33"İnkâr edenler, «Biz bu Kur'ân'a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız» dediler. Zâlimler, Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman hâllerini bir görsen! Birbirlerine laf çevirip dururlar. Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, «Siz olmasaydınız, biz mutlaka iman eden kimseler olurduk» derler. Büyüklük taslayanlar, zayıf ve güçsüz görülenlere, «Size hidayet geldikten sonra, biz mi sizi ondan alıkoyduk? Hayır, suçlu olanlar sizlerdiniz» derler. Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, «Hayır, bizi hidâyetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah'ı inkâr etmemizi ve O'na eşler koşmamızı emrediyordunuz» derler. Azabı görünce de içten içe pişmanlık duyarlar. Biz de inkâr edenlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir." Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in Katâde'den bildirdiğine göre, "Biz bu Kur'ân'a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız..."' diyenlerden kastedilenler Kur'ân'ı inkar eden Arap müşriklerdir. Arap müşrikler: "Ondan önceki kitaplara da inanmayız" sözüyle, daha önceki kitablara ve peygamberlere de inanmayız" demek istemişlerdir. İbn Ebî Hâtim'in Süddî'den bildirdiğine göre âyette geçen, daha önceki kitaplardan kasıt, Tevrat ve İncil'dir. "Zayıf ve güçsüz görülenler..."buyruğunda da büyüklük taslayan idarecilere tâbi olanlar kastedilmiştir. (.....) âyeti ise: "Gece ve gündüzün tekrarlanması sizi aldattı" mânâsındadır. İbn Ebî Şeybe, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in Saîd b. Cübeyr'den bildirdiğine göre (.....) âyeti: "Gece ve gündüzün tekrarlanması" mânâsındadır. Abdurrezzâk ve İbn Ebî Hâtim'in Katâde'den bildirdiğine göre (.....) âyeti: "Gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklar" mânâsındadır. İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in İbn Zeyd'den bildirdiğine göre (.....) âyeti: "Ey büyüklük taslayan idareciler! Gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklarla bizi Allah'a ibadetten saptırdınız" mânâsındadır. İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Hasan b. Yahya el-Huşenî der ki: "Cehennemde hiç bir ev, hiç bir sığınak, hiç bir zincir ve hiç bir bukağı yoktur ki, üzerine onun sahibinin adı yazılmış olmasın." Hasan b. Yahya'nın bu sözü, Ebû Süleyman ed-Dârânî'ye anlatınca, ağlayıp: "Ya bir de bütün bunlar bir kişinin üzerinde toplanır da ayağına bukağı, boynuna zincir ve eline kelepçeler vurulup Cehennemin içindeki evde bir deliğe sokulursa ne olur?" dedi. |
﴾ 33 ﴿