27"Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa, denizler mürekkep olsa ve yedi misli deniz de yedekte bulunup yazılsa yine de Allah'ın sözleri bitmezdi. Doğrusu Allah güçlüdür, Hakim'dir." İbn İshâk, İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Medine'de, Yahudilerin hahamları Resûlullah'a (sallallahü aleyhi ve sellem): "...Size pek az ilim verilmiştir" deyişinle bizi mi yoksa kavmini mi kasdetmektesin?" diye sorunca, Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Hepimizi kasdetmekteyim" karşılığını verdi. Hahamlar: "Sana verilen kitapta, Tevrat'ta bize herşeyin açıklandığını okumuyor musun?" dediklerinde ise: "Bütün bunlar Allah'ın ilmi yanında azdır" buyurdu. Bunun üzerine Yüce Allah bu konuda: "Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa, denizler mürekkep olsa ve yedi misli deniz de yedekte bulunup yazılsa yine de Allah'ın sözleri bitmezdi. Doğrusu Allah güçlüdür, Hakim'dir" âyetini indirdi. İbn Merdûye, İbn Abbâs'tan bildirir: Yahudiler bir evde toplanarak Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) yanımıza gel diye haber gönderdiler. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) geldiğinde, kendisine recm olayını sordular. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Aranızdaki en bilgin kişiyi bana söyleyin" buyurunca, Yahudiler kör olan İbn Sûriye'yi işaret ettiler. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem); "Aralarındaki en bilgin kişi sen misin?" diye sorunca, İbn Sûriye: "Onlar öyle olduğumu iddia etmektedir" karşılığını verdi. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Sizden alınan ahidler ve Mûsa'ya (aleyhisselam) indirilen Tevrat hakkı için soruyorum. Siz bu konuda Tevrat'ta ne bulmaktasınız?" buyurdu. İbn Sûriye: "Eğer bana bu şeyler hakkında yemin ettirmeseydin Tevrat'ta bunu recm olarak bulduğumuzu söylemezdim" dedi. Bunun üzerine Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) aralarında recm ile hüküm kıldı ve kendisine: "Yanlarında, içinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat varken nasıl oluyor da seni hakem yapıyorlar..." âyeti indi. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bu âyeti kendilerine okuyunca, onlar: "Doğru söyledin ey Muhammed! Yanımızda, içinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat vardır" dediler. Daha önce Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) karşı hiç üstün gelmemişlerdi. Bunun üzerine Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem): "...Size pek az il im verilmiştir" âyeti indi. Yahudiler yine o evde toplanmıştı. Reisleri: "Ey Yahudiler topluluğu! Muhammed'e karşı üstün geldiniz, ona gelmesi için haber gönderin" dedi. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) gelip yanlarına girdi. Onlar: "Ey Muhammed! Sana: "Yanlarında, içinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat varken nasıl oluyor da seni hakem yapıyorlar..." âyetinin indiğini sen bize söylemedin mi? Yine sana: "...Size pek az ilim verilmiştir" âyeti indi. Bunlar birbirine ters düşmektedir" deyince, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) sustu ve ne az, ne çok bir cevap vermedi. Bunun üzerine Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem): "Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa..." âyeti nâzil oldu. Yani bütün ağaçlar kalem, bütün mahlûkat kâtip, bu deniz ve beraberinde yedi deniz daha mürekkep olsa, bütün kâtipler ölene kadar yazsa, bütün kalemler kırılıp tükense ve sekiz deniz de kurusa yine de Allah'ın sözleri yazmakla eksilmez ve olduğu gibi kalır. Ancak size içerisinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat verilmiştir. Bu da Allah'ın hükmü yanında az bir şeydir. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) onlara haber gönderip kendilerine bu âyeti okuyunca ağır bir şekilde yenilmiş olarak geri döndüler. İbn Merdûye'nin İbn Mes'ûd'dan bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Allah'ın dilediğince bir şeyler söyledikten sonra, bir kişi: "Ey Muhammed! Sana hikmetin ve Kur'ân'ın, bize de Tevrat'ın verildiğini iddia etmektesin" dedi. Bunun üzerine Yüce Allah: "Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa, denizler mürekkep olsa ve yedi misli deniz de yedekte bulunup yazılsa yine de Allah'ın sözleri bitmezdi..." âyetini indirdi. Burada Yüce Allah: "Allah'ın ilmi bunlardan daha çoktur. Size vermiş olduğum ilim size göre çoktur. Ancak benim için azdır" buyurmaktdır. İbn Cerîr, İkrime'den bildirir: Ehli kitap, Resûlullah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) ruh hakkında sorunca, Allah: "Sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: "Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir. Size pek az ilim verilmiştir" âyetini indirdi. Bunun üzerine ehli kitap: "Sen, bize ilimden az bir şey verildiğini iddia etmektesin. Oysa bize Tevrat verilmiştir ki, o da hikmettir. Kendisine hikmet verilmiş kişiye birçok hayırlı şeyler verilmiş demektir" dediler. Sonra da: "Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa, denizler mürekkep olsa ve yedi misli deniz de yedekte bulunup yazılsa yine de Allah'ın sözleri bitmezdi..." âyeti indi. Abdurrezzâk, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim, Ebu'ş-Şeyh el- Azame'de ve Ebû Nasr es-Siczî el-îbâne'de Katâde'den bildirir: Müşrikler: "Bu sözler bitmeye yakın sözlerdir" deyince: "Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa, denizler mürekkep olsa ve yedi misli deniz de yedekte bulunup yazılsa yine de Allah'ın sözleri bitmezdi. Doğrusu Allah güçlüdür, Hakim'dir" âyetini indi. Yani yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem, bu denizle beraber yedi deniz daha mürekkep olsa, Rabbimin acaipliği, hikmeti ve ilmi bitmeden önce kalemlerin hepsi kırılıp biter, denizlerin suyu da kururdu. İbnu'l-Münzir, İbn Cüreyc'den bildirir: Huyey b. Ahtab: "Ey Muhammed! Sana hikmetin verildiğini iddia etmektesin. Kendisine hikmet verilmiş kişiye birçok hayırlı şeyler de verilmiş demektir. Birde ilimden az bir şey verildiğini iddia etmektesin. Nasıl oluyor da bu iki şeyi birden iddia ediyorsun?" deyince: "Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa, denizler mürekkep olsa ve yedi misli deniz de yedekte bulunup yazılsa yine de Allah'ın sözleri bitmezdi..."âyeti ile: "De ki: 'Rabbimin sözlerini yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadarını da katsak, Rabbimin sözleri tükenmeden denizler tükenirdi" âyeti indi. Abdurrezzâk ve Ebû Nasr es-Siczî'nin el-İbâne'de bildirdiğine göre Ebu'l- Cevzâ bu âyeti açıklarken: "Yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem, bütün denizler de mürekkep olsa, Rabbimin sözleri tükenmeden önce kalemlerin hepsi kırılıp biter ve denizlerin suyu kururdu" dedi. Hâkim'in İbn Ömer'den bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bu âyeti: (.....) şeklinde ötre ile okumuştur. |
﴾ 27 ﴿