75

"Allah meleklerden de elçiler seçer, insanlardan da. Şüphesiz Allah işitendir, görendir."

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Süddî bu âyeti açıklarken: "Yüce Allah'ın insanlardan seçtiği elçiler peygamberlerdir" demiştir.

Hâkim'in İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Yüce Allah kendisiyle konuşmak için Mûsa'yı, dostluk için de İbrahim'i seçti" buyurmuştur.

Hâkim'in Enes'ten bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Mûsa b. İmrân, Yüce Allah'ın temiz kılıp seçtiği (Safiyyullah) kişidir" buyurmuştur.

Bağavî Mu'cem'de, Bâverdî, İbn Kâni', Taberânî ve İbn Asâkir, Zeyd b. Ebî Evfâ'dan bildirir: Medine mescidinde Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) yanına girdim. Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) (sallallahü aleyhi ve sellem): "Filan kişi nerede? Falan kişi nerede?" diyerek herkesin nerede olduğunu sordu. Orada bulunmayanların peşinden birilerini göndererek yanına çağırttı. Bütün ashâbı yanında toplandıkları zaman: "Size bir şeyi anlatacağım. Bunu iyice öğrenip aklınızda tutun ve sizden sonra geleceklere de anlatın. Yüce Allah yarattıklarından bazılarını seçmiştir" buyurdu ve: "Allah meleklerden de elçiler seçer, insanlardan da. Şüphesiz Allah işitendir, görendir" âyetini okudu. Âyeti okuduktan sonra da şöyle devam etti: "Bu seçtiklerini de Cennetine sokar. Ben de sizlerin arasından sevdiklerim bazı kişileri seçecek ve Yüce Allah'ın melekleri birbirlerine kardeş kıldığı gibi bu seçtiklerimi birbirine kardeş kılacağım. Ey Ebû Bekr! Kalk!" Ebû Bekr ayağa kalkınca Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) gelip önünde durdu ve: "Senin bana çok yardımların dokunmuştur ki Yüce Allah bunun mükâfatını sana verecektir. Şayet (Allah'tan başka) dost edinecek olsaydım kendime seni dost edinirdim. Senin bana yakınlığın gömleğimin bedenime olan yakınlığı gibidir" buyurdu. Eliyle gömleğini hareket ettirdikten sonra da: "Ey Ömer! Yaklaş!" buyurdu. Ömer ayağa kalkınca Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) yanına yaklaştı ve: "Ey Ebû Hafs! Sen önceleri bize karşı çok öfkeli ve kinliydin. Ben de Yüce Allah'a dinini seninle veya Ebû Cehille güçlü kılması için dua ettim. Yüce Allah da bunun için seni seçti ki senin olmanı ben de daha çok istiyordum. Bu ümmet içinde benimle Cennette beraber olacak üç kişiden birisin" buyurdu. Daha sonra Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) az bir geriye çekilip Ebû Bekr ile Ömer'i kardeş kıldı.

Sonrasında Osmân b. Affan'ı çağırdı ve: "Ey Osman yaklaş! Yaklaş ey Osman!" dedi. Osmân da yaklaşa yaklaşa sonunda dizleri Allah Resûlü'nün (sallallahü aleyhi ve sellem) dizlerine değdi. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Önce Osmân'a sonra da semaya bakarak üç defa: "Sübhanallahil-Azîm!" dedi. Bir daha Osmân'a bakınca gömleğinin düğmelerinin açık olduğunu gördü. Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) bizzat kendi elleriyle düğmelerini ilikledikten sonra şöyle buyurdu: "Giysinin yakalarını kurban gibi kesilmek üzere topla. Sema ahalisi içinde senin özel bir yerin var. Boyun damarlarından kanları akarak Cennetteki havuzuma, yanıma geleceklerden biri de sensin. «Bunu sana kim yaptı?» diye sorduğum zaman da: «Filan ile falan kişiler» diyeceksin. Cebrail'in bana dediği budur ki semadan: «Bilin ki Osmân, yorgun düşmüş, çaresiz kalmış olanların emiridir» diye seslenmişti." Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) (sallallahü aleyhi ve sellem) daha sonra Abdurrahman b. Avfı çağırdı ve: "Yaklaş ey Allah'ın katında ve semada güvenilir olan kişi! Yüce Allah malını sana hak yolda kullandırır. Senin için bir duam vardı ve onu etmemiş geciktirmiştim" buyurdu. Abdurrahman: " Resûlallah! Hayırlı olanı sen bana seç" deyince, Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem): "Ey Abdurrahman! Bana bir emanet yükledin. Yüce Allah malını bol kılsın" buyurdu. Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) (sallallahü aleyhi ve sellem) sonrasında elini hareket ettirmeye başladı ve az geri çekilip Abdurrahman ile Osmân'ı birbirileriyle kardeş kıldı.

