbn Adiy ve Deylemî, Enes'ten bildirir: Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Dünyanın tüm ömrü, âhiret günlerinden sadece yedi günlüktür" buyurdu. Öyledir, zira Yüce Allah: : "...Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir" buyurur. |
﴾ 47 ﴿