35"(Mûsa'ya): «Asânı at» denildi. Musa, değneğin yılan gibi hareketler yaptığını görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. «Ey Musa! Dön gel; korkma; şüphesiz güvende olanlardansın» denildi... Allah: «Seni kardeşinle destekleyeceğiz; ikinize bir kudret vereceğiz ki, onlar size el uzatamayacaklardır. Ayetlerimizle ikiniz ve ikinize uyanlar üstün geleceklerdir» dedi" İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Cüreyc: (.....) ifadeleri hakkında: "Bu, Kur'ân'daki takdim olayıdır" dedi. İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: (.....) âyetini açıklarken: "Cenâheke ifadesiyle el kastedilmektedir" dedi. Firyabî, İbn Ebî Şeybe, Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Mücâhid: (.....) âyetini açıklarken şöyle dedi: (.....) âyeti elini koynuna koy anlamındadır. "Cenâheke ifadesiyle el, Rehb ifadesiyle korku, Fezânike burhânâni ifadesiyle de asâ ve el kastedilmektedir" dedi. (.....) ifadesi hakkında ise: "Burada yardım kastedilmektedir" dedi. "...İkinize bir kudret vereceğiz ki..." âyeti hakkında ise: "Delil vereceğiz, mânâsındadır" dedi. Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Katâde: "...Arkasına bakmadan kaçtı..." ifadesini açıklarken: "Korkudan dolayı arkasına bakmadan kaçtı, mânâsındadır" dedi. "Elini koynuna sok; kusursuz, bembeyaz çıkacaktır..." âyeti hakkında ise: "Elini gömleğinin cebine sok; o alaca hastalığı olmaksızın çıkacaktır, mânâsındadır" dedi." (.....) âyetini açıklarken: "Korkudan (açılan) kollarını kendine çek. İşte bu ikisi Rabbin katından iki kesin delildir" dedi. (.....) âyeti hakkında ise: "Onu da benimle birlikte, bir yardımcı olarak gönder, mânâsındadır" dedi. Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Âsim bu âyeti: (.....) şeklinde şeddeli olarak (ra) harfini ötre ile okumuştur, (.....) ifadesindeki (nun) harfini de şeddesiz olarak okumuştur. Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Abdullah b. Kesîr ve Kays bu âyeti: (.....) şeklinde (nun) harfini şeddeli olarak okumuştur. İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in Ali (b. Ebî Talha) vasıtasıyla bildirdiğine göre İbn Abbâs: (.....) ifadesini açıklarken: "Beni tasdik etmesi için" dedi. İbn Ebî Hâtim, İbn Vehb vasıtasıyla Nâfi' b. Ebî Nuaym'dan bildirir: Müslim b. Cundub'e: (.....) ifadesinin açıklamasını sorunca şöyle dedi: (.....) ifadesi fazlalık mânâsındadır. Şairin: "O, öyle bir mızraktı ki sapı en sert kamıştan idi O, öyle uzun idi ki on arşından bir arşm fazla idi" dediğini İşitmedin mi?" Tastî'nin Mesâil'de bildirdiğine göre Nâfi' b. el-Ezrak, İbn Abbâs'a: "Bana: (.....) âyetini açıkla" deyince, ibn Abbâs: "Azud ifadesi yardım edilen mânâsındadır" dedi. Nâfi' b. el-Ezrak: "Araplar böylesi bir ifadeyi bilir mi?" diye sorunca, İbn Abbâs: "Evet bilirler, Nâbiğa'nın: "Ebû Kâbus'un kurtarıcı zimmetindedir Korkuları olup ta yardımcısı olmayanlar" dediğini İşitmedin mi?" karşılığını verdi. İbn Ebî Hâtim, Mücâhid'den bildirir: Mûsâ'nın (aleyhisselam) kalbi Firavun korkusu ile dolmuştu. Musa (aleyhisselam) onu gördüğü zaman: "Allahım! Onun düşmanlığını inâyetinle def eder, şerrinden sana sığınırım" derdi. Yüce Allah, Mûsâ'nın (aleyhisselam) kalbindeki korkuyu alıp Firavun'un kalbine yerleştirdi. Firavun, Mûsa'yı (aleyhisselam) gördüğü zaman eşeğin işemesi gibi işerdi. Beyhakî el-Esmâ ve's-Sıfâfta Dahhâk'tan bildirir: Mûsâ'nın (aleyhisselam), Firavun'a giderken ettiği dua, Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) Huneyn savaşında ettiği dua ve her sıkıntısı olanın sıkıntısı gitmesi için ettiği dua şöyledir: "Allahım! Hep var oldun ve var olacaksın. Sen ölmeyen dirisin. Gözler uykuya dalıp yıldızlar sönerken bile sen hep diri ve kaimsin. Seni ne uyku, ne de uyuklama alır. Ey Hayy, ey Kayyûm!" |
﴾ 35 ﴿