Talha ile Zübeyr, Mescid'e girince onlara: "Yanıma gelin" buyurdu. Yaklaştıklarında: "İsa b. Meryem'in havarileri gibi siz de benim havarilerimsiniz" buyurdu ve ikisini birbiriyle kardeş yaptı. Sonra Sa'd b. Ebî Vakkâs ile Âmmâr b. Yâsir'i yanına çağırdı. "Ey Ammâr! Seni azgın bir topluluk öldürecektir" buyurduktan sonra ikisini birbiriyle kardeş kıldı. Sonra Ebu'd-Derdâ ile Selmân el-Fârisî'yi çağırdı. "Ey Selmân! Sen bizim Ehl-i beyt'imizdensirı. Yüce Allah sana öncekilerin ve sonrakilerin ilmini, önceki kitaplar ile en son kitabın ilmini verdi" buyurduktan sonra, Ebu'd-Derdâ'ya: "Sana bir konuda doğru olan şeyi göstereyim mi?" diye sordu. Ebu'd-Derdâ: "Tabi ki göster yâ Resûlallah!" deyince, Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) (sallallahü aleyhi ve sellem): "Sen bunları eleştirirsen onlar da seni eleştirirler. Ancak sen onları bırakırsan onlar seni bırakmaz, sen onlardan kaçarsan onlar yine seni arar bulurlar. Dar günlerin için malını ödünç olarak bunlara ver" buyurdu ve ikisini kardeş kıldı.

Sonra ashâbının yüzlerine baktı ve: "Sevinin ve içiniz rahat olsun! Cennette havuzuma, yanıma ilk sizler geleceksiniz. Cennette en yüksek evlerde sizler bulunacaksınız" buyurdu. Sonra Abdullah b. Ömer'e baktı ve: "Dalalette iken doğru yola ileten Allah'a hamdolsun" buyurdu. Ali: " Resûlallah! Benden başka diğer ashâbına bu yaptığını görünce sevincim gitti, takatim kesildi. Şayet bana kızgınsan, rıza da, değer vermek de ancak sana aittir" deyince, Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) (sallallahü aleyhi ve sellem): "Beni hakla gönderene yemin olsun ki seni en sona bırakmam sadece kendime ayırdığım içindir. Senin yanımdaki konumun Harun'un Müsa'nın yanındaki konumu gibidir ve sen benim varisimsin" buyurdu. Ali: " Resûlallah! Senin neyine varis olacağım?" diye sorunca, Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) (sallallahü aleyhi ve sellem): "Peygamberlerin miras olarak bıraktığı şeylere" karşılığını verdi. Ali: "Senden önceki peygamberler miras olarak ne bıraktı ki?" diye sorunca, Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) (sallallahü aleyhi ve sellem): "Allah'ın kitabı ile peygamberlerinin sünnetini bıraktılar. Sen de Cennetteki köşkümde kızım Vatıma ile birlikte benimle olacaksın. Sen kardeşim ve yoldaşımsın" buyurdu. Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) (sallallahü aleyhi ve sellem) daha sonra: "...Onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar" âyetini okudu ve: "Allah için beraber olanlar bu şekilde karşılıklı birbirlerine bakarlar" buyurdu.

75 ﴿